..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
640K bellek herkese yetmelidir. -Bill Gates, 1981
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




6 Eylül 2018
Sistem 10  
Bayram Kaya
Gel titreşimli salınım üzerinde parçalanmakla git gele veya çekme itme ikili zıt karakterlere dönüşür. Böylece bambaşka bir var oluşun dünyasına adım atılır. Hiçbir oluşum hali ile geri bağlanımını oluşan tekillikteki tekilliğin temasını bulamayan oluşmalar, gelip geçici denge içinde olsalar da hep istikrarsız olmakla bu çelişkileri içinde dinamiktirler.


:CF:
Evrenimizdeki eksikliği içindeki saf enerji Big Bang sonrası adeta kabına sığmaz denli devinmenin akıl almaz değerleriyle düşen bir trilyon derecedeki sıcaklığın oluşu içindeydi. Evren dalga parçacık içinde oluşun erimiş haliyle adeta kozmik bir çorbaydı. Çorba zamanla hem temadan olan bütünlüğü taşıyıp yansıdı. Bu imgeydi. Akışlı sürecin dalga tavrıydı. İmge olan, iz olan, akıl olan bu enerji temayla parçası üzerine yansıma olandı. Yani dalganın imge olan belirimiydi.

Enerjinin dalga biçimli imgesine göre olan (öze göre olur) davranış gerçekleşmesinin kesikli biçimle beliren görünüş tavrı da parçacıktı. Öz biçimleydi. Biçimsiz öz yoktu. Temadan olanla öz biçimle belirirken yani öz biçimi belirlerken; biçim de özü bağıntılı sınırlıyordu. Biçim enerjinin en uçucu tiril oluşundan; tiril oluşu en yavaşlamış enerji şekline doğru yoğun olan durumuyla masif oluştu.

İşte biz enerjinin bir uçtan diğer uca doğru olan titreşme hareketine madde ve mana olarak ikili tavırla bakıyorduk. Çok yavaşlamış tiril oluşa madde. Yüksek tiril oluşa da anlam diyorduk. Madde olan da mana olan da enerjiydi. Bu niceli tiril durumuyla madde mana olan yavaşlamanın, her bir hızlanmanın element er durumsalla belirmelerine dönüşüyordu.

Örneğin bizim sınırlı oluşumuza göre duyma sınırımız, saniyede 20 kez titreşimi olan enerji kuantumu ile saniyede 20 bin kez titreşim olan ses enerjisi kuantum durum aralığı bizim için somuttur. Bu sınır aralık masiftir, duyulabilirdir. Yine bizim için görme sınırımız: mili metrenin milyonda biri olan nano metrik ölçüyle; saniyedeki titreşim dalga boyu 380 nanometre ile saniyedeki ışık enerjisi titreşiminin dalga boyu 760 nano metre olan elektriksel titreşimli manyetik enerjidir. Bu iki manyetik enerjili dalga boyu sınırının içi bizim için somut, anlaşılır, görülür olmakla nesneldir. Ama bu değerlerin akıl almaz değerlerindeki dalga boyları olan manyetik titreşimler bizim için sadece bir anlamdırlar. Soyutturlar.

Görece imli öze göre imge olan tema özne-mana belirimle bir “kuantum durumdu“. Kuantum durumların yani üst üste dalga-parçacık durumların biçimleri de özlerine göre nesne durumlu kuantumdu. Kısaca kuantumlarda dalga parçacıkla, parçacık da dalgasıyla beliriyordu. Biçimler özle vardı. Öz de biçimle vardı. Öz biçimdeydi. Biçim de özdeydi. Zamanla yalıtımlı olan dalga-parçacık akışlı olu, atom düzenli sentez girişmeler de yeni durumlarla dalga ve parçacığın organizesi oluyordu.

Organize hem parçalı-dalgalı, hem yalıtımlı sentezler organizesiydi. Yalıtan da yalıtılan da aynıydı aynı şeydi. Enerjiydi. Tıpkı eylemli olanla eylemine karşı olan eylemini durduran öz ve biçim gibi. Öz eylemsiz biçimsiz olamıyordu. Eylem biçim de kendisine hareketi verecek depo enerjisiz (mana enerjisiz) olamıyordu. Şeyler başka başka beliren öz ve tavrın içindeki biçimlenişti. Birbirinin yerini alıyordu. Biçim özün öz de biçimin yerini alıyordu. Özle biçim birlikte belirip birlikte var olan kuantum (üst üste) durumlardı.

Bir kuantum durum değişmekle diğer kuantum durumdu. Bir kuantum durum parça durum olmakla sınırlı sonlu sürekli durumla belirmeydi. Dalga temadan ötürü süreklilikken, parçacık sürekliliğe (öze) sınırlı sonlu kesikli biçim ve eylem olandı.

Her bir kuantumunun kesikli sürekli belirmesi de kuantumları birbirine giriştiren biyolojik bireylerdi. Kesikli sınırlı biçimle birbirine göre davrandırıp birbirine göre olanla fiziksel ve kimyasal değişmelerdi. Her fiziksel biçim ve değişmenin özü bir kimyasal değişme ve biçimlenişti. Her kimyasal özün değişme ve dönüşmesi fiziksel bir durum alandı. Değişme dönüşme her ikili kuantum düzlemde birlikte varlar birlikte gerçekleşirler. Biri olmadan diğeri olamaz.

Parça evrendeki genel bitişikliği ayırıyor genelle temada olana göre tılsımla tematik biçimlerdeki değişimlere dönüşüyordu. Parça dalgacık ikilemi birbirine göre olan kuantum segment ve sekans hareketi olan tılsım ve anlamdı. İçte (özde) ve dışta (biçimde) birbirine göre aynı anlam ve bağıntıyla, neden sonuç davranışına dönüşüyordu.

Atomda birçok kuantum durumlardaki parçacık öz ya da anlam veya özne durumun gel git yaptıran parçacık hareketli çekme itmesi ile çekirdek biçimlenmeleri içinde atomik özü oluşurken; atomik özün sürekli olan öz yansıması kendi üzerine ve kendi dışı kuantum durumlar olan dışındaki bir başka kuantum öz-biçim olan elektronla yeni bir biçim öz (çekirdek-elektron) girişmeli değime dönüşmelere neden sonuçla atom dediğimiz biçim ve özü ortaya koyuyordu.

Her değişme dönüşme belli bir biçim-öz ile denge ve dengesizlikte beliren ikilemler bağıntı yansıması olmakla seçme ayıklama segmentler sekans hareketiydi. Yani seçme ayıklama başla ve durdurdu. Özle başlayan, biçimle durup denge dengesizlik kararlarını oluşuyordu.

Bu kez öz bu biçime göre oluşla (aynı anda da bir önceki özle fren oluşla) yen bir eylem yeni bir akışa süreklilik (kesikli-sürekli) oluyordu. Sentez kuantum durumlarla birleşme ayrılmadır. Yani sentez birleşme ayrılmayla yine bir çekme-itme gel-git hareketidir.

Sentez birleşme ayrılmayla (çekme-itmeyle) kimyasal (öz sel) ya da fiziksel (biçimsel) bir değişme dönüşmedir. Bu değişme dönüşmenin vücuda gelen öznel olanına anlam, mana olmakla sentez olanı analiz etme (öğelerine ayırma-çözümleme) oluyordu. Öğelerine ayrılmakla çözümlenmiş olanı da birleştirme yapmanın özne anlaması oluyordu. Yani kendini bil. Kendisini bilme oluyordu.

Ölçü bir sentezin yalıtımını belirleyen denge ve dengesizlikte segmentler sekans hareketine dönmekle seçme ayıklama kuralına dönüşüyordu. Hareket te bir oluşuma göre binlerce hareket türüydü. Öze göre olan hareket, parçacığa göre olan hareketle hem farklı hem sınırlı sonlu olmaktı.

Hem de öze göre olan hareketle bunlara bağlı, bunlarla girişicilere bağlı vs. seçme ayıklamayla anlar onlarca hareket çeşidi olan bağıntı girişmelerini ortaya koymaktı. Tılsım oluşla büyü, sihir buradaydı. Bunları yani bu büyülü oluşu (değişme dönüşmedeki aksedişi) görmedikçe süreci anlamak hayli zor olacaktır.

Bir kuantum durum diğerine göre, çekme itme seme ayıklaması olmakla yalıtım içinin (öğenin- atomun-vücudun-sosyo toplumun vs.) her biri bir denge ve dengesizlikler kuralı olmakla bitişik alanlar matematik ve dinamiğini ortaya koyan yeni bir seçme ayıklama gel git. Vs. kuralıdır

Yalıtımlar organizesi enerji düzenli çevrimleri yapmak için enerjilerini hep dışarıda sağlamaya doğru yönelimledirler. Dışa yönelimle bir yalıtım içindeki bu enerji; türlü enerji düzenli değişme dönüşmeye hazır olucunu yeni durumlardı. Yeni durumlar içindeki de her yeni durum, yine bir enerji sağlama kapasitesi içinde olan şeyler ile birbirine hareket ve bağ enerjisi ile ısı gibi ışık gibi yansımanı davranır.

Yine organize sistemler karbondioksit gibi molekül parçalanması yapılanla veya oksitlenmesi yapılan sülfür, nitrat, nitrit türü moleküler sentezli besinlerle; hidrojen, demir gibi atomik sentezli indirgenen yükseltgenen süreç düzenleri içinde olan serbestleşen enerjilere doğru çekilim ile YÖNELİMLİDİRLER.

İşte bu akışla enerjiyi dönüşme enerjiyi düzenleme ve transfer etme gibi akışlar olmakla eksiğine tamamlanmanın kendisini tekrarlayan, kendisini çağıran dengesizlikler çevrimi içinde olması kesikli sürekli oluşun imleyeniydi. Tamamlanmaya yönelim süreci; duyarlığın, etki ve tepkinin kaynağıdırlar. Tekilliğin patlaması evrenlere enerji ve depo enerjidir. Yani ilk hareketi başlatıcı oluştur. Seçilimdirler. Örgütlenmedirler. Örgütlenme en az iki elemente re gereksinme duyar.

Atom düzeyini baz alırsak çekirdekte proton ve nötronlar hem tek tek kendi içlerinde kendi gibilerle; hem kendi aralarında proton nötron bileşimli moleküler sentezle organizesidirler. Bir kural durumla bir aradayken bu durum kural, çekimin merkezidir. Birbirine zıt durumlar, tekillikten gelen eksiklikle vardır. Eş deyişle tekil durumun patlamakla git yapan parçalanmasından kaynaklı evrensel parçalar ve tekil oluştaki tema bilgisi olan dalgayla görüntü imgenin evrenlere akış yapman parçalanması tekilliğin evrenlere dağılan parçalar her bir evrenlerle sürecin delta durumunu oluşan parçalanmalarıydı.

Bu parçalanma tekilliğe göre açılacak evrenlere doğru git yapmıştı. Git sonrası eylemi, tekilliğine doğru gel yapar. Ama gel dönütü evrensel engeli aşamaz. “Gel hareketi evren içinde tutulup, adeta tuzaklanır. Gel içinde olan saf enerji her bir evrenle her bir evren engeli ile gerisin geriye seker (yansır). Böylece gel hareketi geriye sekmekle o evrenin gel-git ile kendisini çağırmasına; kendisini tekrarlamasına dönüşür.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7
Müruru Zaman 14

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Bayram Kaya, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.