"Yazıyorum, öyleyse varım. Ya da o kadar çok yazıyorum ki, var olmasam kimse fark etmezdi." — Dorothy Parker"

Deneme

Çilingiri Yok Aşkın

Aslında seni özgür bıraktığımda, benim de kanatlarım açılmalı yeni bir aşka. Açılabilmeli. Ama öylesine kilitlemişim ki seninle kendimi, anahtarsız kaldım apansız. Çilingiri yok aşkın. Tek kapı, tek kilit, tek anahtar. Şafağa kadar uzasa arayışlarım, gün yine de aşka kilitli başlar, ayırdındayım…

Daha saklı bir yalnızlık

Yağmurlu bir günün..ortalama saatleri../Bu boşluğa, adımını attığı zaman insan.. /ürperiyor bir nebze../Yüreği düşüyor eline..Nereye yetişeceğim ben..bu ayaklarla.. /bu koşturmacada...

yazı resim

Din Konusunda Doğru Yolda Olanın Yurtsuzluğu: Hakikat, Vicdan ve Varoluşsal Direniş

"Yerleşik Olan ile Doğru Olan Arasındaki Derin Uçurum", toplumsal düzende kabul görmüş geleneklerle hakikat arasındaki çatışmayı ele alıyor. Tarih boyunca din, bilim ve siyaset alanlarında hakikati arayanlar nasıl dışlandı? Gerçeği savunanlar neden "hain" olarak damgalandı? Bu metin, doğru bildiği yolda ilerleyen bireylerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklarla başa

Din

Kader Ve İnsan İradesi Üzerine Bir İnceleme

İrade ve kader kavramlarını derinlemesine ele alan bu metin, insanın özgür iradesi ile ilahi kader arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Levh-i Mahfuz'da yazılı olan kaderin mutlaklığı karşısında insanın seçme özgürlüğünün bulunmadığını ispatlayarak, varoluşsal bir dini bakış sunuyor.

İmitasyon Aşklar

İki kişilik olmuyor her zaman aşklar o şanslı bilet kimdeyse biletine çok iyi sahip çıksın. Oysaki biz amortiye bile razıyken elinde büyük ikramiyeyle dolaşıyorsun.

İlişkiyle Cep Telefonu İlişkisi

cep telefonunun şarjı çok önemli. eğer uzun süre dayanıyorsa bu kolay wazgeçmeye engel bir unsurdur. yani şarja ilişkide tolerasyon katsayısı diyelim. ne kadar çok tolere edebiliyorsan karşındakini, ilişki o kadar uzun dayanıyor. buna eskiler emek diyorlar. kelime tanıdık geldi mi???

Kurtlar Sofrasında Gelincik Yemeği

İçtenliği kullanılabilir aptallık olarak anlamaya uygun bunca düşünce şekilleri ile sarmalanmış yaşarken, derede ağustos güneşinde parıldayan çakıl taşları gibi olmaya çalışmak, ne zor.

Başa Dön