Hayat Adil Mi, Yoksa Bazıları İçin Engeller mi Var?
Hayatı sorguladığım bir kış gününde yazmıştım bu yazıyı. Hayatı ve Adaleti...
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
Hayatı sorguladığım bir kış gününde yazmıştım bu yazıyı. Hayatı ve Adaleti...
Bir 17 Ağustosun zifiri karanlığında sıcacık ve sakin evler, sahibini yiyen canavara dönüştü. Geriye o evlerde yaşamaya devam eden acılı insanlar, kırık umutlar, öksüzler, yetimler ve bir de ‘’deprem korkusu’’ kaldı…
yazı,kasım ayı incir alternatif kültür fanzinin de yayımlanmıştır
...bu çıldırtan sessizliği hangisi dinledi,hangisi kulak verdi onlara?Ne yaptılar onlar için!?Ne yaptıklarını ben söyleyeyim size.Seda Sayan gibi kendilerine benzeyen,kendilerinin aynısı olan kadınları biraz makyaj,biraz dekolte çıkardılar ekranlara.Hep b
Aile içi sorunlarına her platformda çözüm yollarının arandığı bir çağda yaşıyoruz.İçimden aile var mı ki de sorunlarını tartışıyoruz demek geliyor...
Evet, valimizi kaybettik. O Türkiye’nin valisiydi. Yaşadığı ilçedeki kaymakamın, ildeki valinin adını bilmeyenler onun ismini biliyordu. Çünkü o bu toprakların değerlerinden beslenen bir anlayışla yapıyordu işini. Onun bürokratlık anlayışında asık suratlılık yoktu. Halkına hizmet vardı. O,valisi olduğu şehirlere hâkim değil hadimdi.
Yasamin sinirsiz çikmazlarinin kusattigi yerdeyim.
Insanligin mumla aranmasi gereken bir zaman...
Aynı kaldırımlarda yürüyüp ,ıslak kaldırımlarının aynı soğuğunu yaşadığımız,yazları kuru sıcağı paylaştığımız, aynı tastan su içip, aynı kaptan yemek yediğimiz,
Bayramlarda hep tek yürek önce camiye gidip,sonra büyükleri dolaştığımız bi mahallemiz vardı bizim….
Âblar dolâblar yekdiğerinden âh çeker
Birbirinden müştekî mağdûrlar gaddârlar
Fazilet Takvimi yaprağındaki beyitlerden mülhem bir yazı olmuştur.Ağırlıklı tema,adalet duygusu ve insanların ölüm karşısındaki zo anlarıdır.
Türkmenlere yönelik sosyokültürel bir özeleştiri denemesidir…
Doktor aslında müzisyen olmak istemiştir.Mühendis eczacı olmayı,kiyager oyuncu olmayı hayal etmiştir hep.
Aslında televizyonda on altı yaşından küçük olan çocuklara şiddeti yasaklarken çocuk bahçesinin yanında olan kanlı bir kazaya en erken üç saatte ancak cesetlerin üzerine gazete parçalarıyla süs yapması için bir polis gönderebilen, tüm sokakları kaplayan k
Ne ifade eder sizler için zaman. Durdurulması ve belirli zümre için bile olsa tanımlanmış oluşumların dışında bir özellik içinde anlamlandırılma şansı bulunmaması, belki de sürekli günah keçisi ilan edilme tutkusu oluşturmuştur zaman mefhumunda...
Doğduğunda körleşen insanın azap tohumları ne de çabuk dünyayı sarmış, ve bu tohumlar ateşler lordunun en vazgeçilmez oyuncaklarıymış.
Ağla bir kan pıhtısından yaratılan şimdi ağla...
Türkmen kocası Yunus’a; “Ete kemiğe büründüm / Yunus diye göründüm” dedirtenin ferman evi bildiği, kaç gönülü en yüce makam bildik, hürmet ettik? Ya da kaçını hile ve desiselerimize alet edip darmadağın ettik, soruyor muyuz kendimize?
Siz ey serbest gezen canavarlar, siz çok meşguldünüz göremediniz; ama biz istemeden de olsa gördük ayının...