"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Eleştiri > Toplum ve Birey

karamsar

Yazma Iste Sus!

Insanoglu bolunmeyi seviyor ne yazik ki. Yaratilisi bu. Kimi aslandir gucu kendine ister, kimi cakaldir baskalarinin ayagini kaydirir, kimi kurttur otoriteye kafa tutar, kimi de karincadir. Garibim sormaz sorgulamaz onunden yer hatta ogluna da buyuk kiyafet alir ki seneye de giyebilsin.

karamsar

Başımızda Dolaşan Kuşlar, Mutlaka Bir Odundan, Bir Kalastan Havalanmıştır

Sadece iki üç kişi değil bunlar. Bir sürü bahane, bir sürü zerzevat düşünce bunlar. Gittikçe çoğalan cop, biber gazı, sopa, dayak, yumruk, taş, molotof kokteyli şiddet kelimesiyle tekleştiriliyor. Bir yığın taşın izdüşümüdür dağlar. Kim bu taşları kepçe ağzıyla döker? Kim sürekli birilerine taş atar? İnsanlar yığın, sürü... Bir

olumsuz

Televizyon Reklamlarındaki Kalitesizlik ve Bayağılık

TV reklamları bu ülkedeki psiko-sosyal bunalımın, hastalığın ve ruhsuzluğun çok açık bir göstergesi, adeta toplumdaki gidişatın, zavallılıkların, aczin, yenilginin, çürümenin ve kokuşmanın aynası olmuş. Ruhunu kaybeden toplumlar diğerleri karşısında başarılı olamaz, ruhsuz uluslar ezilmeye ve özgürlüklerini kaybetmeye mahkumdurlar.

olumsuz

Nelerin Garantisi Varmış da Haberimiz Yok

Genellikle bu fal işini lüks semtlerde bana göre kafayı azıcık yemiş, kendilerinin de ruhsal sıkıntısı olduğu az çok anlaşılan bayanlar yapıyor. Belli ki birçoğunun terapiye fal baktıkları insanlar kadar ihtiyacı var. Bir kaç tanesini çok yakından olmasa da tanıma fırsatım oldu. Soruyorum size, bir falın nasıl bir garantisi

karamsar

İstersem, Kendimi Öldürebilirim..!

"...Gerçeği kabul etmiş ve derin bir sessizliğe dalmıştı.
O akşam gardiyanlar mahkûmları işkenceye götürmek için koğuşa gelince adamın ölüsünü bulmuşlardı; zavallı, gerçeğe dayanamamıştı.
Hikâyeleri yazarken bile ürperdim, inanın"

olumsuz

Karadeniz Kitap Fuarı ve Birkaç Serzeniş…

Kitap fuarları, şehirlere kan ve can pompalayan organizasyonlardır. Oldum olası bu fuarların Trabzon’umuzda da düzenli olarak her yıl yapılmasını arzulamışımdır. Bu konuda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana gibi şehirlere gıpta etmişimdir. Hele İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı, bu organizasyonların en muhteşemidir. Trabzon’da kitap fuarlarının açılmasına yönelik isteğimi değişik

olumlu

Fırlatma Yapmayın

Genelde erkek çocuklarına yakıştırılır bu fırlatmalık durumu. Çocuğun babası da zaman zaman gizliden gizliye, bazı zaman da göstere göstere çocuğuyla gurur duyar. Fırlatma olmak sanki güzel bir şeymiş gibi gelir, diğer insanların aklına... Ulan onun çocuğu fırlatma oluyor da benimki niye fırlatma olmuyor, onu fırlatanlar benimkini niye fırlatmıyor,

olumsuz

Trafik Bir Aynadır

Eskiden trafik kazalarının bir numaralı sebebi aşırı hızdı. Hatta hızın aşırı oluşu, yolun, arabanın ve trafiğin durumuna bağlı olarak değişirdi. Bir yerde aşırı sayılmayan hız, farklı şartlarda aşırı sayılır. Fakat en açığı, hız göstergesini alabildiğine yükseltme arzusudur.

olumlu

Cezaevine Gündoğdu

Onlar kader mahkumları. Onlar bir şekilde ceazevine giren ve tutuklulukları boyunca toplumdan soyutlanmış; dışarıya hasret, güne hasret, dosta, arkadaşa, yarenliğe hasret, bir merhabaya hasret, ötekileştirilmiş mahkumlar.

üzgün

Değerli Yazım Dostumuz Sayın...

Biliyor musunuz, sıklıkla hep şunu düşünürüm "adaletsizlik duygusu, yangından daha beterdir, anında yürekleri tutuşturur, kıyıcı duygularla yakar insanı, yöneticilerin ellerinde söndürmek varken, neden bu yangını izliyorlar?" bir türlü de bu düşüncemi bertaraf edemiyorum:

olumsuz

Okumazsanız Birileri Gelir Canınıza Okur

Kişi başına düşen yıllık kitap okuma oranı gelişmiş ülkelerin ondan biri, yirmi de biri kadar bizim ülkemizde... Hakeza gazete okuma oranları da aynı şekilde düşük bir ortalamada seyrediyor. Okuyanlarında bir çoğu zaten ya yıldız fallarını ya da spor sayfalarını okumakla yetiniyor, gerisi fasafiso...

olumsuz

Ben İse Ahıra Bağlı Öküz Gibi Debelenmekteyim

Bir palto kaç para? Üşüyorum, değerim buz olmak... Arkadaşlarım nerede? Mangal yürekli insanlar nerede, sıcak ellerini uzatsınlar bana. Üşüyorum. Herkes neşeli şarkılar eşliğinde çayını yudumlamakta. Simit satsam, züppelerin ite kediye benzeyen çocukları dalaşmakta bana. Herkes gücünün yettiğine aslan ya da paşa. Tüm krallıkları yıkmak istiyorum şu an şu

karamsar

Masallarla ve Yalanlarla Dolu Hayatınızı Ne Edeyim

Gözler, eller, yüzler, bakışlar sürü sürü... Hiçbirinde yok bir anlam ve bütünlük. Hepsi bütünüyle masal kitaplarındaki yaratıklar gibi. Sürü sürü yüzler başıma üşüşen gagaları kocaman kuşlar gibi. Yırtık bir gömlek kalır geride bana hediye edilen. Bağrımı açtıklarım, göğsüme indirir bir yumruk.

olumsuz

İyi Düşünün!

Saydığım vergilerin sayısını, niceliğini, niteliğini bilenler beri gelsin. Bilip de parmağını kaldırmayan Milletvekillerine ithaf olunur.

üzgün

İfakat Belgeseli

Toprak kokar Karadeniz kadınının elleri… Kınalı parmakları aş ve iş’te yara bere olmuştur hayatla mücadele eden bu yiğit savaşçıların. Odun kesip taşımak, çay toplamak, tarla kazıp biçmek, inek sağmak, fındık toplamak, evin işlerini görmek…. Bunlar Karadeniz’de kadının bitmek tükenmek bilmeyen işleridir. O eli öpülesi kadınların bu işlerden emekli

KİTAP İZLERİ

Çığırından Çıkmış Bir Dünya: Sosyal Sefaletin, Ekolojik Felaketin, Etik Yozlaşmanın Kökeni

Fikret Başkaya

Düzenin Çivisi Çıktığında: Kapitalizmin Büyük Yargılanması Fikret Başkaya, “Çığırından Çıkmış Bir Dünya” adlı eserinde sosyal, ekolojik ve ahlaki krizlerimizi tek bir kök nedene bağlıyor. Modern
İncelemeyi Oku
Başa Dön