Mudurnulu Fatma Nine"nin Günlüğü / Paralel Bir Ürya Gördüm
Siz hiç paralel ürya gördünüz mü?
"Yazdıklarım bir gün anlaşılmaz olursa, bilin ki suç benim değil, zamanın." - Samuel Beckett"
"Yazdıklarım bir gün anlaşılmaz olursa, bilin ki suç benim değil, zamanın." - Samuel Beckett"
Siz hiç paralel ürya gördünüz mü?
Bu metin, antik tanrı El'in evrimini ve özel mülkiyet kavramının köleci toplum yapılarıyla olan ilişkisini inceliyor. Yazı, El'in başlangıçta tam bir tanrısal güce sahip olmadığını, zamanla panteonlar ve baskı mekanizmaları geliştirdiğini vurguluyor. Metnin odak noktası, "mülk sahibi" kavramının teslimiyetçi kültürlerin oluşumundaki rolü ve bunun toplumsal yapılar üzerindeki ürkütücü
Gelişen sürecin doğru olan deklarasyonuna göre zulmü ve ceberrutluğu içinde başa gelen köleci deklarasyona uygun olmakla doğruydu, kaderdi. Kadere rızasızlık yanlıştı, kâfirlikti.
Sadece canlılar mı ölür, peki ya kitaplar? Kitapların da bir ruhu yok mudur?
Kitap sektörünün ve yayıncılığın zor günler geçirdiği günümüzde, acilen bir şeyler yapılmazsa eğer kitaplar ölecek ve kültür büyük bir darbe görecektir. Kitapların ölmesi demek, toplumun hafızasının ölmesi demektir ki bu da ciddi bir
"Laiklik" kelimesi, İngilizce "secularism" kelimesinin tercümesidir. Kelime aslen alem ya da dünya anlamına gelen ve kilesinin karşılığı olarak kullanılan Latince "saeculum" kelimesinden türemiştir. "secular" kavramının kullanımı, ilkin 1648'de imzalanan Vestfalya anlaşması -Avrupa'da ki en uzun din savaşını bitiren anlaşma- ve çağdaş laik devlet ortaya ilk çıkışıyla birlikte gündeme
Gül bahçelerinde gül koklamak en çok onların hakkıydı; dikenleri tenlerine battı! ..
Ağladılar ve kanadılar durmadan!
Başbakan; Balyoz Davasında 18 yıl ceza alan yoğun bakımdaki Orgeneral E. Saygun’u ziyaret etmiş, üsdelik bi de elini tutmuş.
Herkesle tartışma yapılamaz. Tartışma sabit fikirli, ön yargılı, art niyetli olanlarla, cahillerle, konu hakkında yeterli bilgisi olmayanlarla, inatçı, saygı ve edep fakiri kişilerle yapılmamalıdır. Yani kral aslanın dediği gibi eşekle tartışılmamalıdır. Aslında tartışmak çok da doğru bir eylem değildir. Çünkü; dostla yapılırsa; dostun dostluğunu azaltır, düşmanla olursa onun
Genç nesillere alın terinin ne denli kutsal olduğunu öğretmeliyiz ki kısa yoldan, hak, hukuk demeden, çalıp çırparak ve devleti dolandırarak kısa zamanda köşe dönmeye kalkmasınlar. Yenen her bir haram lokmanın bizleri biraz daha cehennem ateşine yaklaştırdığını, manevî dünyamızı harabeye çevirdiğini, imanî ve insanî duygularımızı alıp götürdüğü gerçeğini onlarla
Herkesin bi rol modeli varmış. Senin rol modelin var mı sevgili günlüğüm? Yeni rol modelimiz Acun’muş. Başbakanı bile sollamış bu yarışda. Bunu yazan gastelere, başbakan bi gün hadlerini bildirir.
Yapabilecek olduklarınız ancak bir uçurtma ipi kadar uzağa gidebilir.
Torpil, Türkiyenin en büyük toplumsal sorunlarından biridir. Torpil, bir kişinin akraba, arkadaş, tanıdık veya yandaş olan kişilere hak etmedikleri avantajlar sağlaması veya sağlanmasına aracılık etmesi şeklinde tanımlanabilir. Torpil, hem torpillenen hem de torpil yapan kişi veya kurumların yasal sorumluluklarını ihlal ettiği hem de torpillenmeyen kişi veya kurumların haklarını
Okumaya değmeyen bir deneme. Gidin bir bardak çay için veya çocuğunuza yenilin daha iyi...
Bu gün 19 Eylül Gaziler Günü. Bildiğim kadarı ile İstiklal Savaşı gazilerimizin hiç biri kalmadı hayatta. Bir iki tanesini üç beş sene önce televizyonlara da çıkarmışlardı. Aksakallı, onlarca oğlu, torunu torbası olan, nur yüzlü, buram buram Anadolu kokan dedelerimiz, mübarek insanlar. Onlara çok şeyler borçluyuz. Hayatımızı, namusumuzu, vatanımızı,
Nasıl da her gün her gün tükürüp, çöp attığımız bu sokaklarda birikmiyor bu pisliklerimiz ?
şuursuzca yazılan kelimelere şurulu insanların cevapları nasıl olacak acaba?
Yine guzelim uykum uzaklardan gelen bir aciyla bolunmus, daha da kendini hissettirmis ve gozlerimi acmaya zorlamisti. Acim dinsin diye yanibasimdaki karaciger ilacimi, yerde duran ve de dunden kalan sicak biramla icmis, etkisini gostersin diye de uyudugum kanepeye tekrar uzanmistim
Toplum ve kişilerin yaşamış oldukları tüm olumsuzlukların ana kaynağı, içerisinde bulundukları çağın ilke ve şartlarını kavrayamamaları ya da buna ayak diremelerinden kaynaklanmaktadır. Doğru ve bilimsel bakılması bilinse, sorunların büyük bir çoğunluğu tamamen yok olacaktır. Bunu çağa göre yaşayan toplumlardan rahatlıkla görebiliyoruz.
Reşat Nuri Güntekin