Türkiye ve Enerji
Ha illa diyecekseler “esebilir de esmeyebilir de” ben de diyorum biz niye o zaman nehirlere baraj kuruyoruz, “yağabilir de yağmayabilir de”..
"“Yarına bırakabileceğin işi, öbür gün de yapabilirsin.” — Mark Twain"
"“Yarına bırakabileceğin işi, öbür gün de yapabilirsin.” — Mark Twain"
Ha illa diyecekseler “esebilir de esmeyebilir de” ben de diyorum biz niye o zaman nehirlere baraj kuruyoruz, “yağabilir de yağmayabilir de”..
Televizyon kanalları bir ülkenin çok önemli iletişim araçlarıdır. Adaletin terazisi her konuda bir simgedir.
Televizyon kanallarında yayınlanması gerekirken,
atlayıp geçtiğimiz pek çok konu var. Kültür haritamızı
önümüze alır, zihnimizle gezinirsek bu konuları
görebiliriz. Saygılarımla.
Sedat Bey, aynı zamanda Yahya Kemal Beyatlı Şairimizin de bir öğrencisiydi. Birkaç saat sonra gün batacaktı ve ben yine İstanbul-umu özlemiştim. Baharat tadında benim dudaklarımdan döküldü ünlü şairin dizeleri, bir bir özlemini içtiğim İstanbul-umla birlikte
Bugüne değin atılan adımlar, ileri değil de geriye geriye götürürken... Bu adımları atanlar, 12 Eylül’ün, ardından 28 Şubat’ın döşediği yollardan koşar adım geçip bugünlere ulaşmışsa... 12 Eylül Davası, bütün alt birimler göz ardı edilerek iki elebaşıyla sınırlandırılırken... Bu davada adaletin tecelli edeceğine dair en ufak bir umut nasıl
Var mısın, yok musun?
Ermeni Kilisesi ve cemaati Rum ve Yahudilere göre çok daha da ayrıcalıklı bir konumdaydı. Zira 29 Mart 1863 tarihinde Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki durumunu daha da güçlendiren, ek ayrıcalıklar tanıyan ve kendilerini yönetmeleri konusunda özerklik getiren Ermeni Milleti Yönetmeliği (Nizamnameyi Milleti Ermeniyan) yürürlüğe girmişti.
Bugünlerde gündemin hızına yetişebilen var mı içinizde? Henüz bir haberi -bırakın sindirmeyi- yeni duymuşken bir yenisi, bir yenisi, bir başkası daha düşüveriyor bültenlere. Evet; son birkaç yıldır bu aksiyon hiç hız kesmeden ardalanıyordu ancak şu an biraz daha arttı gibi geliyor sanki bana. Ergenekon'un 100 küsuruncu davası devam
Sabah olacak mı?
Güneş doğacak mı?
Sisler dağılıp ışıklar aydınlatacak mı gündüzümüzü?
Kabus görmeden kalktığımız uykularımız olacak mı?
İçimiz ürpermeden yeni bir güne başlayabilecek miyiz günün birinde?
Dar kot giyenlerin varikosel ameliyatlarına neden olduğu gibi erkeklerde "kısırlık" meydana geldiğini öğrendim.
1878den 1915e oradan 1960 yılına kadar yaklaşık 200 milyon sterlin İngilizlerin bize borcu var. Bu, anapara. Faizsiz borç. Rahmetli Denktaşın 500 milyon sterlin aldığını ve bunun karşılığında da Saray Otelin yapıldığını biliyoruz.
Ahh hatalarım, anaç tavuk özelliğimin başlıca ah'ları seni.
Daha şafak sökmeden, “Gül parmaklı uyku” okşarken bizi, korku salan sirenler, homurtulu motor sesleri, evlerin önüne yığılan polis arabaları ve askeri araçlar, postal sesleri... Üstüne tiril tiril, kaliteli kumaştan yapılmış pantolon parçalarının, ince güzel derili mokasen ayakkabılara döküldüğü sorgucu ayaklarının, halıları çiğneyişi, göğüslere dayanan silahlar...