Sivri Gün Batımları
Ben en çok kendime güldüm!
Fark etmeden geçmiş zaman; bilemezdim ki…
Toz pembe “kuş hatıralarının” yerine “sivri gün batımları”nı hiç hesaplamıştım.
Sağlık olsun…
Buna da gülünmez mi?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Ben en çok kendime güldüm!
Fark etmeden geçmiş zaman; bilemezdim ki…
Toz pembe “kuş hatıralarının” yerine “sivri gün batımları”nı hiç hesaplamıştım.
Sağlık olsun…
Buna da gülünmez mi?
Boşuna mı Monalisa’nın dudağındaki alaycı gülüş!..
Gidişin… Yaktı beni! Susuz kaldım, katıksız… En çok beni ben yapan, senden ayrı kaldım. Yokluğun dedim, gelir-geçer dedim. Ben her ne dediysem içimi yaktı bu gidişin.
Şiirin okulu olduğuna inanmıyorum. Dünyaya bazı insanların şair olarak geldiğine inanıyorum.
Kaybedilen eşyanın kaybedilmediği yerde aranmaması gibi kaybedilen ruhsal mutluluk ve dinginlikler de tek düze hayat formlarında aranmamalıdır.
Evreni açılmış görürsün. Tanrı sana bakar. Evrensel Tanrı... Kozmik eli senin üzerindedir. Bunu hissedersin. Bilirsin. Tek o bakar sana. Seni gördüğünü, seni izlediğini sezersin. Çünkü, tek o okur şiirlerini. Saklı yüreğinin en gizli acılarını, en kutsal özlemlerini o bilir. Sen öyle değerlisindir ki bilemezsin. Ama o şiirlerini ezbere
Hoşgeldiniz,kapının önünde vitrine bakarken dalıp gittiniz,buyrun içeri gelin,nasıl yardımcı olabilirim,ne istemiştiniz?
"Sabahtan kalma hallerdeyim yine...Kalem sürçtü sanmayın; akşamdan kalma değil, sabahtan kalma haller mevcut bizim dümeni İlkyaz'ın elinde olan gemimizde..."
Gurbetten bir tren kalkıyordu;memleketin ilk istasyonunu özlemle bekleyen bir adam sabırsızlanıyordu eğilip öpmek için toprağı.Bir telefonla başlamıştı herşey,af çıkmıştı yurdunda ve sona ermişti sürgünlüğü.Sürpriz yapacaktı,kapıyı çalıp girecekti evine ve bitmek bilmeyen hasret tüketemeyecekti artık ciğerlerini...
“İçimdeki bütün sevgileri sana duymaya geç kalmak, benim tarifimdi..”
Öyleyse dilediğin zaman alabilirsin beni yanına, çünkü bağlandığım yada tapındığım hiç bir şey yok buralarda, ne kadar az kalırsam dünya denen bu bataklıkta, o kadar karlı varacağım başlangıca, ''yani senin yanına'' ...
Hakikaten, samimi olarak, gönülden ve içten bir inanç ile inandım. Tabi ki eksiklerim olduğunu, düzeltemem gereken (çok şükür çok büyük olmayan) hatalarımın olduğunu kabul ediyorum. Ve onları da düzeltmeye, daha iyiye yolculuklara hazırlanmaya çalışıyorum. İlmin, irfanın ve hakikatin değerli olduğunu düşünüyorum. İyi niyetli ve hakikate dair olan herkesi