Beni Kendime Getirdin...
O an anladım; geride kalmak, yoksullaşmak, kaybetmek kavramlarının üzerimde ne kadar iyi durduğunu...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
O an anladım; geride kalmak, yoksullaşmak, kaybetmek kavramlarının üzerimde ne kadar iyi durduğunu...
aşka bi kere tutulan yanar , bir kere tutupda bin kere yananlara yardım etsin allah.
Telefonu kapattığın anda, tüm konuşmalar uçar gider. Suya düşen kar taneleri gibi yok olurlar.Ama mektup öyle mi? Yıllarca sakla. Aç aç oku, sonra yeniden oku. Çok sevdiğin bir yemeği, acıktıkça tekrar tekrar yemek gibi. Şimdi Telefonla yemeğin ne alâk
Nedenin okunmadığını veya okuyupta anlayamadığımız pekçok konuların varlığı veya çokmu saçmalıyoruz? Yoksa olmayan bir şeyin arkasındanmı koşuyoruz? düzeltiyorum koşuyorum.....?
gelme dediği yarının üzerinden yıllar geçti, sonunda her şeyi göze alıp, gittim ona...
mezarının üzerindeki otları yolarken dikenler takıldı elime, eve dönüp saatlerce ağladım...
Gidersen; yarım kalır resmim. Boyalarım biter, kalemim yazmaz olur. Kelimelerim mahkum kalır kuytu köşelerde
Gurbet kelimesi yoktu haznemde. Gitmene ihtimalim yoktu. Zamansız gidişinin tesellisini bulamadım ellerde...
Hiç mutlu filozof tanıdınızmı? Yada neden insanlar hep mutsuzlardan feyz alırlar?
Korkuyorum hemde çok korkuyorum.. Kabuk tutmuş yaramın kanamasından,canımın bir daha acımasından ölesiye korkuyorum
Artık dayanacak gücüm yok,yeni bir aşka açabileceğim sımsıcak kucağım yok.. YOK YOK YOK !!!
Eski sevdalarını unut bir tanem.
Yenisini en güzel şekilde yaşamak için.
Yoksa sen de eskiyeceksin.
“Kurallar bozmak için vardır.” diyerek alaya alır, işin ciddiyetinden ne kadar uzak olduğumuzu gösteririz. Kurallara uymak, sanki başkasının görevidir. O kurallar bizim dışımızdakiler için geçerlidir.
Saydıklarım, sevdiklerim hepsi yanımda. Oysa içimde derin bir hengame. O kadar derin ki kimse farkında bile değil. Üzülmediğim tek konu ise bu. Dostlarımın çokluğu. Gerçek dostlarımın. Ve farkındasızlıkları. Üzülmek insanidir. Birisine üzülüyorsanız belkide melekliğe en yakın anınızdasınız. Aksine üzülünülmek acıdır, kahırdır, ölüme en yakın olduğunuz andır. Ölüm ise
Artık yanlış yüzler ve silik kelimelerle dolan çöp bidonum olmayacak ve yıldızlarda aramayacağım sevgi umutlarında ötesinde demiyeceğim
Sen hiç ateşböceği gördün mü? sorularının dönüp dolaştığı zamanlar ama ben daha henüz kaz hikayesini duymamışım. İlk öpücük manzaraları ancak ama ancak film sahnelerinde canlanıyor benim için.
Hiçbir silüet hayatının kendi arenasında dövüşmüyor, kendi aynasında kendine gözükmüyor. Sahte yaşamanın sırrı bu olmalı,ve sahte ölmenin....
İskender Pala