Lanet Otel Odalarında Unutulan Elma Kokulu Düşler...
Oysa bilmedin hiç sana doğru akan bir iç denizde büyütülen mavi sevgileri.Sen hiç suya aşık olmadın ki...
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Oysa bilmedin hiç sana doğru akan bir iç denizde büyütülen mavi sevgileri.Sen hiç suya aşık olmadın ki...
Bagirarak uyandi. Biliyordu, kalbiydi yine. Gozlerini hemen acip elini gogsune goturdu. Derin bir nefes alip kalkmaya calisti fakat kalbi oylesine hizli ve ritimsiz atiyordu ki ilkinde basaramadi.
Acaba biz birbirimizin kıymetini biliyor muyuz?
Birbirimizin hayatında olmasaydık hayat daha mı iyi olurdu? Uzak diyarlarda, yüreklerimizde ömür boyu yaşar mıydık, yoksa bırakır mıydık o buruk sevgiyi?..
"Sabahın altı buçuğu sevdam!Alacakaranlığım! Ve yeni güne yüzümü dayayışım!Sen güne sanki ilk “Merhaba”deyişim…"
'Seni seviyorum' tümcesi dünyanın en saçma tümcesidir. Kimse kendinden başkasını sevemez. Sevdiği, sevdiğini sandığı kişideki kendisidir.
Sevdiğine iki gün uzak bir kelebek düşün, onun tek günlük ömründeki tek düşü ....ömrüm yeterse kalanı, yetmezse ömrüm yoluna.... işte öyle sevdim Sevim.
çaresiz kalmış sokakların boynu bükük sokak lambalarında da yaşanır hayat tamamen yalnızsan ve kalmamışsa gidecek hiçbir şey..
İnanan insan yılda tek bir günü değil, her gününü Sevgili'sine adar. Mutluluk ancak O'nun aşkıyla olur, bunun dışında kalpler tatmin olmaz; kurtuluş yolu bulunmaz. İnsan yüzlerce yol dener ancak başka türlü mutlu olamaz. Yaşaması gereken, bu samimi ve gerçek aşktır.
Öyle yani;
Yüzümü tutuyorum o günden beri… Tanımıyorum kendimi bile/ bana beni anlatsana?
Sarılmaya çalıştığım her ses birbirine benzer tınılara sahip oldu zaman içerisinde. Farklı sesler benzer seslere dönüştü önce. Sonra da benzer sesler aynı tona dönüştü acımasız bir monotonluk içinde. Peşine takılıp gittiğim sesin ufacık bir izi bile kalmadı. Kayıp seslerin peşinde, kayıp bir ruh silueti gördüğüm bugün. Tüm harfler
...Yaratılan dediğimiz kavramın, daha başlarken iki kutupta birleşmesi ve Aşkı dahayakından paylaşabileceğimiz bir ruh eşimizin oluşudur. Ayyahünisâ ve Ayyâhuzâm.
(Deneme amaçlı olarak hazırladığım şiir kitabından bir ön anlatım...)
Yağmur, kirpiklerinde yıkandığı için bu kadar ıslak. Güneş, yeni sabahlara gözlerinde uyanıp ılık nefesinde soluklandığı için bu kadar sıcak.
Bir aşkın peşine düşmeyi bırakalı üç sene oldu. Karnı çok aç biri gibi deli divane olup yemek aramak yerine doymuşluğu yakalamış biri gibi damak tadıma en uygun yemeği bekliyorum, arıyorum yavaşça ve sabırla.
Sonra gel bak benim gözlerime.
Ruhunu bulacaksın.
Ruhun kayıp değil bu alemde. Sadece uzak bedenine.
"Belirsizlikle dolu bir hikaye... Bunun suçlusu mu? O da belirsiz tabiki de..."
Mevsimler soğuğa koştuğunda denizler nereye saklanıyor, hala bilmiyorum.
Ama üşüdüğüm aşikâr.
Üşüdükçe denizden korkuyorum.
Sana destek olsunlar, seni yalnız bırakmasınlar diye… Gelsin yüreğine yerleşsin, hep varım desin diye mor dağların ardındaki beyaz bulutlardan göndermek istiyorum.