Belediyenin Kahraman Şövalyeleri Çarşıda, Pazarda Ne Yapar?
Bilmece : Belediye Zabıtası, bir gün önce 2 lira olan Hamsinin fiyatını kar yağdı diye 9 liraya çıkaran satıcıya ne soruyor ?
"Kitaplarımın yanmasını izlerken sigara içmek, bir yazarın yaşayabileceği en ironik keyiftir." – Oscar Wilde"
"Kitaplarımın yanmasını izlerken sigara içmek, bir yazarın yaşayabileceği en ironik keyiftir." – Oscar Wilde"
Bilmece : Belediye Zabıtası, bir gün önce 2 lira olan Hamsinin fiyatını kar yağdı diye 9 liraya çıkaran satıcıya ne soruyor ?
Aradan geçen bir senelik zaman sonunda bu yapının ortadan kaldırılmış olabileceğini sandım. Öyle ya bu kadar tepki çekmiş olan bir şeyi, o çirkin görüntüyü Kültür ve Turizm Bakanlığı tutmaz diye düşündüm.
YZ
Bazi İşleri̇ Herkes Bazi İşleri̇ İse Büyük Beyi̇nli̇ İnsanlar Yapar , Onlardan Allah Razi Olsun , Onlar Olmasa Ne Yapardik
Fikret Başkaya
Biz millet olarak lüks otomobillerle dolaşmaya, tesettürlü haşemalı ucubeliklerle plajlara çöreklenmeye, kentlerin çirkin gökdelenlerine tıkışıp kapı önlerine kokmuş pabuçlarını yığmaya, oraları güya «modernize» ederek yaşanmaz hale getirmeye bayılırız. Zengini ve fakirimizle çapulcu güruhundan farkımız yoktur, kentlisiyle köylüsüyle halkımız zır cahildir...
Arapça bir tamlama olan arzuhal(arz-ı hâl); “bir iş için bir makam veya resmi daireye bir iş sahibinin verdiği dilekçe” anlamına gelmektedir. Bu kelimenin diğer karşılığı “istidanâme” dir. Trabzonlu değerli şair Halit Macit de son kitabına “Arzuhal” ismini vermiş.
Durum böyle olunca vatandaş ne yapsın? Umut kapısı, lotarya! Bunlar arasında yer alan Yılbaşı Çekilişlerinde yaşananları izledikçe kendi kendime güleceğim gelir Gülsem mi, ağlasam mi bilmiyorum. Yılbaşı öncesi günlerde Eminönü ndeki Nimet Abla gişelerinin önünde uzun kuyrukları hep görmüşüzdür Gazeteciler sorar, orada bekleşenler arasından seçtiklerine: Para size çıkarsa
Mutlulukla mutsuzluğun adları konmamış iken… Onlar, salt mutluluk ve mutsuzluluğun sarmaşıklığında, öylesine… Yani işte öylece… Naif su damlacığı, zarif kum taneciği, havanın görünmez bilinmez zerreciğinin de zerreciğiyken… Kadın salt İNSAN, erkek salt İNSAN iken…
Gazetelerde yazılan yazıların bir günlük gibi kısa bir ömrü vardır. Gazete okunduktan sonra, doğal olarak o yazının hükmü de biter; ya bir şeyin sarılmasında kullanılır, ya da çöpü boylar. Onun içindir ki yazarlar, gazetelerde yayımladıkları yazılarını daha sonra iki kapak arasına alarak kitaplaştırırlar. Böylelikle yazılarının zaman karşısında yok
Eş mi arıyorlar; yoksa eleman mı arıyorlar belli değil. Artık herkes çalışan, kadrolu, süreli maaşı olan birini arıyor. Kimse kimsenin, kişiliğiyle, ahlakıyla, nitelikleriyle ilgilenmiyor. Tilkinin üzümle ilgilenmesi gibi insanlar birbiriyle ilgileniyor. Tüm aşklar kurnazca. Tüm aşklar palavra.
Hümanizm insanı değişik farklılıkların üzerine çıkarmak, dini ve milliyeti ne olursa olsun insanca muamele edilmesi gerektiği fikrine dayanıyordu. Batıda mezhep kavgaları, Hıristiyan milletlerin birbirlerini boğazlamaları kızışınca, hümanizm fikri de revaç buldu; bu düşünce sistemi de laik devletin doğuşuna zemin hazırladı.
Hafızamı yokluyorum: Yıllar önce de toplumumuzun gündeminde bir yumurta olayı vardı. Hani eski bir bakanımızın oğlu yumurta işine girmiş ve Allah o gencimize yürü ya kulum! demiş, o da kısa sürede köşelik olmuştu. Tabii bu olay artık çok geride kaldı ve unutuldu.
Kin, nefret ve öfkeyi hakim kılmayı amaçlayanların sinsi oyununu dostluk, kardeşlik, birlik, sevgi, saygıyı ve güzel ahlakı yaygınlaştırarak bozalım.
Serkan Karaismailoğlu