"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

Eleştiri

Bazen İki İnsan Aptallıklarını Tartışırlar

Bazen iki insan aptallıklarını tartışırlar. Tartışmayı kazanan ise daha çok aptal olduğunu ispatlar böylece. Türkiye'de tartışmaların geneli böyledir işte. Türkiye'de hep iki taraf vardır. Sağcı ile solcu gibi... Leyla ile Mecnun aşkında olduğu gibidir aslında iki taraftaki ilişki. Ya bir taraf Mecnun'dur, gözleri başka bir şey görmeyen ya

yazı resim

Cehennemin En Mutlu Yerindeyim

Bari bir şey söyle gözyaşlarıma yakışan. Bari bir şey söyle ağladığıma değen. Yalandan öte gerçeğin kavurduğu bir çöl gibi olsun. Hiç kumdan saraylar dikme önüme ben seni bırakıp gideceğim koşar adımlarla. Boşuna engeller çıkarma önüme. Altından ırmaklar akan köşkler dikme önüme. Ben gerçeğin alev alev olduğu cehenneme gideceğim.

Hep Daha Fazla Hep Daha Fazla

Beylik bir laf vardır bilirsiniz ''Tüketim toplumu olduk.'' derler. Doğrudur, ancak üretim olmadan tüketimde olmaz... Eski zamanlarda insanlarımız sanki daha kanaatkardı gibi gelir bana, gibisi fazla öyleydi... Şimdi ki bebelere bakıyorsunuz hepsi marka tutkunu... Ayakkabılar o tanınmış firmadan, kazaklar gömlekler başka tanınmış firmadan. Analarınız, babalarınız da marka mı

Cin Şişeden Çıktı, Pandora"nın Kutusu Açıldı

“ İnsan hakları, ileri demokrasi, inanç özgürlüğü” dediniz. Din ve mezhep kavgaları, etnik kavgalarınızla geldiniz.
Yıllarca ortaklık yaptığınız, kullandığınız diktatörler de yetmedi o derin ve iğrenç bunalımlarınızı aşmaya. Birer birer devirdiniz. Daha güdümlü, ipliği pazara çıkmamış işbirlikçiler buldunuz.

Bir Portakal Gazı Eksikti

Avrupa Birliği , maceramızın ne hikmetse bir de bakanı var ama, neye ve nereye baktığı belli değil. O nereye baktığı belli olmayan bakan da kızınca o biçim konuşur Tarihe saman ithal eden adam , olarak geçen bir bakan daha var! Bu ülkenin kurbanlık sığır dışalımı yapması yetmedi, bu

Yıl 1433… Hicrî Yeni Yılınız Kutlu Olsun…

Bazılarınızın içinden “Adama bak, nerelerde kalmış, hicrî yıl, hicrî yılbaşı da ne oluyor, kaç kişi bu takvimi kullanıyor, o da nesi, bu adamlar bizi geri bıraktı, bunlar yüzünden yerimizde sayıyoruz…” dediğini duyar gibiyim. Onlara göre geçmişini unutmayan bizler, geri kalışımızın potansiyel suçlusu… Aslında bizler geri kalmış filan değiliz.

Başa Dön