"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"

Eleştiri

İnsanlaşma Bir Süreçtir

Dünyada oldum olası bir linç kültürü alıp başını gitmiştir.Ötekine karşı bir tahammülsüzlük ve anlayışsızlık öncelikle tavandan tabana doğru bir seyir izlemiştir.İnsanlar, takdir edilmiş bir hayatın çerçeveli ve yaldızlı kurgusu içinde yaşamaya devam etmiştir.

yazı resim

Pascal Mercier - Lizbona Gece Treni Üzerine

Sıkıcı bir roman izlenimi vererek başlayan yapıt, hareketli bir felsefi roman olarak yoluna devam eder. Bazı romanlar vardır, olayların içine girmek zaman alır, olayın örgüsünün alt yapısının kurulması aşaması uzun sürer. Bu süreç okuyucuyu sıkar, yorar, hatta pişmanlığa sevk eder. Birçok okuyucu maalesef bu tür yapıtların devamını okumaz,

Söyleyecek Sözü Olan Oyunlar…

Bu yıl 28. si yapılan İzmir Tiyatro Günleri, söyleyecek sözü olan, duruşuyla, tavrıyla düşündüren, “cesur oyunları” bir araya getirdi. Bunlar arasında ilk akla gelenler “Bana William Deyin”, “Marx’ın Dönüşü”, “Kraliçe Lear”, “Yastık Adam” ve “2019” oldu. İnsana, insanca yaşama dair söyleyecek sözü olan bu oyunlar, sadece sıradan insana

Mustafa Kemal"e Çeşitli Saldırılar Üzerine Bazı Düşünceler

M.Kemal ve cumhuriyete saldırının amacı yukarda belittiğimiz gibi olmasaydı eğer, cumhuriyetin göreceli kazanımları her alanda geri alınmaz; yerine küresel egemenlerin buyrukları doğrultusunda yapılanma ve dinsel gericilik konmazdı. Halkların barışçıl ve kardeşçe yaşama koşulları yaratılır; düşmanlıklar körüklenmez; toplumun enerjisi barışa ve üretime, yoksulluktan kurtulmaya yönlendirilirdi.

Ekmeksiz Demokrasi ve Darbenin Ardına Saklananlar

Bugünün Türkiyesinde -isteyen DARBECİ isteyen militarist desin umurumda değil gururla söylüyorum inandığım şeyi- Türk Silahlı Kuvvetleri olmadan ÖZGÜRLÜK de kalmaz o çok sözü edilen ama bir türlü görülmeyen DEMOKRASİnin adı bile kalmaz. Aç ve eğitimsiz bırakılmış bir Türkiye'de Sivil bir YEŞİL DARBEnin ve DİKTATÖRLÜĞÜN önündeki en büyük engel

Hep Daha Fazla Hep Daha Fazla

Beylik bir laf vardır bilirsiniz ''Tüketim toplumu olduk.'' derler. Doğrudur, ancak üretim olmadan tüketimde olmaz... Eski zamanlarda insanlarımız sanki daha kanaatkardı gibi gelir bana, gibisi fazla öyleydi... Şimdi ki bebelere bakıyorsunuz hepsi marka tutkunu... Ayakkabılar o tanınmış firmadan, kazaklar gömlekler başka tanınmış firmadan. Analarınız, babalarınız da marka mı

"Muhteşem Yüzyıl" Üzerine

Tavrım Merve Hanım’a değil. Yanlış anlaşılmasın. Hak ediyorsa mutlaka görev almalıdır. Ama o kadar konservatuvar ve sinemacılık mezunu becerikli gençler dururken, ve iş bekliyorlar iken neden Merve demekten de kendimi alamadım doğrusu.

Bayram Huzur İçinde Geçti

Ayrıca bu sene Bayram ziyaretine Londradan yeğenim Leman da eşi ile birlikte geldiler. Eşi Wesley Harrison İngiliz. Her ikisi de Londrada polis memuru. Çocukları Ediz, dünyalar tatlısı. Neşemiz, mutluluğumuz ve sevgimiz oldu. Wesley, KKTCye ikinci kez geliyor. Burayı o kadar çok sevdi ki emekliye ayrılınca buradan ev alıp

Başa Dön