..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyada birbirinin eşi ne iki görüş vardır, ne iki saç kılı, ne de iki tohum. -Montaigne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




26 Mart 2017
Özneli İzinli 1  
Bayram Kaya
Toplumsal ittifak hızla değişip gelişirken, sosyal özneli mantık çok yavaş ilerliyordu. Ve yavaşlıktan ötürü geriden gelişle yavaş değişip gelişiyordu. Bu nedenle göz önüne alıp çıkarım yaptığı şeyler, ortadan kalkıyordu. Ama çıkarımları elinde kalıyordu.


:CHC:
İttifaklar; totemi sosyal yapı oluşla en az iki totem yapı olmak kaydıyla; üçten, beşten gruplar çokluğu oluşuyla pek çokluktular. İttifaklar en az iki totemi sosyal yapının, totem mesleği giriştirmesi olmakla bir araya gelirler. İttifaklar bir araya gelen sosyal yapı sayısı kadar olan totem meslekli uğraşları kadarla pek çoktular.

Yani ön ittifaklar totem meslekleri birliğiydi. Eş deyişle üreten ilişkiler birliğiydi. Elbette günümüzdeki yapı içinde umulmadık kadar çok olan yeni meslekler, totem mesleği olmayıp; sentezin zaman içine dağılımıyla ortaya konan mesleklerdi.

İttifaklar tek tip totemi mana düşünmesi karşısında, birçok ve zıt totemi mana düşüncesinin birliğiydiler. Ön ittifaklar çok köklü düşüncenin de birliğiydiler. İttifaklar çokluktular. Ve bu nedenle ittifaklar çoklukta birliğe olan özlemlerine, tekbir getiriyorlardı.

İttifaklar çokluktan oluşmalarına rağmen işleyişi, birlikti ve birdi. Getirilen tekbirler ittifakaydı. Yani bir oluşaydı. İttifak içinde getirilen tekbirler çok oluşun birliğineydi.

Çoklukta tekliğe getirilen tekbirin (ittifakı sözleşme olan andın) sosyal anlamdaki karşılığı imandı. Ve imanın eylemli hali de iman tekbiriydi. Yani ittifakın nesnel gerektirmeli meşrutluğunun öznel söylenişleri ittifaka bağlılık andı olan sosyal soyut anlamıyla, MANA anlayışı içinde kodlamaydı. Tekbir, kişilerin ittifaka; yani birliğe veya tevhide olan bağlılık yemini olmakla imanıydı.

Kişinin imanı, kişinin kendi dışında olan ittifakına (birliğine-tevhidine) olan ikrarıydı. İttifak kavliydi. İttifakla olan birlik ya da tevhit ahdiydi. Belli bir süre sonra ortam içinde ittifakı sentezin gücüyle değişen dönüşen ortam vardı. Bu ortam içinde artık ittifakın sosyal özneli şartları ortada kalkmıştı. Sosyal öznenin elinde "ittifakın imanı" kalmıştı.

İnsanın temel gereksinimlerini karşılaması ve buna uygun sağlayıcı, üretici ittifaklar ya da düzenlemeler içine girmesiyle organize olmaları, en temel geri beslenimli düzlemlerinin referansıdır. Bu değişmez. Ama bunu ortaya koymanın organize olma koşulları ve paylaşım koşulları değişir.

İşte bu temel referansı ortaya koyma şekillerinden birisi totemi organizasyondu. Bu süreç zamanla ön ittifaklı düzenleme dönüştü. Ön ittifaklı organizasyonlar da özel mülkiyetçi köleci organizasyonlara dönüşmüştü. İnsanların temel gereksinmesi olan temel referansları değişmemişti. Ama üretim şekli, üretim gücü sahipliği, organizasyon ve paylaşım biçimi değişmişti.

Genel kesim temel referans düzlemini ister istemez biliyor, görüyor ama olup bitenle ilişkileyemiyordu. Çok büyük kesim ilişkileyemediği şeyleri, kendisine anlatılanlar gibi mana ediniyordu. İşte kişilerin elinde kalan hep bu mana, olacaktı.

İttifaklar nesnel süreçleri az çok yasalara ve ittifak ahdine bağlamakla; süreci somut durumu belli bir ölçü referansına göre yürütüyordu. Bu başlangıç zamanı içinde somut nedene oturmayan; kendi orjinli totemi duyuşlu uyumsuzlukları bu totemi sosyal özneli anlayışlar yüzünden patlak veriyordu.

Bu uyumsuzlukları karşısında kişiler, ittifakı zorunlulukları da göz önüne almakla, her öznel ittifak sorununu, haklı ve doğru oluşla imanı göz önüne alan çıkarımlara göre çözüyorlardı. Bu nedenle ittifakı imanın içine soyut olan öznellik daha çok katılıyordu. Bu nedenle ister istemez uyumsuz oluşların çözümünde ittifakı imana referans oluşla başvurmak, sosyal öznenin davranış şekli de olmuştu.

Toplumsal ittifak hızla değişip gelişirken, sosyal özneli mantık çok yavaş ilerliyordu. Ve yavaşlıktan ötürü geriden gelişle yavaş değişip gelişiyordu. Bu nedenle göz önüne alıp çıkarım yaptığı şeyler, ortadan kalkıyordu. Ama çıkarımları elinde kalıyordu.

Kendisine anlam olan nesnelliğin ortadan kalkmasıyla elinde kalan çıkarımlar, hiç bir şeye dayalı olmayan boş boşuna çıkarımlar gibi ortada durup duruyorlardı. Bu kişilerin fantastik çıkarım yapabilmeleri için bir yansımanın da adımı olacaktı. Değişeni anlamak; sürekli oluşun emek sarfı olmakla, zordu. Değişmeyen, bilinen ve uygulanan olmakla kararlı ve istikrarlı bir süreç olmanın görüntüsünü veriyordu. İşte elde kalan gelenek buydu.

Özel mülkiyetçi köleci sistem, ön ittifakın önce somut andı sonra da soyut andı olan imanı; köleci ittifakların andı olan imana dönüştürmüştü. Köleci mülkiyet sadece somut gereklilikten çok kişisi bencilliğin güdendi olduğu kotarıcılarının kafa yorduğu bir düzendi. Genel süreç ve köleci süreç hızlı gelişen bir üretim ve paylaşım şekli içindeydi. Bu durum, durumun farkında olmayan kişilerin bir türlü akıl erdiremediği süreç oluyordu.

Kişiler aklının ermediği süreç, giderek; kişilerin aklının erdiği, soyut öznel anlamalı rahmani bir mana anlayışın, süreci yapılacaktı. Böylece aklı ermezlerce ortaya konan şeytani isyan direnci, kırılacaktı! Neydi bu rahmani öğreti? Mal, mülk El'indi. El mülkünü istediğine istediği gibi dağıtmıştı. Köleci iman da buna bağlılık ve kayıtsız şartsız teslim oluştu.

Yeni olan köleci ittifakın köleci bağlılık yemini bu düstura ve bu düsturun tüm açılım çıkarsamalarına uymaktı. Bu da El'e teslim olmaktı. "De ki" diyordu; "biz teslim olanlardanız" Bu yetmiyordu. "Biz teslim olanların ilkiyiz" demeyi erdem ve iman ölçütü olmakla öğretiyorlardı. Rahmani olanı, önceki meşrutluğu referans almakla karşı çıkan, şeytani oluşlara, güya böyle üstün kılıyordular!



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1
Alan Etkisi ve Totemi Oluş 8

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7
Müruru Zaman 14
Müruru Zaman 3

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Bayram Kaya, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.