Çiğ Damlası
Böyle başlar yolculukları...Karanlığın çöktüğü , herkesin el ayak çektiği zamanlarda yeryüzünün tadına varabilmek için sessizce yağar geceye...
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
Böyle başlar yolculukları...Karanlığın çöktüğü , herkesin el ayak çektiği zamanlarda yeryüzünün tadına varabilmek için sessizce yağar geceye...
oldugun gun ...
bir yildiz parladi o an, gokyuzunde gunes gibi.
yeryuzunun bir karis topragi ah etti, "goreyim" dedi. kiyama durdu kainat temasa edebilmek icin sen`le bir an.......
Hadi bana bir mektup yaz.. Mahsus selam et bütün arkadaşlarımdan..Bana burada yaramaz havadis yok yalanları yaz.. Çocuklar iyiler büyüyorlar de.. Evdeki çocuklar gibi sokaklarda yatan çocuklar da iyi, onları kimse horlamıyor, bankamatiklerde yatmıyor,
Çatlak kabuk yeni birşey daha öğrenerek yoluna devam ediyor. Çatlamış kabuğunu nasıl kıracağını düşünerek. Ve diğer kabukların nasıl kırılacağını.
Anlıyor ki bu dünyadaki en zor şeylerden biri bir insanı değiştirmek.
Kırgın mıyım?Kırgınım, hem de çokça. Büyük harflerle yazmalı, altı çizilmeli ve en kısa zamanda güneşimi bulmaya gitmeli...
Keşke eski ahşap radyonun etrafına sıralanan bir avuç çocuk olsaydık da, büyüklerimizin ajans dinlediği zamanki ciddiyetlerini kendimize şiar edinseydik.
Ama sonu ne olursa olsun umut yaşama sebebidir insanın. "Umutla yolculuk etmek gidilecek yere varmaktan çok daha güzeldir", sözünü söyleyen de bence küçücük bir umut parçasıyla yola çıkan bir umut yolcusuydu. Umut çıkar yoldur, umut yeni başlangıçlardır, umut hayallerin mimarı,hayatların müteahhitidir.
Simyacı kitabında Paulo Chello ‘’Bir şeyi çok isterseniz evren de sizinle birlikte hareket eder ‘’Der.. Bir şeyi çok istemeden ona kavuşamazsınız.
Nedir beni pes ettiren.
Nedir benim içimdeki devi küstüren.
Nerede ütopyalarım , nerede mutluluk hayallerim.
Oturan boğa ayağa kalkmak yerine sırt üstü uzanıyor derin uykuya.
Ben senin, dolu yağarken sığınabilecek bir saçak altı bulma yeteneğini sevdim.
Ayazda ısınmak için, dağ başında rastladığın küçük tahta kulübenin kapısını çalma cesaretini.
Ateşler içinde yanarken, içindeki alevsiz yangını göz yaşlarınla söndürmeni.
Ne yaparsak yapalım , ne kadar hızlı koşarsak koşalım ; bir gün gelecek ve bir başımıza sarılacağız karanlığa
Eğer;ben değil biz diyen,çıkarı değil faydayı düşünen,sadece ülkeyi değil tüm dünyayı düşünen,şimdiyi değil yarını düşünen beyinleri desteklersek insanların değer ölçümlerindeki standartları da yükseltebiliriz.Böylece de az değerli çok insanlar yerine çok değerli az insanların olduğu dünyaya kavuşuruz.Zaten o çok değerli az insanlar değiller miyidi geleceğe mutlu ve umutlu bakmamızı
Artık çoğumuz cep telefonlarımızı almadan yatağa bile giremiyoruz. Mektup yazmakla uğraşmak yerine yolladığımız, ya da aldığımız mesajlar bizi ne kadar mutlu ediyor değil mi? Bazen hiç tanımadığımız insanlardan mesajlar alabiliyor, yanlışlıkla başkaların
Kendi içinizde bir yolculuk yapmaya çıkarsanız , önce beyninize misafir olmayı deneyin.Çok şaşıracaksınız.