Terörün Çaresi Var: Doğru Teşhis…
Terör bititrilemiyor mu,yoksa bitirilmek istenmiyor mu?
"“Bazı insanlar asla delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"
"“Bazı insanlar asla delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"
Terör bititrilemiyor mu,yoksa bitirilmek istenmiyor mu?
Ayrılıklarda insana bir acı vermez mi? Hem de, nasıl verir… Seven ve bir şekilde ayrı düşmüş iki sevgiliyi bir düşünün… Sevdiğinden ayrı olanın çektiği o biber gibi içi yakan acı ölümden beter deği midir? Ya ona kavuşamadan kaybetmek? Bir daha hiç görememek?
Yalnız hukuk değildir katledilen...
Akıl ve vicdan katlediliyor göz göre göre...
Suskunluğa yakın bir vızıltı halinde sesimiz...
HEPİMİZ TECAVÜZCÜYÜZ!...
"Kanal İstanbul için ilk ihale yapıldı. Dev projenin etki alanında bulunan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyonu için 5 firma teklif verdi." NTV'nin bu haberini okuyorum ve Yılmaz Tatlıses gibi Nasıl isyan etmem nasıl kahretmem diyorum.
Düşünmeden,tartmadan,eleştirmeden her önümüze gelene inanmak.
Tehlike bu.
İnternetkolik olduk tamam da bari internet salakları olmayalım
Yaptıklarının arkasından dönüp bakmazsa insan. Bak bu hata imiş! deyip tamir etmek ihtiyacını duymazsa, bir kez olsun karşı tarafa hak vermezse o insan, ne kültür, ne demokrasi, ne hukuktan yanadır.
Yaşadığımız dünya ve kendi topraklarımızda sosyo-kültürel alanda sergilediğimiz
akîm adımlar ve bitmeyen tartışmaların temelinde yatan hastalığımız bu ;
irfansız ilim veya ilimsiz irfan..
Mutluluğu Sorgulayanlara nispeten .....
Hadimiz olmayarak dilimiz döndüğünce....
Siyah Süt / Elif Şafak Üzerine
Kişi, okuyabiliyorsa, okur; yazabiliyorsa, yazar; ikisini gerçekleştirebilene de, okur-yazar, diyoruz. Yazarlık ise, ayrı bir şey, kavramlaşmış bir sıfat olmuştur. Her yazabilene “yazar” diyemeyiz. Yazarlık, yazma işlemiyle başlasa da sadece onunla sınırlı değildir; neyi yazmak, niçin yazmak, nasıl yazmak ve kimler için yazmak da çok önemlidir.
Günümüzde Türkiye’de büyük kentlere hızlı bir göç söz konusudur. Memleketlerinde iş ve aş bulamayanlar büyük şehirlerin yolunu tutmaktadır. Küçük bir Anadolu kentinden büyükşehirlere gelen kişilerin buralarda tutunması hiç de kolay değildir. Onun içindir ki sanayinin ve istihdamın yoğun olduğu şehirlere göç edenler buralarda teşkilatlanmaktadır.