..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyayı isteyen bilime sarılsın, ahireti isteyen bilime sarılsın; hem dünyayı hem ahireti isteyen yine bilime sarılsın" -Hz. Muhammed
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Mehmet Önder




21 Nisan 2012
Dikizciler  
Mehmet Önder
Asıl sağlam dikizciler, azılı dikizcilerdir. Halk arasında, bunların, nüfus cüzdanlarından yurttaşlık numarasına bakarken bile yirmi beş derecelik bir açıyla baktıkları söylenir.


:AFBD:




DİKİZCİLER


     
Nedendir bilmem, şu dikizciler her zaman ilgimi çekmiştir. Bilirsiniz bizim toplumumuzun büyük çoğunluğu okuma özürlüdür; bilgiye gereksinim duyduğunda sorarak öğrenir. Oysa dikizciler, değişik bir yöntemle de olsa okuyarak öğrenirler.
     Adamın dikizci olduğu konusunda bir duyum mu aldınız? Onun mutlaka öğrenip, kendine çekidüzen vermesi gereken bilgiyi edinmesini mi istiyorsunuz? Kolay. Önce onun çevresinde elinizdekini dikizleyebileceği uzaklıkta bir yere ilişirsiniz. Sıra gerekli yayını, yazıyı bulup ortaya dökmekte. Alırsınız elinize dikizcinin okuyup, bilgi edinmesini istediğiniz yazıyı; kitapsa o sayfayı görebileceği biçimde, gazete ise yine okutmak istediğiniz yazının kolayca görünmesi, dikkatinin o yazı üzerinde yoğunlaşmasını sağlayacak biçimde katlarsınız.
     Artık her şey hazırdır. Yapılacak iş, yazıyı onun dikizleyebileceği açı ve yakınlıkta tutabilmektedir. Bunu başarabildiğiniz takdirde, bilgilenme başlamıştır. Artık dikizcilerden oluşan bir düşüncedaş topluluğu oluşturmanız, hatta sakıncalarını göze alabilirseniz, düşünenler örgütü kurmanız bile olanaklıdır.



     Bu dikizci kesiminin de hepsi aynı değildir. Çeşit çeşittir. Örneğin; şöyle üç beş kez dikizleyip, “Yahu bu iş keyifliymiş, alayım elime de adam gibi okuyayım” diyen sapkın tezgin dikizciler vardır. Ancak bunların oranı olabildiğince düşüktür. Çünkü bunlar dikizcilikte sebat etmeyip normale dönüverirler.
      Asıl sağlam dikizciler, azılı dikizcilerdir. Halk arasında, bunların, nüfus cüzdanlarından yurttaşlık numarasına bakarken bile yirmi beş derecelik bir açıyla baktıkları söylenir.

      …

     Ben aslında bunları hiç tanımazdım. Ta ki, biriyle yol arkadaşlığı yapıncaya dek:
     Koltuğuma yerleşip bir iki dakika çevreyi kolaçan ettikten sonra her zaman olduğu gibi çantamı açıp gazetelerden birini çıkardım; başladım birinci sayfadan haberlere göz atmaya. Bir ara baktım, yol arkadaşımla birlikte okuyoruz. Sayfa değiştireceğim zaman elime dokunuyor, “Bekle, ben bitirmedim!” anlamında. Eh artık bekliyorum. O açıdan okumak zor ya, insanlık namına.
     Dur bekle, olmadı bitiremedimden bıkınca, tuttum gazeteyi kendisine verdim. Tebessüm edip aldı, kucağına koydu. Ben çantamı açıp başka gazete çıkardım, onu okumaya başladım. Ama yine birlikte okuyoruz. Yine arasıra yüzyüze gelip birbirimize tebessüm ediyoruz. Sayfa çeviricem, yine elimi tutup “Hop hop daha ben bitiremedim” hareketi yapıyor. Bu arada ilk gazete de dizlerinin üstünde, öylece duruyor.
Bu böyle olmayacak, herhalde o gazete çok ilgisini çeken bir gazete değil. Bu kez ikinci gazeteyi de katlayıp eline verdim. Yine oldukça hoşnut biçimde kabul etti. Karşılıklı tebessümleştik.
Bir süre ikimiz de hiç bir şey okumadık. İki gazete de onun dizlerinin üstünde, öyle âtıl biçimde duruyor.
Yapacak bir şey yok; çantamı açıp üçüncü ve son gazetemi çıkardım. Tahmin edileceği gibi onu da birlikte okumaya başladık. Gitgide sayfa değiştirmelerde elime tokat vurmaya başlayınca, yetişsin diye ben de okumamı yavaşlatıyorum, ama nereye kadar. Bu iş böyle olmayacak. En sonunda üçüncü gazeteyi de dürüp eline tutuşturdum.

     …



Sonunda gazetelerin üçü de onun kucağında. Çare arıyorum. Bari uyumuş gibi yapayım, onu uyutunca gazeteleri alır bir güzel okurum. Ben gözlerimi yumunca o da yumdu. Tamam oluyor. Adamı uyuttum, artık gazetelerimi rahatça okuyabileceğim, diye düşünüyorum; ama ne gezer, gazeteleri kavramamla birlikte elime bir tokat. Vasıflı dikizci! gözleri yumukken de görüyor.
Aslında çantada bir de kitap var. Hem de yepyeni, ilk ben okuyacağım. Şimdi, kitabı da kaptıracağım diye korkuyorum.
Artık bekliyorum. Belki kendisi okumaya kalkar da, inadına ben onun gazetesini dikizlerim. Kısasa kısas.
Ama okumuyor. Uyurken de kucağından gazete alanlara karşı hassas bir bünyesi var. Hem okumuyor hem de almaya kalkışınca elimi tokatlıyor.

     …

Uykum gelmiyor, gazeteleri de alamıyorum. Olmayacak. Hazır dikizci de horlayıp dururken, şansımı denemeliyim. Açtım çantayı, çıkardım kitabı, başladım okumaya.
      Şöyle dönüp adamın yüzüne baktım. Yarı uyur, yarı uyanık; ama, gözü benim kitapta.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Döve Döve Demokrasi
Hükümet Yıkıldı
Kaybettiğin Dava Temyizden Döndü Mü
Çekinme Ye!
Yukardaki Bilir
Seçmen İsterse
Dedem Keyfi Kırınca
Okumuş Adam
Asaletim Tasdik Olsa
Son Lokma ve O

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Eşekistan
Eşek Anırır Biz Ağlarız
Fıkralar Yeterli
Göz Üstünde Kaş Olmasa
Ödemeler Camız Kırkımına
Bunları Biliyorsunuz
Beşiktaş Tatlıdır
Borç Yiğidin Kamçısı
Yıldızcı Karınca İle Yeşil Kertenkele
Radyo Tiyatrosu


Mehmet Önder kimdir?

30. 11. 1959'da İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Furunlu Köyü'nde doğdum. İlkokulu köyde, lortaokulu Çırpı Mustafa Adanır Ortaokulu'da okudum. Bayındır Lisesi'nde bir dönem okuduysam da devam edemedim. Sonra radyo tamirciliği başta olmak üzere birçok işte çalıştım. Ege Tıp Fakültesi'nde memur olarak işe başladım. Buradaki on bir yıla yakın çalışmam süresinde önce İzmir Namık Kemal Akşam Lisesi'ni, ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. İlk Beş yılını İzmr merkezde, kalanını Bayındır'da olmak üzere yirmi iki yıla yakın bir süredir serbest avukatlık yapmaktayım. Evliyim, Alp Deniz adında sekizinci sınıf öğrencisi bir oğlum var.

Etkilendiği Yazarlar:
Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Muzaffer İzgü


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Mehmet Önder, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.