Yoksa Senin de Pembe miydi Düşlerin?
Hiçbir sevgi kalmayacak sonsuza dek, hiçbir düş, düşlediğin kadar pembe olmayacak.
"Gelecek, yarın sabah kalkıp yine yazmaya başlamak zorunda kalmanızın tek kanıtıdır." – Dorothy Parker"
"Gelecek, yarın sabah kalkıp yine yazmaya başlamak zorunda kalmanızın tek kanıtıdır." – Dorothy Parker"
Hiçbir sevgi kalmayacak sonsuza dek, hiçbir düş, düşlediğin kadar pembe olmayacak.
Herkesin hayatı ağırdır bana göre. Bazılarının evreninde yer çekimi dünyada olduğu gibi bir değildir sadece. Olayın bundan ibaret olmasının kimine göre konu ile hiç alakası yoktur oysa, çünkü onlar çoktan tutunuyordur. Bir açıdanda kendimin çok fazla tutunduğuna ve kendimi kurtarmak için nefes nefese bile kaldığıma yemin edebilirim ki
Şimdi senin çalışma masana oturmuş, sana hitap etmeyi düşündüğüm satırları karalamakla meşgulüm. Bunu duyar duymaz tepkinin ne olacağını gayet iyi biliyorum: “Aman babaaa, gene benim odamı mı buldun, yazmak için?
Gök gözlerini arıyorum, sımsıcak bedenini, derin soluklarını. Gözlerimi açtığımda seni yanımda bulmalıyım. Üşüten gecelerde güneş gibi ısıtmalısın ruhumu. Oysa soğuğum. Güneşsiz kaldık sevgili… Sen soğuk gece vakitlerinde koğuştaki 22 kişiyle uyurke
Her gün biraz daha uzaklaşıyor ve biraz daha yaklaşıyorsun kurtuluşa. Her gün biraz daha ayrılıyor ve biraz daha kavuşuyoruz aşkım. Unut ayrılığı, unut kayboluşu. Geçecek, de; geçmeli, de. Zaman, atın yelelerinde savrulup geçmeli hızla...
Yalnızlığın özgürlüğe beşten bile çok bastığı zamanlardı onlar…Öyle zamanlardı ki, ağlamaklı bir özlem duyuyordum her yerimle.İçeride, nedenini bilmediğim kavgaların olduğu, bir türlü birbirini anlamayan duygular;belki de büyüyünce anlayac
Her zaman iyi umutlar besleyin. Ülke içinde bir iç ülke istemeyin, kaybolmaya yüz tutmuş bir yürekle kaybetmeye alışmış bir sevdayı, aynı anda, birlikte yollara düşürmeyin. Unutulmayı seçin ama ne olur özlemeyin. Sevin, sevilin fakat aşık olmayın......
Hırslarınızın kurbanı olurken en çok "para" kelimesinden korkun en az
Sakın bilme seni nasıl da sevdiğimi, benim ellerimde bile eskimesin ellerin. Kimse mükemmel değil evet sende değilsin...
Elma şekeri... Kıpkırmızı, dudaklarımı boyayan, dilimde dayanılmaz bir haz bırakan elma şekeri...Isırdıkça içimi gıcıklayan tadı, tenimde bıraktığı ürperti...
"O kadar da mutlu sanırken seni;Bir acının girdabında
döneleyen, konuşamayan,derin acılarının,hafife aldığın yanlarıyla karşımdaymışsın meğerse…Bilememişim.Affet beni "
Derler ya hayatta her an öğrenilecek yeni birşey var diye. Haklılar hayatta her an görülecek yeni bir yaşam, yeni bir dünya, yeni insanlar, yeni İstanbul varmış...
Beni hatırladın mı diyenlere Üzgünüm hatırlayamadım demekten nefret ediyorum ama gerçekten hatırlamıyorum.İsimler, telefon numaraları, özel günler, yapmam gerekenlerin listesi hepsini unutur oldum
Çok okumak insanı mutsuz eder mi dersiniz? Bence eder.Beni ediyor bazen.Nasıl mı? Bakın anlatayım:
Oysa kaçınılmazmış gün tün eşitliği, hüzün sarıya boyayacakmış eylülü.Anlarda ayrı yörüngelerde akacakmış duygularımız meğer.Ve günberi, günöte yollara savrulacakmış muson rüzgarlarında.