Ben Şimdiden 2023 Yılının Hayalini Kuruyorum
İçimden haykırmak geliyor: Yuh, yani bir Fransız gibi de mi olamayacağız! diye
"Yazmak, aslında hayatın kendisiyle alay etmenin en ciddi yoludur." ― Virginia Woolf"
"Yazmak, aslında hayatın kendisiyle alay etmenin en ciddi yoludur." ― Virginia Woolf"
İçimden haykırmak geliyor: Yuh, yani bir Fransız gibi de mi olamayacağız! diye
İhanetin ve alçaklığın boyutu gittikçe büyüyor…
Devletin ve milletin bekasını hedef alan hıyanet çemberi gittikçe genişlik kazanıyor…

Ataturkcu yetistirilen ve bununla da sonuna kadar gurur duyan bir birey olarak, partisinin basinda cumhuriyet adi tasiyan ana muhalefet partisi kanimca kopruden son cikisi kacirmis, siyaset yapmaktan bezmis, iktidar inancini da yitirmis bir sekilde en azindan hayattayiz, bu da bir sey be abi hesabi yoluna devam etmektedir.
Onur Öymen sırasını beklesin.
Ülkede ne huzur bıraktınız, ne insanlık bıraktınız, ne ahlak bıraktınız, ne vicdan bıraktınız, ne din bıraktınız, ne töre bıraktınız, ne ekonomi bıraktınız, ne doğa bıraktınız, ne fabrika bıraktınız, toplum alenen birbirini öldürüyor.
Oyunda, işe ihtiyacı olan dul bir kadının tanıdığı bir kadın tarafından isteksizce bir köşke hizmetçi olarak götürülmesi ve orada yaşadığı olaylar anlatılıyor. Öyle ki kadının gittiği bu köşk, herkes tarafından perili ve cinli olarak biliniyor ve bu nedenle bırakın köşkü çevresine dahi kimse gitmek istemiyor.
Daha
Mahkûm arkadaşım ve koğuş arkadaşlarının bir umudu vardı. Kandilden gelen ve pişman olan teröristlerin tutuklanmaları halinde erken tahliye olacakları umuduydu. Basından gelen her yeni haber onların özgürlük hayallerine her gün bir şafağa az kaldı çentiklerini atmalarını sağlıyordu.
Ama nerdeee?..
Yeni eğitim sistemi hakkında, eğitim- öğretimle hiç ilgisi olmayanlar bile görüş belirttiklerine göre; bir öğretmen olarak, çöp kadarcık çocuklara giydirilen takım elbise hakkında görüş belirtmek; bana sünnet değil, farzdır farz.
Neymiş efendim, birlikte düşmana karşı savaşırken, diğeri etrafı yağmalamış, soymuş soğana çevirmiş. “Hep bana hep bana, her şey bana” demiş. Diğeri mağdur oluvermiş, paylaşımda ve tahakkümde dışlandığı için tüm soygunu, talanı ifşa edip konu komşuya rezil etmiş kardeşini.
Geçen hafta aile mezarlığına toprak taşıyordum. Yanımdan el ele bir sevgili çift geçti. Sonra az ötedeki bir barakaya girdiler. Sizce buna müdahale etmem doğru mu?
İnsanlar riyakarlıkta olimpiyat birinciliğine oynuyor galiba. Söyledikleri ile yaptıkları arasında uyum görmek mümkün değil.
Sevgili okur, bu yazıyı okuduktan sonra moralini bozup karamsarlığa kapılacağın yerde kafanı kullan ve neler olup bittiğini sorgula. Bunu yaparken de Kapitalizmin, küreselleşmenin egemen olduğu bir dünyada yaşadığını ve ileri demokrasi denilen bir dolmanın sana yutturulmak istendiğini hatırından hiç çıkarma.