Aşk Bir Pervanedir…
“Bu, romanın son cümlesi olmalı.”diye söylendi, kitapçı bilgiç bir edayla.
"Okumayı sevenin her yerde bir evi vardır. — Hazel Rochman"
"Okumayı sevenin her yerde bir evi vardır. — Hazel Rochman"
“Bu, romanın son cümlesi olmalı.”diye söylendi, kitapçı bilgiç bir edayla.
Kavuşmak için benliğine tekrar, aynalara koşacaksın. Ama nafile hepsi, aynalara bakmaya utanacaksın...
Sonsuz ayrılıkların gölgesinde türkülere yaslanmak seni teselli etti mi?
Korkunç kaktüslerin, acımasız dikenlerinin arasından bir nefese daha ulaşmak seni tatmin etti mi?
Derinlerde değilim diyorum.
Dipteyken kelebek olduğumu düşünüp yukarılara çıktığımda aslında bir balık olduğumu düşünmek bu aslında.
“Yaşasın!” deyip gülümsedi kendine, camdaki yansımasına bakmadan yine. Çok anlamsızdı her şey. Korkunçtu ayrıca. Korkunçluk içini kanatan, acıtan duyguda değildi; Her şeyi açık ve net anlamasındaydı.
Yahut daha önemlisi dostlar. Duymazlıktan gelebilir mi insan kuş sesini ?
Aslında amacım bir öykü yazmaktı. Ama biliyor musun sevgili okurum? Yazamadım bunu. Niyeyse seninle konuşmak çok daha fazla hoşuma gidiyor şu anda...
Laydy Macbeth ve Laydy Laina’nın acilen mutlu hissetmelerini sağlayacak sürprizler bekleniyor...
Dip not : Haa unutmadan fikir , öneri ve DÜŞÜNCELERİNİZ için real\_leon@hotmail.com adresini kullanın. Ama düşünceniz “kapa çeneni ” türünden bişiyse paylaşmasanızda olur :)
Derin bir of çeker tekrar kadehine doldurursun içkini.Eline alır pencere kenarına geçer camda çıkan gölgenle konuşursun..Yüzündeki kırışıklıkların ne zaman oluştuğunu anlamazsın bile.Zaman o kadar hızlı bir tren ki Hiçbir istasyonda durmuyor.Bindiğin bu trenden ancak öldüğünde inebiliyorsun.Trendeki arkadaşların çok garip.Hepsi dünya derdine kendisini kaptırmış kurma oyuncaklar misali her gün
Bozuk olan hiçbir şeyi sevmeyiz biz. Bozuk olana bozuk atarız. Televizyon bozuksa tepesine vururuz, kız bozuksa kafasına sıkarız.
Sesini duyuramadan bağırmak zorunda kaldığı yıllara kilitlenen bir yürek söylemi döküldü dudaklarından. Dilinde bir İstanbul düşünün,düşünden düşüşünün bağdaş kurmuş suskunluğu sancıyordu. Bir depremin ucuna astı suskunluğunu..harf harf şiddetlenerek ecel
Her yere yetişilir / Hiç bir yere geç kalınmaz ama / Ahmet Abi beni bağışla
Diyor şairin biri, mendilindeki kan seslerine eşlik ederken. Bir diğeri Bu dünya beni çirkineştirmeden yok olma yollarını öğrenmeliyim.
Ve Yine aynısı Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı /
Duygularımızı,düşüncelerimizi,kısaca aklımıza geliveren herşeyi anlattığımız Türkçe’yi ne kadar biliyor, ne kadar doğru kullanıyoruz dersiniz? Dilimizi doğru kullanmadığımız müddetçe,kendimizi başkalarına istediğimiz gibi anlatmamız mümkün değ
Beni bilindik anlamda kötü, polisiye, akademik ya da başka herhangi bir suça ya da basitliğe itmeyen ve benim dışımdaki bireylerin ise ancak benim iznim olan kadarına ve izin verdiğim müddetçe tanık olabildiği karanlığımın kişisel manifestosu yazılacağı g
aynalardan uzak durmalıydım, kendimi bulabilmem için. kaçtım kaçıyorum derken, bir ayna bulmuşum camdan değil etten. 'yürek aynası'... ne alırsa onu yansıtıyormuş. baktıkça kendimi buldum. o kadar çok baktım ki başım sola eğildi.....