Maddenin Pesinde
futursuzca yalan soyluyorum. yuzume taktigim maskeyle hilekar bir kumarbaz gibi karisiyorum kalabaliga... bildiklerim cehaletle yontuluyor ve cahil cumleler tum gunumu sarmaliyor.
"Yarının bugünü, dünün yarınıdır. Yani pek de yeni bir şey yok." — Douglas Adams"
"Yarının bugünü, dünün yarınıdır. Yani pek de yeni bir şey yok." — Douglas Adams"
futursuzca yalan soyluyorum. yuzume taktigim maskeyle hilekar bir kumarbaz gibi karisiyorum kalabaliga... bildiklerim cehaletle yontuluyor ve cahil cumleler tum gunumu sarmaliyor.
Gördük, gezdik, yapılacak olanları yaptık, gittiğimiz gibi akşama doğru Yağlı Kozaklı arasındayız, gündüz gördüğümüz tarlaların altın tozu dökülen sap köklerin yerlerinde yeller esiyordu.
çölde inşa edilen yapay bir cennet
Füruzan
Akşam yavaşça iniyor, öksüz bir çocuk gibi sokaklar, telaşsız insanlar. Ay doğmayacak biliyorum, annem ölmüş, ağaçlar neyi bekler, kuşlar şarkısız ay doğmayacak, nefesim tükenmiş, dudaklarım mühürlü, gözlerim ıslak…
Eskiden yapılan hatalar tekrarlanmayacak,bağışlanamayan hatırlanmayacak,unutulası isimler anılmayacak...
Hayır başlıkta bir yanlışlık yok. "Dünyada mekan, ahirette iman" denir ama tam aksini düşünüyorum. Çünkü dünyadaki imanlı hayat-Allah’ın dilemesiyle-ahirette en güzel ve sonsuz barınma mekanı olarak karşılık bulur.
Kur’an’ın bu konuda verdiği örnek olarak hatırıma Firavun’un eşi geliyor. Bu kutlu kadın, Kuran’ın iman edenler için örnek
Yine bilmiyorsun, adının harflerini alfabem olmuş..
Sana ve ayrılıklarımıza dair düşündüğüm tüm içsel şarkıları ve şiirleri ezberlemek gibi hissiyatlarım oldu yokluğunda. Biliyorum gideceksin ve ben gidişinle sersefil kalacak, dilenci gibi sokak aralarında seni arayacak, kendimce umutlarla bir süre yokluğuna “aşk’a hasret zamanlar” adını koyacağım.
Erkekler neden ‘huysuz ve tatlı’ kadınları hiç unutamadıklarını söylerler ve bu söylemlerinde ne kadar inandırıcıdırlar?
Birkaç soru takılıyor aklıma. Acaba Oscar Wilde hangi kahramanla daha çok özdeşleştirmişti kendini? Kırlangıçla mı yoksa mutlu prensle mi? Belki de her ikisiyle de
M. Kemal Sayar