Bir Gece Hikayesi
Saat 01:00,eve yeni girdim.Tüm gece manasiz kelimelerle kurulu cümleler dinledim.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Saat 01:00,eve yeni girdim.Tüm gece manasiz kelimelerle kurulu cümleler dinledim.
sanal bir alemde sanal bir insana sanal bir şekilde aşıktım bu kalbim iki kişiyi sevebilirmiydi? bunun iç hesaplaşmasını beynim ve yüreğim yaparken beni bile hayrete düşüren iki taşın arasında kalmışlığımdı
Çevremde farkına varır, gözlerim ışıltılıdır, hayat doluyumdur bazen…
Kimi zaman yaşayan bir ölüyümdür, etrafını görmeyen ve sadece ayakları üstünde gezen…
Ağlamak gözlerimizde çiçek açması gibi bir şeydir. Ağlamayı kedere dönüştürmektense yanaklarında açmakta olan bir çiçeği hayal et ve onun suya ihtiyacı olduğunu düşün
Benim pencerem en parlak yıldıza bakar,
Nüfus cüzdanımda aşkın suretini taşırım ben
Bahçeli eski evlerde aşk masalları dinlenirken,
Yorgun bir otobüs geçer şehirden.
''Karşılığını veremeyecek birine bir iyilik yapmadıkça, mükemmel bir gün geçirmiş sayılmazsın''
(JOHN WOODEN)
Hansel’in ucundan tırtıkladığı “pastadan yapılmış ev” düşüncesi hep cazip gelmişti bana ama büyünce bir de baktım ki zamanında o hikayeyi okuyan erkek çocuklar- şimdinin sapıkları olup çıkmış, elma şekeriyle çocuk kandırmaya çalışıyorlar
Isınma... Serinleme... Isınma... Serinleme... Isınma... Serinleme... Bir gerçek varsa o da ısı sıcaktan soğuğa doru gider... Hayatın bilimsel bir gerçek olmadığı ortada... O kendi karar verir sırasına...
İstediğimiz şey bizim için hayırlı değilse Allah onu vermeyebilir. Eğer başka bir şey verilmişse, hakkımızdaki hayır onda saklı demektir. Çünkü güzelden, kötülük zuhur etmez. Güzelden ancak güzellik, iyilik gelir.
Yakın arkadaşlarıma şöyle bir bakıyorum. Hepimizin ortak bir noktası var...
Sizce Türk Gençleri bu konuda gereken duyarlılığı gösteriyor mu?Sizce bizler eğitimimize ve bununla beraber geleceğimize gereken önemi veriyor muyuz?
Ve gün geldi, farkında olmadan, anlamadan, tadına varamadan, içimizdeki zincirleri kıramadan büyüdük..Sorumluluklarımız arttıkça, yalnız kaldıkça daha da büyüdük..
Huzur evi ziyaretlerimi aksatmaktan hiç haz etmezdim, bundan birkaç sene öncesine kadar.. “Yağmur, çamur” demeden giderdim yanlarına.. Bilirdim, görünce:
\- “Geldi, hayırlı kızımız” diye, sevineceklerini.
\- “Dün akşam, Hasan Amcan öldü” demişti.. Dalgın, ağlamaktan göz pınarları kızarmış gözlerle, ölümün her an peşinde olduğunu kabullenen yaşlı teyzelerden
kalp gülümseyerek diyor ki :)) benim ilginç bir fıtratım var biliyor musunuz?
uzun sessizliklerin suclusu ates rengi yapraklarda ki hayat kirintilari midir acaba? yoksa leyla' sini arayan askzedeler mi?
Yüzünü buruşturma, geçecek! Her kalp kendine yeni bir eş kalp bulmak için yollara düşecek, yola düşmese de oturup bir köşede beklese de , diğer bir kalp tarafından bulunacak,sonsuza kadar seni sevmeyeceğim korkma...
...Her ne kadar karışıkta olsan, zaman zaman beni bir o yana bir bu yana uçursanda… SENİ SEVİYORUM HAYAT!!!...