Kendimizi mi Kaybettik?
Bak oğlum, artık annenle birbirimize hiç tahammülümüz kalmadı, kız kardeşine de söyle, ona da bu durumdan haberdar et. Der ve telefonu kapar
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bak oğlum, artık annenle birbirimize hiç tahammülümüz kalmadı, kız kardeşine de söyle, ona da bu durumdan haberdar et. Der ve telefonu kapar
'Hayat'ı eleştirmek belki de mümkün değildir.
Çünkü an gelir aklına sevgilin gelir, yüzün gülümser.
Oğlunu görürsün bir önceki satırda.
'Hayat'ı kızın için bir daha kurmayı denemek istersin.
Sarı renkli bir yol hayal edersin.
Ahmet Hilmi İmamoğlu, KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nde uzun seneler görev yaptıktan sonra bu bölümün kapanıp Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nün açılmasıyla KTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçmiştir. Şimdi sözünü ettiğimiz bölümde öğretmenlik vazifesini sürdürmektedir. O bütün hastalıklara rağmen son nefesine
Bilmek hem merak gidermekte, hem de öğrenmenin sevincini yaşatıp, bunu birileriyle paylaşma gereksinmesi vermektedir.
Hadiseleri değerlendirmek ancak sağlam bilgiler ve kâmil tecrübeler ile kaim olsa da topluma yön verenler açısından durumumuz oldukça vahimdir aslında.
Beğenilen taklit edilir, sevilenin ardından gidilirmiş
Çünkü insan kişiliği bir sünger gibi bilgileri emer ve bir bukalemun gibi edindiği bilgilere göre beğeni ve algı renkleri değişir...
Gençlerde bir boşluk, bir umursamazlık, bir boş vermişlik var. Bana göre bunun tek sebebi: Maneviyat eksikliğidir... Maneviyatı zayıf olan, inancı olmayan, içinde Allah korkusu bulundurmayan gençler, maalesef bir boşluğa düşüyor.
İnsan,yaratılanların en şereflisi…Dünyanın var edilişinin tek gerekçesi….Bütün mevcudat insana hizmet etmek için dünyaya gönderilmiştir.Hayvanlar,bitkiler,maden-
ler ve bilumum varlıklar!…
Ben böyle anlarımda çok sabırsızımdır; içimde tutamam hissettiklerimiKarşımdakini ikna etmek adına, önce söylerim söylenecekleri, baktım karşı taraf aşırı üzerime geliyor, susarım ve çekilirim kendi sineme
Yarın sandıkta buluşuyor muyuz? .
Evet! .
Yarın sandıktan kaçmak var mı? .
Hayır! .
Amerikan Emperyalist Menifestosunu Senatör Albert J. Beveridge 27 Nisan 1898'de şöyle açıklıyordu: "Dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. "
Yazarın şikayetçi olduğu her ne kadar en çok kendisi olsa da her bir bireyin eksik kalan yanlarını kaleme aldığı serzenişi, şikayet mektubuna dönüşüyor…
Bazen, benim bile duymak istemediğim sözcükler dökülür dudaklarımdan. Siz buna ‘dilin keskinliği’ diyebilirsiniz ama asla art niyet taşımam, kin hiç gütmem; ne varsa dilimin ucundadır benim. Dilin keskinliği, bir anlık öfkenin zehriyle bütünleşince şalterlerim atar, özene bezene yaptığım gönül saraylarına bir tane kor, yerle tuzla-buz ederim.
Aydinlanmanin Tezgahindan Geçenler Ve Geçmeyenler
İnsan düşündüğü, tahkik
Ettiği ve kimliğini tanımladığı ölçüde,
Bir kıymet bularak, bilgi seviyesini artırır.
Yöneticilik, hüner gerektiren meşakkatli bir iştir. Çünkü insanları memnun etmek, doğru yönlendirmek, verimli çalışmalarını sağlamak sanıldığı kadar kolay bir şey değildir. Bu sadece okumakla, yani eğitimle gerçekleştirilemez. Kişinin şahsiyeti ve olaylara yaklaşımı çok önemlidir. Sert mizaçlı olmak her zaman otoriteyi sağlamaya yetmez. Hatta çok kere iticiliğe zemin hazırlar.
Derste beyin fırtınası yaparken, bir kız öğrencim ilginç ve düşündürücü bir cümle kullandı.'Toplumda kadın erkek için bir ölçüttür.' dedi. Şaşırmıştım. Kızım ' Ne demek istediği açıkla, arkadaşların da anlasın' dedim. Hocam ' Biz başımızı erkekler için örtmüyor muyuz? ' veya 'Sokakta, evde erkeklere dikkat ederek hareket etmiyor muyuz?