Suçluyum
Hiç yazmadığım bir şiiri deniyorum şimdilerde ve nasıl da sahipleniyor seni dizeler.sanırım artık şiir de yazmayacağım.
"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"
"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"
Hiç yazmadığım bir şiiri deniyorum şimdilerde ve nasıl da sahipleniyor seni dizeler.sanırım artık şiir de yazmayacağım.
Sözleri bana bestesi sana ait bir şarkı bu. Geçmişle geleceğin aranjmanı. Veda edilen mutsuzlukların son notası. Seni çok seviyorum, var mı dahası ?
Annemin, dünyanın adaletsizliğinin en büyük isbatı olan acılarını, içimde taşımaya gücüm yetmedi çoğu zaman. Ve kendimi adadığım 'acılarla' o acıyı gömmeye çalıştım. Yoksa boğulacaktım...
Saçların olabilirdi mesela, tel tel güneş ışıklarını süs gibi takınmış, rüzgârın o narin ve delice sevişme isteğine, davetkâr sallantılarla cevap veren.
Acı bazen umutları yok eder ya;bir sevgiye ihtiyaç duyarız.Hiç yoktan bir sevgi sıkıca sarılmak ve sarmak isteriz. Gözyaşlarını kalbimize hapsederiz. kaldıramayacağını bildiğimiz halde bütün acıları kalbe yükleriz.
Ne günahı var..?
Tası tarağı; Tasarım...
Bir Arka Bahçe yolu gitti.
Daha, arkaik yaşamı sırtlanacak...
Oyunlar oynadım kalemimle, şekiller çizdim sonra, planlar yaptım adeta bir ajan gibi; yine de yazmaktan çok, her nasılsa yazamamayı gerçekleştirdim.....
Düşe aşk düşerse eğer cinnettir, sitem duyuramaz sesini. Düşe kan düşerse keremdir. Akla ve cinnete karışmaz zaman, engel olmaz yaşlanmaya.
Çok okumak insanı mutsuz eder mi dersiniz? Bence eder.Beni ediyor bazen.Nasıl mı? Bakın anlatayım:
....Bilememediklerime doğru kıvrılıyor bütün yollar.
Bildiklerimin ışığı ürkek ve nazlı. Aydınlatamıyor tek bir an bile yolumu.....
"yüzümü suyun ardında buldum
kıyılar bu yüzdendir öyle dediler
kısacık yoğun bir akşam
Şimdi senin çalışma masana oturmuş, sana hitap etmeyi düşündüğüm satırları karalamakla meşgulüm. Bunu duyar duymaz tepkinin ne olacağını gayet iyi biliyorum: “Aman babaaa, gene benim odamı mı buldun, yazmak için?
Körlerin dünyası diye bir şey varmı bilmiyorum . Hatta bizim karanlık dediğimiz rengi , bizim hayal ettiğimiz şekilde mi görüyorlar onu da bilmiyorum . Kör değilim çünkü.
Elma şekeri... Kıpkırmızı, dudaklarımı boyayan, dilimde dayanılmaz bir haz bırakan elma şekeri...Isırdıkça içimi gıcıklayan tadı, tenimde bıraktığı ürperti...