Pkk'nın Hedefi; Komünist Toplum
Kin, nefret ve öfkeyi hakim kılmayı amaçlayanların sinsi oyununu dostluk, kardeşlik, birlik, sevgi, saygıyı ve güzel ahlakı yaygınlaştırarak bozalım.
"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"
"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"
Kin, nefret ve öfkeyi hakim kılmayı amaçlayanların sinsi oyununu dostluk, kardeşlik, birlik, sevgi, saygıyı ve güzel ahlakı yaygınlaştırarak bozalım.
TV reklamları bu ülkedeki psiko-sosyal bunalımın, hastalığın ve ruhsuzluğun çok açık bir göstergesi, adeta toplumdaki gidişatın, zavallılıkların, aczin, yenilginin, çürümenin ve kokuşmanın aynası olmuş. Ruhunu kaybeden toplumlar diğerleri karşısında başarılı olamaz, ruhsuz uluslar ezilmeye ve özgürlüklerini kaybetmeye mahkumdurlar.
YZ
Hümanizm insanı değişik farklılıkların üzerine çıkarmak, dini ve milliyeti ne olursa olsun insanca muamele edilmesi gerektiği fikrine dayanıyordu. Batıda mezhep kavgaları, Hıristiyan milletlerin birbirlerini boğazlamaları kızışınca, hümanizm fikri de revaç buldu; bu düşünce sistemi de laik devletin doğuşuna zemin hazırladı.
Sema Kaygusuz
Milli egemenlik, egemenliğin millete ait olduğu gerçeğini teslim etmektir. Halkın görüşünün esas alınmasıdır. Halkın seçtiklerine saygı duymaktır. Kişi ve zümre egemenliğini reddetmektir. Onun içindir ki milli egemenlik, monarşi ve oligarşiyle bağdaşmaz.
"...Gerçeği kabul etmiş ve derin bir sessizliğe dalmıştı.
O akşam gardiyanlar mahkûmları işkenceye götürmek için koğuşa gelince adamın ölüsünü bulmuşlardı; zavallı, gerçeğe dayanamamıştı.
Hikâyeleri yazarken bile ürperdim, inanın"
Bu halk hareketlerinin görüldüğü ülkelerin sosyo-ekonomik durumları, rejimleri arasındaki farklılık, çoğunda bu hareketlerin, emperyalist çıkarlar doğrultusunda yönlendirilmesi, gelenin gideni aratması yukarda yaptığımız “Ancak, dünyaya tohumu atılan anti-kapitalist bilinç, devrimle dünyayı değiştirme anlayışı, özgür, sömürüsüz, barışçıl, adil bir dünya özlemiyle başkaldırı geleneği tekrar kendini göstermeye başladı.” tesbitini çürütmüyor kanımca.
Yeşilin koynunda güzellik uykusunu uyuyan Trabzon, ülkemizin en şirin şehirlerinden biridir. Yeşille mavinin koyun koyuna olduğu bu mümbit topraklar maddî ve manevî binlerce zenginliği içinde saklamaktadır. Dünden bugüne, bugünden yarına taşınan bu zengin birikim hepimizin ortak değeridir. Bunu geleceğe taşımakta şair ve yazarlara önemli görevler düşmektedir. Onlar ne
Kadının birini saraya götürmüşler, ahır nerede demiş. İnsan ne görürse onu yaşar. Bir şehir insana ufkunu göstermediği sürece o şehirde yaşayanların geleceği karanlıktır.
Çok merak ediyorum seçimlerden sonra tanzim satışlar devam edecek mi?
Günümüzde polis sayımız 230.000i aşmış, 218.600 tane özel güvenlik görevlisi istihdam edilmiş, Jandarmada 250.000e yakın eleman görev alıyormuş.
Yasaklar yasaklar yasaklar ! Her yasak, içinde bir sindirme politikası saklar.
Tek tanrılı semavi dinler gibi bir kitaba sahip değil bu yeni din,ancak çok güçlü bir tanrısı var.
Bu tanrı ödüllendirme ve cezalandırmayı öteki dünyaya bırakmaz,her şey bu dünyada olur ve biter.Hem de anında!O tanrıya sahipsen yaşadın,değilsen yandın…
Bu tanrı ya kağıttandır,ya da madenden.Bankalarda yatar,
Kerem Eksen