Yeni Demokrasi
yazıma yeni demokrasi fikri ile girecektim ki her gün yeni kavgalarla meydana gelen ölümler beni derinden yaraladı.
"Edebiyat dünyası, zamanın durduğu, ama faturaların hâlâ geldiği tek yerdir." – Terry Pratchett (kurgusal)"
"Edebiyat dünyası, zamanın durduğu, ama faturaların hâlâ geldiği tek yerdir." – Terry Pratchett (kurgusal)"
yazıma yeni demokrasi fikri ile girecektim ki her gün yeni kavgalarla meydana gelen ölümler beni derinden yaraladı.
Geri dönmeyi istemeden verilen hayatlardır arzulanan.
Nasıl da her gün her gün tükürüp, çöp attığımız bu sokaklarda birikmiyor bu pisliklerimiz ?
Ben seni gönüldaşım belledim. Derdimi bilir, söylediğimi işitir belledim.İyi ki sen varsın… İçimi dökmeye nerden başlayım, hangi bi derdimi yazayım, bilmiyom. Ihhhh! Neyse ! Yazmaya başlayım da, arkası çorap söküğü gibi gelir nasıl olsa. Memur zammı gibi gıdım gıdım değil.
Çok yaklaştı, bir kez daha kırılma noktasında tarih. Sadece Alevi-Sünni değil, sadece sağ-sol, sadece Türk-Kürt değil, bütün ayrım noktaları aynı anda kaşınmış, bütün sinir uçları aynı anda uyarılmış ve cepheler oluşmuştur.
Bir dönem sağ cenah yazarların duygu dünyalarından süzülen en kötü eseri, sol cenah yazarların en iyi, en popüler eserlerine tercih ederdim. Sol düşünür veya yazarların ne dünya görüşünü ne hayat biçimini ne de yaşam felsefesini zerre kadar merak etmezdim.
Ben iyiyim. Guşlar gibiyim. Hani ganadım olsa, sanki uçuverecem.
Bir de kendimizi sorgulasak, başkalarından ziyade biz bizi bilsek önce...
"Laiklik" kelimesi, İngilizce "secularism" kelimesinin tercümesidir. Kelime aslen alem ya da dünya anlamına gelen ve kilesinin karşılığı olarak kullanılan Latince "saeculum" kelimesinden türemiştir. "secular" kavramının kullanımı, ilkin 1648'de imzalanan Vestfalya anlaşması -Avrupa'da ki en uzun din savaşını bitiren anlaşma- ve çağdaş laik devlet ortaya ilk çıkışıyla birlikte gündeme
Köy Enstitülerinin kapatılması eğitime nasıl büyük bir darbe vurduysa, köylerden öğretmenlerin çekilip alınması da, köy halkının aydınlanmasına darbe vurdu. Öğretmensiz kalan köylünün içine düştüğü karanlığı görmemek için; insanın hem kör, hem sağır ve hem de alık olması gerekiyor.
Toplum ve kişilerin yaşamış oldukları tüm olumsuzlukların ana kaynağı, içerisinde bulundukları çağın ilke ve şartlarını kavrayamamaları ya da buna ayak diremelerinden kaynaklanmaktadır. Doğru ve bilimsel bakılması bilinse, sorunların büyük bir çoğunluğu tamamen yok olacaktır. Bunu çağa göre yaşayan toplumlardan rahatlıkla görebiliyoruz.
Eğitimi okuma yazma öğrenmek diye tanımlayamayız. Okuma yazma öğrenmek eğitimin bir parçasıdır ama küçük bir parçası. İnsanların diğer canlılardan ayıra en önemli özelliğin düşünebilme yeteneği olduğunu övüne övüne anlatırız. Oysa böyle olmasında , yani dünyaya insan olarak gelmemizde ve insanların düşünebilme yeteneği olmasında bizim bir rolümüz yoktur. Hiçbir
...Atatürk, insanlara özgürlük verdi, İslam ülkelerindeki gibi yasaklardan bunalıp üstlendikleri sıfata rağmen, içinde bulundukları duruma riya katan insanların olduğu bir toplum istemedi. Bırakın, insanlar istediği gibi yaşasın, sonuçta onları değerlendirecek olan Allah'tır, doğrusunu, yanlışını, hatasını Allah bilir. Tabi ki gönül ister ki herkes hakikati seçsin. Yine de insanlar
Ahlaki bunalımların baskısı vicdanınıza dokunmuyor mu? Dokunmuyor mu? Halkın sosyal bağlarının çözülüşünü görürken bir eziklik hissediyor musunuz? Hissetmiyor musunuz?
İnsanların yaşamında altını çizdiği, önemli bulduğu nice olay var. Kimi mutluluklarla kimi de hüsranlarla dopdolu. Her insanın istese de istemese de yaşadığı bu deneyimlerin sonuçları kişiden kişiye değişir. Kimi bu olaylar karşısında soğukkanlılığını kaybetmez, kimi de yaşama küser, içine kapanır, dünyanın sonu gelmiş gibi davranır.
Yapabilecek olduklarınız ancak bir uçurtma ipi kadar uzağa gidebilir.