Zeus'un Kızı; Truva Atı
Yaradılışımız kavgayı kolay, dostluğu ve barışı zor kılmıştır. Yıkan ve yıkılan, kendi iken insanın, Truva atının içine girecekler hangi taraftan olacak peki ?
"Yarın ne olacağını bilmek, bugünkü kahvemi soğutmaktan daha tehlikelidir." – Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yarın ne olacağını bilmek, bugünkü kahvemi soğutmaktan daha tehlikelidir." – Terry Pratchett (Kurgusal)"
Yaradılışımız kavgayı kolay, dostluğu ve barışı zor kılmıştır. Yıkan ve yıkılan, kendi iken insanın, Truva atının içine girecekler hangi taraftan olacak peki ?
Orhan Pamuk'un "Yeni Hayat” romanı tüm insanlık için geçerli, yararlı, insanlığın özlemini duyduğu yeni bir yaşamı ne yazık ki anlatmıyor. Evet, önceden de belirttiğim gibi: bu daha çok yazarın kendisi için, kendi gibi olanlar için geçerli bir yeni yaşam, veya, salt onun yeni yaşamı olsa gerek...
Bir kadının yaratıcılığı, çalıştığı ve yarattığı kadarı ile ölçülüyorsa yetiştirdiği çocuklarından emekliliği mümkün müdür ? Hatta herhangi bir güvencesi olmadığı için, mutlu olmayan nice kadın boşanamamakta. Güvence altına alınamayan hayatlar kayıptır. Bu kayıp hayatlardan ise, bir şeyler beklemek tümden ayıptır. Kafiyeyi bozmak için olsa bile, bu kadınların neden
Selim İleri
Argo da toplum tarafından sıkça kullanılan Eşek Cenneti ifadesine bir eleştiri niteliğinde kaleme alınmıştır...
Bedelli askerlik, Dersim meselesi ve Suriye-Azerbaycan benzeşmesine değinme!
Evet, ahiret hayatı inkar edilemez bir gerçektir. O nedenle ruhunu yüce yaratıcımız Allah'a teslim edenleri sonsuzluğa değil de ahirete uğurluyoruz. Ölen insanı sonsuzluğa uğurluyoruz dediniz mi kavramların içini boşaltmış oluyoruz, buna dikkat etmemiz lazım... Ahiret hayatı ebedi hayattır, sonsuzdur, bunu inkar etmiyoruz, ancak orada ki tekrar ölümün olmadığı
Ya şimdi?
Eğitim ve Öğretim Kalelerimiz...
Adalet ve Emniyet Kalelerimiz...
Sağlık ve Sosyal Kalelerimiz kimlerin elinde?
Söyler misiniz, bu nasıl bir fetih?
Film çözümlenmelerinin kategorize edilmesine örnek vereceğimiz Dücane Cündioğlu'nun sinema ve felsefe kitabıdır. Cündioğlu, izlediği filmleri felsefe gözüyle değerlendirerek sinemanın varoluşa katkısını kaleme almış. İzleyicilerin dikkat etmediği, dikkatlerinde kaçan önemli replikler ve sahneler üzerinden okuyucusuna hakikat ziyafeti çektirmiş.
Spikerler, ellerindeki haberlerin kasvetinden midir nedir yas evinden sesleniyor gibiler karşımızda. Birbiri ardına dizilmiş haberleri izlerken her defasında Aman Allahım! diyorsunuz Dünya felç, çözümler kangren, uzlaşma yolları tıkalı, önümüzde koca koca taşlar, kanamaya devam eden ve bir türlü kapanmayan yaralar. Hey doktor! Pardon sayın spiker yoksa topluca ölüyor
Bu şiirde, insanlığın en derin acıları, umutları, umutsuzlukları, aşkları, gelip Elsa’nın gözlerine oturur ve Aragon’un olağanüstü şiir dilinde ölümsüzleşir. İşte bu nedenlerle Elsa’nın Gözleri, bana göre, dünya edebiyatında, AŞK şiirlerinin ANATANRIÇASIdır, primadonnasıdır. Okumaya, hissetmeye, düşünmeye doyamazsınız.
Hokkabazlar, sel suları, mezarlıklar, horoz dedeler, adı sanı bilinmedik kuşlar, sıçrayıp ayın omuzlarına çıkan çatal dilli yılanlar, ağızlarından ovalar dolusu ateş püskürten dağ büyüklüğündeki ejderhalar, gölgeleri şehirleri kaplayan devasa testiler ve tıpkı insan gibi hıçkıra hıçkıra ta dünyanın öteki ucundan yuvarlanıp gelen kum taneleri ve benzer gerçeküstü imgelerle
“İmralı Süreci” yavaş mı gidiyor; yoksa iyi ve doğru pişirilerek mi yürütülüyor, onu bilemiyoruz. Ancak bu nazik sürecin çok hassas dengelere dayalı olduğunun bilincinde davranmak gerektiği çok açıktır.
Şermin Yaşar