Ne Garip Şey Şu Ölüm Denilen Şey…
Artık o,yok…kaşıyla, gözüyle,kanıyla -canıyla yok oluyor… dönüşü olmayan bir yola çıkıyor… bir daha gelmiyor. “Bir dahaki sefere” o, yok ki!!
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
Artık o,yok…kaşıyla, gözüyle,kanıyla -canıyla yok oluyor… dönüşü olmayan bir yola çıkıyor… bir daha gelmiyor. “Bir dahaki sefere” o, yok ki!!
Oysa insan dedikleri el, ayak, baş değil… İnsan diye manaya derler , suret ile kaş değil…
Zira o insanların ataları ne İngilizlerle, ne de gökten zembille iner gibi öz topraklarına yerleşen Rumlara karşı en küçük bir direnme göstermemişler.
İki araba veya daha fazlası sokak tabiriyle kapışırlarken yumurta yoluna bırakılmış spermlere benzemiyorlar mı?
Siz ey serbest gezen canavarlar, siz çok meşguldünüz göremediniz; ama biz istemeden de olsa gördük ayının...
Vefa, Allah için sevdiği dostlarını her ne pahasına olursa olsun satmamaktır. Onu yarı yolda bırakmamak, arkadan hançerlememektir. Adam aldatmamaktır vefa. “Sen de mi Brütüs” dedirtmemektir.
...bu çıldırtan sessizliği hangisi dinledi,hangisi kulak verdi onlara?Ne yaptılar onlar için!?Ne yaptıklarını ben söyleyeyim size.Seda Sayan gibi kendilerine benzeyen,kendilerinin aynısı olan kadınları biraz makyaj,biraz dekolte çıkardılar ekranlara.Hep b
Tefrikayı tamir için büyükler şöyle düşünmemizi tavsiye ediyor: “Benim fikir ve görüşüm doğrudur’ veya ‘daha güzeldir’ demeye hakkınız var, fakat ‘sadece benim görüşüm doğrudur’ demeye hakkınız yoktur.”
neyse ki giderek küresellşen dünyada hıyarın hasat zamanı geldi.mustafa amca o gün bakkala olan borcunu kapatabilmişti.Ama bu...........
Buram buram sevda kokan türkülerimizde, yarin zülfüne dolanır nağmeler. Ceylan olur bakışlar, ok ok olur sineye batar kirpikler. Sevdiğine kavuşamayınca ozan alır sazını düşer yollara. Gönlünü sazının tellerine bağlayıp haykırır sevdasını.
Tarihî araştırmalarına dayandırarak bir devletin ancak “dört kuşak” yaşayabildiği sonucuna varan İbni Haldun, bu sürenin ötelerini geçmenin mümkün, ancak şartlara bağlı olduğunu belirtiyor.Osmanlılar; o şartları yerine getirdikleri için, altıyüz sene yaşayabilmiş nadir örneklerden biridir.
Bu kampın sakinlerini akşam yemeğinden alıkoyacak kadar önemli haberi izlemek için kafamı kaldırıp televizyona baktığımda: “Olmaz böyle şey! Olamaz! Bu muydu akşam yemeğine çıkmamıza engel olan haber!” diyerek söylene söylene orayı terkettim
Neden seçimlerden bir süre sonra,vermiş olduğumuz oy konusunda pişmanlıklar yaşarız?Hiç düşündünüz mü?
Kendinle başbaşa kalabilmek; herşeyden,herkesten uzaklaşarak,soyutlayarak kendini tüm evrenden,sadece kendinle olabilmek içindeki küçücük odada, hiç kolay olmaz çoğuzaman,hele de günlerden pazartesi ise.
Adalet Ağaoğlu