Gözyaşlarımın Adı Ela
Çok agladım sen yokken. Gözyaslarım aradı ama bulamadı ellerini. Onlar ellerine kavusamadıkça ben daha çok agladım. Ben agladikcça sen kayıp kaldın.
"Yaratıcılık, beynin sağ lobundan gelen bir esinti, sol lobundan gelen bir taksittir." - Terry Pratchett"
"Yaratıcılık, beynin sağ lobundan gelen bir esinti, sol lobundan gelen bir taksittir." - Terry Pratchett"
Çok agladım sen yokken. Gözyaslarım aradı ama bulamadı ellerini. Onlar ellerine kavusamadıkça ben daha çok agladım. Ben agladikcça sen kayıp kaldın.
Belkide hepimizin hayatında platonik olarak başlayan bir aşk vardır. Sonrada başladığı gibi biten. Ama hep özel bir yerde kalan ve hiç tükenmeyen bir aşk.
Ulaşılmayan aşklar mı kalıcılığını korur diye soruyorum hep kendime. Mesela efsanelerde öyle değil midir? Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun gibi. Kavuşsalardı
Gel gel... Ben senin aradığını biliyorum... Hepsi burda, hem de satılık...
İnanmıyorsun bana biliyorum. En az ben kadar inanmıyorsun bana... Ama gideceğim.
Bugüne kadar sınırlı olan beynimle düşünmeye çalıştığım da, olaylar yorum getirmeye uğraştığım da hep bir gerçeğe varıyorum ki o da benim ciddi anlamda BENCİL olduğumdur!
Bir umutsuzluktu o gün ikimizin ki de.
Sen dününe ağlıyor, bense kaçışıma bir yataklık arıyordum konukluğunda...Kalbimin kaçışına...
...Onlar da aşk gibi günahsızlardı; lakin bir suretin vardı ki hepsine sıçradı... İbrahim oldu ahlak, mahrem bir cazibeye gözlerini bağlayıp, kırdı putlarını... Aşkın, İbrahim'e gebe olduğu zamanlardı...
Geride bıraktığım her yere ve şeye garip bir hüzün ile birlikte sevinç bıraktım.
Her zamanki gibi umursama beni!..
Bir bütün oluşturmak için geceler boyu yap-boz yapan çocuklar gibi yitik bir parçanı aranıp duruyorum. Ya gözlerini kaybediyorum, ya da gözlerinin içindeki beni...
Savcı olup suçladım. aVukat olup savundum.Yargıç Olup Yargıladım. cezası ölene kadar müebbet aşk.
Soluğunun olduğu atmosferde olmakla bile mutlu olan ben, yangın dolu gecelerde çığlık çığlığa yakıyorum kendimin her bir parçasını. Belki de gün gelecek sevecek bir ben bile kalmayacak. Sırf seni sevebilmek için kendimden bile vazgeçtim görmüyor musun...
Gülmek ve korkmak aslında birbirine çok zıt kavramlar gibi gözükmekle birlikte birçok olgu gibi birbirlerine içiçe geçmiş kavramlardır. İnsanlar içinde bulundaki ruh haline göre aynı olaya farklı zamanlarda değişik tepkiler verebiliyor.
Enis Batur