Yaz Akşamları
İçime boş yaz tatillerinin sıcak, hayatı anlamsız kılan, bunaltıcı sorgulamaları çöktü şimdi.
Evim sandığım tüm yollar uzaklarda
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
İçime boş yaz tatillerinin sıcak, hayatı anlamsız kılan, bunaltıcı sorgulamaları çöktü şimdi.
Evim sandığım tüm yollar uzaklarda
Telaşla dağılıp,her
biri bir sokakta kayboldu.Kimi bir zile dokunacaktı
hasret gidermek için; kimi bir tuşa basacaktı iş yapmak, yeni dünyalar yaratmak için;kimi de
yalnızlığa...
Ben de engelliyim. Ama bedensel, işitme ya da görme engelli değil zihinsel engelliyim
Evet ağlıyordun, Ama kanamıyordun! Ya da bazen kanıyordun ama anlamıyordun.
Hayatımın neresinde başladı,yaptığım hataların yüzüme vuran yağmuru. Fırtınaların bedenime verdiği sancı ne zaman silinecek hayatımın, yağmur damlalarıyla ıslanmış penceresinden.
Elimde, Şiir yazacak, öykü yazacak, makale yazacak, senaryo yazacak, yeri geldiğinde garip gurebaya dilekçe ve arzuhal yazacak, sırası geldiğinde onları ve bütün mazlumları ve haklı olan güçsüzleri her platformda gündeme taşıyacak gönüllü bir avukat, gönüllü bir yazar olarak yazılar yazan ve her daim yazacak bir kalem var!
Evime girip, çalışma odama geçtiğim anda, arka cebimde ezilen sigara paketinden üç zayiat verdiğimi fark ettim..Kırılan sigaraları sağ avucumu yumruk yaparak kül tablasına bıraktım../Avuç içine dağılan bütün tütün parçacıklarını da sol elimin yardımıyla t
Amaç olmadan insan
nasıl hareket edebilir.
‘her gün hangi amaçların
peşindeyiz, görünen görünmeyen
bilinse, herkes saklanacak bir yer arardı.’
Siz hiç birinin yanağını öperken hem dudağın hem de yanağın size ait olduğu hissine kapıldınız mı?
Ne yuzun var gitmeye ? Giderken düşüşlerini unutarak beni üzmeye ? hayır yorgunsun sen ! Gitme ! Benimle kısacık ömrümde gerceklerle kal !
Kalemle uğraşanlar yazının verdiği acıların neler olduğunu yeterince anlatabilse, bugün herhalde bir çoğumuz bu vadide yol almazdık.
Bizler hiç birşeyi tam anlamıyla yaşayamaz mıyız? Yoksa sadece malzeme olsun diye mi yaşarız!?
Geceden kalma karanlık bulutlar çullanıyor sırtıma buram buram canım acıyor uyuşuyor bacaklarım cimri ellerim bırakmak istemiyor tuttuğu resmi siyah beyaz kenarları yanmış ...
Bir göçmen kuşun gelip gönlümde yuva yapmasını,beni mekan olarak kabul etmesini istiyorum.Elimi sol yanıma bastırıp duruyorum öylece..
Hayat çorbası çatlaktan sızıyor ; soğuyor . Üzerinde bağlayan kaymak gibi kırışıyor tenimiz ve titriyor ellerimiz . Sonra biz dört ölümü fark etmeden ve hatta bazısını çoğu zaman isteyerek yaşarken birileri beşinciye ağlıyor bizim yerimize .