Gökteki Yıldızlar
...buradaki her kelime benim hayatımdan bir kesit. Bu yüzden de tek başlarına ancak sözlüklerde kendine yer teşkil eden bu kelimeler bu yazıdaki konumlarıyla benim adıma muazzam değerlere sahipler...
"Yazar olmak, hayatın sana fısıldadığı dedikoduları yüksek sesle haykırmaktır. Tabii, kim dinlerse..." – Dorothy Parker"
"Yazar olmak, hayatın sana fısıldadığı dedikoduları yüksek sesle haykırmaktır. Tabii, kim dinlerse..." – Dorothy Parker"
...buradaki her kelime benim hayatımdan bir kesit. Bu yüzden de tek başlarına ancak sözlüklerde kendine yer teşkil eden bu kelimeler bu yazıdaki konumlarıyla benim adıma muazzam değerlere sahipler...
Bu ne bir başlangıç ne de bir bitiş aslında. Bu sadece hayata hangi gözle baktığını hala anlamlandıramayan, hala ne yapması gerektiğini çözememiş, garip tesadüflerin çizdiği sınırlar içinde yaşamaya çalışan bir kızın hikayesi. Eline attığı her işi yarım bırakmayı neredeyse kendisine amaç edinmiş, bu halinden sıkkın ve bıkkın; ama
hazan... kimi icli nagmelerin barinagi, bir huzn; veda yuklu sonlarin baslangici. ve onda olenlerin hikayesi...
İnsan ölümünden doğumuna kadar pek çok şeyle ilk kez karşılaşır ve acemilik süreci bu noktada başlar. İşte bu sürecin başlamasıyla komedi de yerini alır .Nerden mi biliyorum?Kendimden ,anlatayım;
Paradoksal kırılmaların artalanında kaleme alınmış, kaotik bir deneme. Ama en çok alelade..
çocukluk döneminden yeni yeni gençliğe adım attığımız zamanları hepimizde biliriz. Bir çok ideallerimiz, hedefimiz, umutlarımız vardır... Hayatta attığımız önemli adımlardan biridir gençlik... Yarınların umudu; bugün kü gençlerdir denir. Öyle ya... Şöyle
Geçenlerde bir yazı okudum, bir araştırma sonucu. Diyor ki: “Anadili İngilizce olan,olmayan bilmem ne kadar memlekette yapılan araştırmaya göre İngilizce’deki en güzel sözcük Mother(Anne) imiş.”
Dün gece o şehri terkettim. Ardımda ne bıraktım, bilmiyorum.
Yanımda sadece çantam vardı.
İçimde koca bir sen…
Annemin beni terk edip, o soğuk sınıfta tanımadığım bir sürü ağlamaklı yüz ile başbaşa bırakmasıyla, bir daha çıkmamak üzere yerleşti içime terk edilme duygusu
Bana sarılırken avucunda sakladığın minik bıçağı sırtıma saplamasaydın keşke!
oysaki sen ayrıntıları gizlenen siyah-beyaz fotoğraflardaki bakışlara aldandın kanımca...