"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"

Eleştiri

Zeus'un Kızı; Çıkış

Nedense bir erkeğin diğeri ile evlenmesinin dikkati çeken yanı hep işin cinsel boyutu oluyor. Kimse aslında mıknatısın iki ucu gibi, iki ayrı cinsiyetin bir araya nasıl gelebildiğini, bu ilişkinin sapkınlık yönü dışında kadının rolünü üstlenmiş erkeğin neler hissedebildiğini sorgulamıyor.

Gözü ve Kulağı Kirada Olmayan Başım

Sene 1970. Yaşar Kemal ile Âşık Veysel, Beşiktaş’ta yürürken, aşırı bir yağmura yakalanırlar. Sığınacak yer ararken hemen karşısındaki Yaşar Kemal’in kadim dostu Şemsi Yastıman’ın saz dükkânına girerler. Sırılsıklam olmuş iki dostunu karşısında gören Şemsi Yastıman, espriyi patlatır: “Hey Yarabbim! İki insan yaratmışsın, bir tek göz vermişsin. Yaşar Kemal

Sadece Yazmak, Yazarlık Mıdır?

Kişi, okuyabiliyorsa, okur; yazabiliyorsa, yazar; ikisini gerçekleştirebilene de, okur-yazar, diyoruz. Yazarlık ise, ayrı bir şey, kavramlaşmış bir sıfat olmuştur. Her yazabilene “yazar” diyemeyiz. Yazarlık, yazma işlemiyle başlasa da sadece onunla sınırlı değildir; neyi yazmak, niçin yazmak, nasıl yazmak ve kimler için yazmak da çok önemlidir.

Biri Bana Yardım Etsin!

Kime oy vereceğim. Beni temsil eden kimse yok. Siyaset bir gelir kapısı olmuş. Benimse böyle bir derdim yok. Sağda gülyabani herifler. Rüyalarıma girerler. Hepsinin altında mübarek ekmek kırıntıları. Yemekten neredeyse çeneleri düşecek.

Başa Dön