"Dil, varlığın evidir. — Martin Heidegger"

Deneme > İtiraflar

üzgün

Sen Bilmesen De, Herşey Sana Yazıldı Bu Defterde!

sen bilmesen de, sayfalardolusu, herşey sana yazıldı defterde...
beni hiç unutamayacaksın biliyorum. ben ısrarla unutmanı isteyeceğim, fakat sen unutamayacaksın. bense ömrüm boyunca bir yara olarak taşıyacağım seni. gittiğim her yere... yüreğimde bir yer

üzgün

Bu Sabah

Hiç bir şeyin aynı olmayışına sebep neydi?
Biliyorum artık her şey farklı ... bu sabah babamı çok özledim yine. Annemin içinde ki çığlıkları duydum gözlerinde.

olumlu

Umut Gözlü Yar

Artık yanlış yüzler ve silik kelimelerle dolan çöp bidonum olmayacak ve yıldızlarda aramayacağım sevgi umutlarında ötesinde demiyeceğim

olumsuz

Bakire Hayalet

Savcı olup suçladım. aVukat olup savundum.Yargıç Olup Yargıladım. cezası ölene kadar müebbet aşk.

nötr

Ağlamak, Gülmek

Gülmek ve korkmak aslında birbirine çok zıt kavramlar gibi gözükmekle birlikte birçok olgu gibi birbirlerine içiçe geçmiş kavramlardır. İnsanlar içinde bulundaki ruh haline göre aynı olaya farklı zamanlarda değişik tepkiler verebiliyor.

olumsuz

Saçları Bal Renkli Kız

Nihayet sonuçlar elindeydi ama incelemeye korkuyordu her ne kadar anlamasa da. En iyisi doktor söylesin ama ne kadar daha yaşayacağımı değil düşünceleriyle içeri girdi. Ürkek bir tavırla sonuçları uzattı. Aynı anda da kulaklarında çınlamalar başladı. Sanki doktorun söyleyeceklerini duymak istemezcesine

olumsuz

Hazar...

İtiraf etmeliyim ki bu dünyada cömertlik diye bir şeyde var.

olumsuz

Ardında Kalanlar

Belkide hepimizin hayatında platonik olarak başlayan bir aşk vardır. Sonrada başladığı gibi biten. Ama hep özel bir yerde kalan ve hiç tükenmeyen bir aşk.
Ulaşılmayan aşklar mı kalıcılığını korur diye soruyorum hep kendime. Mesela efsanelerde öyle değil midir? Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun gibi. Kavuşsalardı

üzgün

Yataklık

Bir umutsuzluktu o gün ikimizin ki de.
Sen dününe ağlıyor, bense kaçışıma bir yataklık arıyordum konukluğunda...Kalbimin kaçışına...

üzgün

açılmamış mektuplarım-5

Bir bütün oluşturmak için geceler boyu yap-boz yapan çocuklar gibi yitik bir parçanı aranıp duruyorum. Ya gözlerini kaybediyorum, ya da gözlerinin içindeki beni...

Başa Dön