Zor Zamanlarda Dik Durabilmek!
Özellikle model ülke diye pazarlanan Türkiyenin, son beş yıl içinde bir muhterisin hükmetme hırsına nasıl kurban edildiği bütün dünyanın dikkatini celp etmektedir
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Özellikle model ülke diye pazarlanan Türkiyenin, son beş yıl içinde bir muhterisin hükmetme hırsına nasıl kurban edildiği bütün dünyanın dikkatini celp etmektedir
Ermeni Kilisesi ve cemaati Rum ve Yahudilere göre çok daha da ayrıcalıklı bir konumdaydı. Zira 29 Mart 1863 tarihinde Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki durumunu daha da güçlendiren, ek ayrıcalıklar tanıyan ve kendilerini yönetmeleri konusunda özerklik getiren Ermeni Milleti Yönetmeliği (Nizamnameyi Milleti Ermeniyan) yürürlüğe girmişti.
Demek ki biz de böyle böyle öğreneceğiz, adalete, özgürlüğe, eşitliğe yürümenin yollarını.
Yenilmeye doymak bilmeyen bir tutkunun esaretini kıra kıra...
Ama biz görmesek de mutlaka yürünecek bu yol… Gençler aşıp gidecek ezberlerimizi…
Şebnem İşigüzel
"Az önce, "Allah'ım ne olur, bugün tarihi utanç günümüz olmasın," diye dua etmeye başladım. Bu düşüncemde yalnız olmadığımı da biliyorum. "
Tabiri caizse; Ötesiz İnsanlar benim kafamdaki ezberi bozduğu gibi biraz da hayal kırıklığına uğrattı.
biz de kedilere fare yememeyi öğretiyoruz. farelerin iktidarı sarsılmasın diye bunu yapıyoruz. utanıyorum bazen öğretmenliğimden. lağım farelerine hizmet ettiğimiz için. bazen kedilere erik yemeği bile öğretiyoruz, farelerin canlarını korumak için. bazen çocuklara dar ağacı olmayı öğretiyoruz, bir orman olmanın güzelliğini anlatmak yerine. bunu da ormandaki ayılar rahat etsin
Aslında Tanrının evi olması kiliselerde patriklerin, din adamlarının, papazların, zangoçların Avrupa ülkeleri ile anlaşarak Osmanlıdaki isyanların, ayaklanmaların ilk planlayıcıları olduğunu şaşkınlıkla görüyoruz.
Peki, ne oldu size de Ebu Sufyanın, Hamzanın mezarına attığı tekme anında sarf ettiği sözleri şimdi sizin kalemlerinizde damlalar oldu.
1906 yılında Taşnak terör örgütü üyesi Ermeni kundakçılar Abdülhamiti içine saatli bomba konmuş bir at arabasıyla öldürmek istemişlerdir. Fakat zaman ayarlı bomba patladığı sırada Abdülhamit uzakta olduğundan suikasttan şans eseri kurtulmuş, Tevfik Fikret ise bu olay üzerine "Bir Lahzai Teahhur" şiirini yazmış, terörü ve teröristleri övmüştür.
kitabının sunuşunda, çileli meslek hayatında haksızlıklarla nasıl mücadele ettiğinin öyküsünü anlatmaktadır. iyi insan olmanın, çok değil, tek şarta bağlı bulunduğunu, bunun da, kendinize yapılmasını istemediğiniz bir davranışı başkasına yapmamaktan ibaret olduğunu anlatmaya çalışmaktadır. Sadece vicdanının sesini dinleyerek, yetki sınırları içinde, nazi zulmünden kurtardığı insanların minnet ve şükran dolu
-Sevgili devlet büyüklerim, önce bu milleti bilmem kaç etnik gruba bölerek insanlarımız arasına ayrılık tohumları ektiğinizi fark etmediniz mi? Şimdi de geçmişte kalmış, kabuk bağlamış yaraları kaşıyarak Dersimlilerde CHP düşmanlığı yarattığınızı görmüyor musunuz? Görüyorsanız birkaç oy için buna değer mi?
Bazi İşleri̇ Herkes Bazi İşleri̇ İse Büyük Beyi̇nli̇ İnsanlar Yapar , Onlardan Allah Razi Olsun , Onlar Olmasa Ne Yapardik
Orhan Pamuk