Usta ve Çırak
İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma..
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma..
Son zamanlarda mizah programlarında gözlemlediğim bir durumu sizler ile paylaşmak istiyorum. Katılır ya da katılmazsınız sizin bileceğiniz iş. Masum gibi görünen skeçlerin arasına bolca, çaktırmadan cinsellik serpiştiriyorlar, bunu da seyirciye yedirmeye çalışıyorlar...
Ceplerim erik dolu. Pantolonumun dizi yırtık... Akşama eve gidince kesin dayak var. Cebimden çıkardığım eriğin sapını koparıp ağzıma atıyorum. Aceleyle yolduğum için erik ve yaprak birbirine karışmış. Cam gibi yeşil, cam gibi kaygan erik dişlerimin arasında parçalanıyor. Ekşi suyu dilime dokunuyor. Elimde olmadan yüzüm ekşiyor. Eriği ağzından çıkarıp,
Yolda yuruyorsun, bir patlama sesi ve ne oldugunu anlamadan yerde buluyorsun kendini. Burnun kaniyor, dudaklarina kan geliyor, ne oldugunu anlamaya calisiyorsun...
Köylü çocukları sigara bulamadıkları için ağaç yosunu, mısır püskülü ve kuru yaprakları gazete kağıdına sarıp sigara gibi içtiklerini anlatırlar. Büyüdüğüm kasabanın yarısından fazlası tütüncülükle geçindiği için bizler tütün sıkıntısı çekmezdik. Sigara kâğıdı bulmak zordu. Paketle satılan sigaralar bulamadığımız zaman gazete kâğıdına sarılmış tütün içerdik. Tütün sarmak için gazete
Hala 1999'daki Gölcük değil bu Gölcük. Toparlanamadı. Hala yıkılacak mı, onarılacak mı, yeşillendirilecek mi molozlarıyla mı kalacak belli değil kimi yerler. Unutmak mümkün mü? Ben Gölcüklüyüm. İstesem de unutamam.
Hiçbirimiz diğerimizi bilmeyiz. Bilinmeyenlerin deryasında işte yüzer gideriz. Biz zalimleriz, biz sevenleriz, biz zulmedilenleriz ve aynı şeyiz işte. Hep de haklıyız.
Bakış açın kadarsın, bakış açımız kadarız unutma!
Ardımızda bıraktığımız ne varsa o kadar yaşamışızdır esasında.
İnsanın kaderini ve sonunu tercihleri belirler.
O hâlde tercih senin.
İster hayrı seç ister şerri.
Hayallerimiz hiç gerçekleşmeyecek olmasına rağmen bizi hep mutlu etti.
Altı ay boyunca her sabah umutla uyanıp sessizlikle karşılaşmak nasıl bir duygudur?
"6 Ay da Doldu", işsizliğin sadece ekonomik değil, aynı zamanda insanın onuruyla, özgüveniyle ve görünmez olma korkusuyla verdiği mücadeleyi anlatan içten bir yazı.
Belki de en ağır yük, kaybedilen para değil; kaybedildiğini
Abbas Güçlü, ilk açıklamalarına cemaate yakın olunca, başbakandan hemen tepki geldi. Peki Abbas güçlü, dik bir duruş sergilemesi gerekirken ne yaptı? Başbakanın elini öpeceğini söyledi. Korku hemen fikir değişikliğine yansıdı. Madem düşüncede haklsın neden değiştiriyorsun
Toplumsal değerlerin algılanışı o toplumdaki insanların değerlendirmelerine göredir.Bazen kötü iyi olarak kabul görebilir.
\- Yaşı küçük ama kalemi güçlü Sevgili Duygu Ergun’a.........-
Deniz süt liman... Yakın ve uzak... Bulutlar ince ve hassas. Saat sabahın 6.30' u. Susmuş tabiat. Kuşlar var sadece. Sesleri ayyuka çıkıyor bu sessizlikte...
Cennetten kaçmak ister mi insan? Cennet yurdum, yedi iklimim, dört kıtam üzerinde biz biraz çıkıntı mıyız? Biz depremlerde, çürük binaların altında karıncalar gibi ölürüz. Sel olur bizim sokaklarımız göl olur. Askere gidip biz ölürüz. Kar bizim çatılarımıza yağar, öfkeli rüzgârlar bizim çatılarımızı söküp atar. Biz ölürken birileri zengin
Bu yazının büyük bir bölümü, darbe girişimin ertesindeki Pazar günü yazıldı. Öyküye dayalı yazılarımı bir hafta kadar bekletir, olgunlaştıktan sonra sitelere asardım. Bu yazımı da, Yanılgıya düşebilirim, olasılığını da göz önünde tutarak bir hafta sonraya erteledim.