Yıldızlar
Daha önce hiç, parmaklarınızla görmeyi, ellerinizle konuşmayı, bacaklarınız olmadan kırlarda koşmayı ve tüm bunlar olmadan özgür olabilme ihtimalini düşünebildik mi?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Daha önce hiç, parmaklarınızla görmeyi, ellerinizle konuşmayı, bacaklarınız olmadan kırlarda koşmayı ve tüm bunlar olmadan özgür olabilme ihtimalini düşünebildik mi?
Ve açıldı perde 1978’ de. Sahnenin girişinde kör hayat zebanileri biletleri çoktan satmıştı bile. Tıklım tıklımdı hayat. Ve tek kişilikti sahne.
Sen, çocukken uçurtması uçmayan çocuk ve elinde yarım ekmek arası zeytinle dolaşan biraz hüzünlü biraz kapanık bir o kadar da narin çocuk.
Bunun nesi olağanüstü şimdi? Olmuş bitmiş işte. Lütfen sıfatları bol keseden, düşünmeden kullanmayalım.
Birgün mektubun gelir belki de sen olursun gelen, değişiklik olur; ama değişmez hiç, sen olan bir şeyleri bekleme ümidim...
Günün sorusu: Savaşın göbeğinde olan sevdalar var mıdır?, Ya da postacının sevda güvercini elinde gelişi?, Ümitler kurtulmuş olrmu
ölüp ölüp dirilmeden
hergün bin kez gerilmeden
yokluğa kanat germeden
imkansız yolar aşılmaz...
diyor murat göğebakan abimiz
yıllar geçtikçe denize özlem duyuyorsun. İyot kokusu uyuşturucu gibi damarlarına yayılsın istiyorsun.
Hayatta herkes birilerine miras bırakabilir,ama önemli olan değer verilen bir isim bırakmak olmalı
bahar güneşinde paramparça edilen bir yüreğin isyana kayan yakarışlarına nasıl bir yanıt vereceksin yaşam!?!