Kaht-i Ricalin Tam da Zirvesindeyiz...
Kaht-i ricâlin tam da zirvesindeyiz
Yaşadığımız bugünlerde kıtlık kelimesi ve kavramı gündemi
haylice neşgul ediyor..
Gıda kıtlığı,
Enerji kaynakları kıtlığı,
"“Ayartma dışında her şeye karşı koyabilirim.” — Oscar Wilde"
"“Ayartma dışında her şeye karşı koyabilirim.” — Oscar Wilde"
Kaht-i ricâlin tam da zirvesindeyiz
Yaşadığımız bugünlerde kıtlık kelimesi ve kavramı gündemi
haylice neşgul ediyor..
Gıda kıtlığı,
Enerji kaynakları kıtlığı,
Kitabın kime hitap ettiği, neye hizmet ettiği okuyucunun niyetine bağlıdır. Çünkü iyi ve kötü kitap okuyucunun kendisidir. Kitabı kitap yapan okuyucudur.
Ne demiş Rus Edebiyatının zirve isimlerinden Lev Tolstoy Bir insan acı duyarsa canlıdır, başkasının acısını duyarsa insandır. Hangimiz duyuyoruz başkalarının acılarını? Zor günlerden geçiyoruz, kaç kişinin gece yatağa yattığı zaman şu devirde olan bitenlerden dolayı uykusu kaçıyor? Civan gibi evlatlarımız toprağa düşüyor. Bir dolu masum insan Akdenizin, Egenin
Öyle görünüyor ki; özgür ve amaçlı üretici olarak kabul edilen insanın en büyük başarısı(zlığı) kendisi de dâhil olmak üzere doğayı araçsallaştırmasıdır. O, doğayı ve doğasını (kendine yabancılaşarak) nesneleştirme yoluyla dönüştürendir. Ve her şey bu önkabulle başlar; insan her şeyden önce kendine araçtır. Tuhaf bir biçimde yaşamını sürdürmek için
Ötenazi hakkını tanımamakta ısrar etmek yaşamak istemeyen, yaşam alanı tanınmayan insana tüketim ekonomisini beslesin diye sözde inançlar adına işkence etmektir.
Yedirip içirmek, iyi ağırlamak lazım misafiri ki bir de biz de Tanrı Misafiri denen bir kavram vardır. Yoldan geçen hiç tanımadığımız insanı kapımızı çaldığı zaman Tanrı Misafiri kabul eder, yedirir, içirir, hizmet ederiz o insan... Hele de köylerde yatacak yer bile verirler zaman zaman, bu Anadolu insanının kadirşinaslığına
ABD kendi hainlerini yaşatmaz,
hemen yok eder.
Diğer ülkelerin hainlerini ise destekler,
o ülkenin başına geçirir.
Benim pek beğendiğim ve yılan balığı!! karakterinde adamlar için söylenmiş bir dize vardır;..
Ne kendi etti rahat, Ne âleme verdi huzur,
Yıkıldı gitti cihândan, Dayansın ehl-i kubûr!...
Aranızda birçoklarınız biliyorum ki benim gibi ticaret erbabı... Ticaret Erbabı olup da ticaret yaptığı kişilerden kazık yemeyen var mı? Kimse kendini kandırmasın... Hiç takanağı olmayanın yine de bir iki kişiye para kaptırmışlığı vardır illa ki... Benimkileri bir saysam dudaklarınız uçuklar... Bir kısmı öldü gitti, ahirette Rahmeti Rahmanın karşısına...
Haraç mezat satılan namus ar.
Zarar hep zarar.
Argonun turfanda tarlasında küfrün bini bir para.
Zırva tevil götürmezken,
Işıltılı ekranda kelli felli adamlar zırvalar. Her şey hırdavat pahasına.
Ulusal arpalıkların toplumsal önemi değerlendirilmeye çalışılmıştır.
Soğuk bir kış akşamında kuşlara yem almak için çıkan anlatıcı, beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Park etmiş bir arabanın yanından geçmeye çalışırken, aniden beliren minik siyah bir kedi yavrusuyla göz göze gelir. Bu karşılaşma, yaşamın ani mucizelerini hatırlatır - adeta ilahi bir yaratılış anı gibi, hesapta olmayan ama ruhu
Ama asıl çıkmazımız hayatı sürekli birbirimizle yarıştığımız bir arena gibi görmemiz. Bir galibiyet/ mağlubiyet sonrasında ya kazandığımız zaferle esrik, ayaklarımız yere basmıyor; ya da kaybettiğimizi düşündüğümüz her alanda güvensiz, mahcup ve kırgın hayatın iniş çıkışlarında değişik sendromlar yaşıyoruz. Bunu münavebeli olarak bazen kazanan bazen kaybeden çizgisinde yaşadığımız için
Bacağımı saklamak hissi geçiyor içimden. Yürürken parmakları arasına sıkıştırdığı sigarayı ağzına götürüp içine çekiyor, elleri iki yanına salınırken adam, bana bakmayı sürdürüyor. Utangaçlık hissim bir kat daha büyüyor. “Niye benim bacağım yok Allah’ım! Neden bana bu cezayı verdin” diye bağırıyor içimdeki ses!
Önce Tanrı öldü, sonra söz; sıra insanda...
Post-modern algı yasaları, Batı felsefesinin intiharı'nın katilleri tarafından bir tür silah olarak küreselleşen medya aracılığıyla bütün dünyanın alnına dayanmıştır. Oysa post-modern felsefenin önderleri sayılan düşünürler ve düşüncelerinin, insanın yok edilmesine dair bir silah üretmedikleri ortadadır. Onlar, sözün düşünceyi değil,
Dün ulus(o)alcı Kemalist,
Milliyetçi muhafazakar,
Sağ liberal,
Dindar muhafazakar,
Kürt milliyetçi..