İnsanlar
İnsanlar... Doğuştan eşit ve masumdurlar... Acaba? O zaman bu kadar çekişme ve kargaşa niye?
"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"
"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"
İnsanlar... Doğuştan eşit ve masumdurlar... Acaba? O zaman bu kadar çekişme ve kargaşa niye?
Benim hastalığımdır: Kolundaki saate bakan birini görürsem, dayanamam gider saati sorarım. Kişi saatin kaç olduğunu öğrenmek için saate bakmaz. Ya niçin?
Ruh
Ya bin yıl, ya bin asır sonra o gün gelecek.
Koklarken küllerimi mezarımda bir böcek
O kadar yanacak ki, bir yüksüklük toprağım,
Yerden bir damar gibi kopup fışkıracağım!
neden sonsuz bir inatlaşma içindeyizdir ki yaşamla? oysa onca guzel şeyi bize hiç hesap sormadan veren kac sey vardır?! gozlerimizi kaldırmak vakti ayak izlerimizden... ve bakmak vakti ayak basabileceğimiz yıllanmış güneş yanığı yollara!
Böyle başlar yolculukları...Karanlığın çöktüğü , herkesin el ayak çektiği zamanlarda yeryüzünün tadına varabilmek için sessizce yağar geceye...
İstediğimiz şey bizim için hayırlı değilse Allah onu vermeyebilir. Eğer başka bir şey verilmişse, hakkımızdaki hayır onda saklı demektir. Çünkü güzelden, kötülük zuhur etmez. Güzelden ancak güzellik, iyilik gelir.
bir dar kapıdır geçeceğin. azığını hazırla, yol çetrefil. kentli yaşamlardan, sırnaşık kızlardan, vefa, merhamet, ve sadakatten arınmış yüreklerden gayrı ne varsa doldur heybene . . .
Aristoteles bir yazısında ırmakta yaşayan küçük canlılardan söz eder : Ömürleri bir gündür..
Bunlardan sabah 8'de ölen genç ölmüş sayılır ; akşam 5'te ölen ise yaşlı . . .
Bulmak için aramak, aramak için güçlü olmak gerekir; sevmek için bilmek, bilmek için yüce olmak gerekir; ne yücelik ne de bitmek tükenmek bilmeyen bir güç kaynağı var elimde.
krallığın sona ermiştir artık ve bütün kraliyet mensupları senin cenazene katılmak için bir bir sıraya girer, ama onlar yüzünden öldüğünün farkında bile değillerdir, onlar sadece eğitilmiş ama kör birer katildir…
Son birkaç yıldır televizyon programlarında kalitenin uğradığı erozyonu görmek için kahin olmaya gerek yok.
Ben senin, dolu yağarken sığınabilecek bir saçak altı bulma yeteneğini sevdim.
Ayazda ısınmak için, dağ başında rastladığın küçük tahta kulübenin kapısını çalma cesaretini.
Ateşler içinde yanarken, içindeki alevsiz yangını göz yaşlarınla söndürmeni.
uzun sessizliklerin suclusu ates rengi yapraklarda ki hayat kirintilari midir acaba? yoksa leyla' sini arayan askzedeler mi?