Toplum & Birey
Her insan ve her toplumun iki dili vardır ,
Ana dili ve Anladığı dil ... Atakan Korkmaz
"Bir yazarın cenazesi, okurları için son bir 'spoiler' avıdır." – Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"
"Bir yazarın cenazesi, okurları için son bir 'spoiler' avıdır." – Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"
Her insan ve her toplumun iki dili vardır ,
Ana dili ve Anladığı dil ... Atakan Korkmaz
O asker ocağında haksız yere yenilen sopalar, aile ortamında birbirlerinin kul haklarına giren ana, bacı, kardeş ve bilumum akrabalar, ticaret hayatında tahsil edemediğiniz alacaklar. Bunların hepsinin mutlaka bir hesabı var. Hem dünyada hem de ahirette... İyi ki de var, iyi ki de günü gelince hesabı sorulacak...
Biliyor musunuz, sıklıkla hep şunu düşünürüm "adaletsizlik duygusu, yangından daha beterdir, anında yürekleri tutuşturur, kıyıcı duygularla yakar insanı, yöneticilerin ellerinde söndürmek varken, neden bu yangını izliyorlar?" bir türlü de bu düşüncemi bertaraf edemiyorum:
-Haksız yere suçlanmam sağlığımı da olumsuz yönde etkiledi,bir türlü iyileşememeyi buna bağlıyorum.
-Haklısın. İftira, kılıçtan daha zalim bir silahtır, çünkü iftiranın açtığı yaralar hiçbir zaman kapanmaz.
Buda insanların programlanmaya açık olduklarını gösterir. Sevgi ,ihanet, nefret, saygı… gibi duygular kopyalanıp yapıştırılabilir, bir insanı melek yapmak kadar şeytan yapmakta yine bir başka insanın elindedir
Gözünü kamaştır.../..Kör etme fakat.!
Aşkın gözü kör değildir. Körün gözü görmüyordur aşkı.
Neden mutsuzum? Çünkü eğlencelerim çok ciddi. Çocukça heyecanlar, çocukça coşkular yok hayatımda. Uçurtma uçurtmayalı, salıncakta sallanmayalı, çimenler üzerinde yuvarlanmayalı, tırabzanlardan kaymayalı, elmayı dalında yiyip çöpünü dalında bırakmayalı, köpeğimle koşmayalı, kahkaha atıp gülmeyeli, bir kazağı giyip sevinmeyeli, elma şekeri yemeyeli, bir kağıdı istediğim gibi boyamayalı, toprakta oynayıp kirlenmeyeli çok
Geli̇n Okuyalim Zamanin Durağanliğin Da Yüreği̇mi̇zi̇n Pervasizliğini......
Onlar kader mahkumları. Onlar bir şekilde ceazevine giren ve tutuklulukları boyunca toplumdan soyutlanmış; dışarıya hasret, güne hasret, dosta, arkadaşa, yarenliğe hasret, bir merhabaya hasret, ötekileştirilmiş mahkumlar.
-Sende olanları neden başkalarına veriyorsun?Bilgilerin sende kalsa daha iyi olmaz mı?
\- Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
Zaman zaman belki kendimce benimde saçmalamaya yakın hareketlerim olmuştur, sizin de olmuş olabilir, kimselere bunun reklamını yapmamışsınızdır, unutulmuş gitmiştir... Korkusuzca niye saçmalayalım. Önce şunun cevabını vermeli reklamcılar ''Saçmalamak iyi bir şey mi?'' İyi bir şey olmadığını Türk Dil Kurumu Sözlüğü bize söylüyor.
Söz yanlıştan açılmışken, kişi kendi yanlışlarının ne kadar farkındadır? Ya da başka bir pencereden konuya girersek; kime ve neye göre yanlış?
Beni hayrete düşüren şeylerden söz etmek istiyorum biraz. Sanırım maddeler halinde yazsam daha iyi olacak. Ne de olsa öğretmeniz.
Bir bakarsın seninle olanlar, onlardan olmuştur.. Sen hala sen iken onlar çoktan adam olmuşlardır.....
Genler ve davranışlar arasında bağlantı iddiası bilimsel değildir. İnsanı, ipleri genlerinin elinde olan bir "kukla" gibi tanımlayan bilim dışı yaklaşım, materyalizmin insanlık için ne denli yıkıcı olabileceğinin göstergesidir.
"Önce Ekmekler Bozuldu, sonra her şey" diye başlar kitap. Oktay Akbal'a saygımız sonsuz mutlaka ama önce insanlar bozulmuş gibi geliyor bana. Çok eski bir hikâyedir, ta Hazreti Âdemin çocukları Habil ile Kabil'e kadar gider sebebi de basit bir kıskançlıktır aslında. İşte insanların bozulması burada başlar sonra gerisi çorap
Hep şikayet ederiz şehir hayatından ama tatillerde bile kalabalık şehirleri tercih ederiz.
Spikerler, ellerindeki haberlerin kasvetinden midir nedir yas evinden sesleniyor gibiler karşımızda. Birbiri ardına dizilmiş haberleri izlerken her defasında Aman Allahım! diyorsunuz Dünya felç, çözümler kangren, uzlaşma yolları tıkalı, önümüzde koca koca taşlar, kanamaya devam eden ve bir türlü kapanmayan yaralar. Hey doktor! Pardon sayın spiker yoksa topluca ölüyor
TV reklamları bu ülkedeki psiko-sosyal bunalımın, hastalığın ve ruhsuzluğun çok açık bir göstergesi, adeta toplumdaki gidişatın, zavallılıkların, aczin, yenilginin, çürümenin ve kokuşmanın aynası olmuş. Ruhunu kaybeden toplumlar diğerleri karşısında başarılı olamaz, ruhsuz uluslar ezilmeye ve özgürlüklerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Dilimizdeki Anadil, Anayasa, Anayol, Anaokulu ve hatta Anadolu kelimeleri Anaerkil bir toplum olduğumuzun ispatı. Bu durumda babalara ise sadece iskele kalıyor. :)