Aşkı Dinlemek
Aşkı öğrenmek ancak dinlemekle mümkün. Sadece seyretmek, bize içi boş aşklar yaşatıyor. Aşk görmeden yaşanabilir, ancak dinlenmeden yaşanmaz.
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
Aşkı öğrenmek ancak dinlemekle mümkün. Sadece seyretmek, bize içi boş aşklar yaşatıyor. Aşk görmeden yaşanabilir, ancak dinlenmeden yaşanmaz.
Seni ilk gördüğüm zaman yüzümde saklayamadığım gülümsemeyle“İşte bu “dediğimi anımsıyorum. “İşte bu ömrümü geçireceğim insan” Ömür ,sandığımız kadar uzun değil mi yoksa.sevgili.Bir düş kadar belki
Değerli Kardeşlerim,
Orhan Pamuk
...O çocuk bedenin içinde nice ruhsal acılarla kıvranan kadının güvensizliklerini, nevrozlarını, isteri krizlerini, hayallerini, sevgi kırıntılarını, kederini, sonbaharını görebiliyor muydun? Yoksa senin yetişkin bedeninin içindeki çocuk ruhun bunlardan kaçıp kurtulmak için benim sadece çocuk bedenime mi sarılmıştı?...
herkes için bir ayrılık yırtar geçer ömrü..İşte o ayrılıktı bir kitapta can bulan sana Ezra diyebilişim...Güle Güle Ezram...
Kırık dökük duygularımın cenderesinde bunalmış ruhumla tüm pişmanlığımın prangaları içinde günahkar ellerimi kaldırıyor kırılmış kalbimle huzurunda sımsıkı sarıldığım dua köprüleriyle gecelerime dilşad oluyorum.
Yeni atılan temelde örülen duvar düşün ve bu duvarın bir tuğlası eksik
Sustu.
Sanki bütün bunları yapan o değilmiş gibi arsız sessizliklere terk etti beni. Zaman da bir o kadar arsız olmuştu o an. Akla zarar sorulara karşı siper ettim sonra zihnimi. Kocaman bir soru işaretinin altında ezilen yüreğimi, az hasarla çıkarmaya çalıştım var gücümle. Ama başardım. Arta
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan. Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile. Bazen dolar insan, kimse anlamaz. Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz.
Keşke sivrisinek gibi rahatça konabilseydim hedeflerime…
Keşke bir şeyin ertesini de bilebilseydim…
Semanın ufkunu saran karabulutlar dağılmış, baharın rikkatini yeryüzüne yayan ışıltısı sarmıştı. Güneşin enginliğini gözlerimize yapıştırarak, güllerin rengini ve kokusunu sinemizde yatıştırarak öteler ötesinin ufuk perdesi aralanmıştı.
Neşelerim gideli çok oldu, elimde hüzün tanecikleri. Sevgiler yerine kalbime kül doldu, ardımda geçmişin parmak izleri.
Ahmet Ümit