Yozgat Aydıncık Kazankaya Kanyon Festivali
2018 Yozgat Aydıncık Kazankaya Kanyon Festivali
"Yazdığınız her kelime, okunmayan binlerce kelimenin hayaletidir. İyi uykular!" — Franz Kafka (kurgusal alıntı)"
"Yazdığınız her kelime, okunmayan binlerce kelimenin hayaletidir. İyi uykular!" — Franz Kafka (kurgusal alıntı)"
2018 Yozgat Aydıncık Kazankaya Kanyon Festivali
Aşk özel bir serüvendir. Her aşkın ne kendine has yaşanmışlıkları, duyguları ve izleri vardır. Hiçbir aşk bir diğer aşka benzemez. Benzeyen: ayrılık, acılar, kaybetme, kavuşamama gibi sonuç hallerin varlığıdır. Bu sonuçların dillendirilmesi ortak bir sese dönüşür. Böylece hisler, arzular hazza dönüşür.
YZHeyamola Yayınları “Trabzon’dur Yolumuz” adı altında Trabzon’la ilgili bir şehir kitaplığı oluşturma gayreti içerisine girdi. İyi de yaptılar. Aslında bu geç kalmış bir çalışmaydı. Bu yayınevinin sahibi olan Ömer Asan, Trabzonludur. Bu şehrin havasını teneffüs etmiştir, suyunu içmiştir. O, doğduğu şehre böylece vefa borcunu ödemektedir. Başta Ömer Asan
Şebnem İşigüzel
Gerçekten de hayatlarını dört duvar arasında geçiren kader mahkûmları için çok anlamlı bir isim Gündoğdu. Çünkü onlar hep dört duvar arasındalar ve gün bu dört duvar arasına hiç geçmiyor neredeyse. Hep karanlık, hep acı, hep hüzün…
Onları bu acıdan, bu karanlıktan, bu hüzünden bir nebze de
Türk milleti yılan gibi her deliğe girmeye çalışıyor. Sokuluyor ısırmak için. Yanaşıyor dişlerini geçirmek için. Birey kavramını yok sayıyor. İnsanın özelini hiçe sayıyor. Hiçbir sınır tanımıyor. Terbiyesizliğin tüm sınırlarını zorluyor. Birisiyle oturup konuşmaya çalıştığında mutlaka üçüncü kişiler araya giriyor. Sözüne bulaşıyor, lafını kesiyor, düşüncelerine müdahale ediyor. Türkiye gitgide
Sayın başbakanımızın istediği köşe yazarı olmak ister misiniz?
Müslümanlığın kahinler ve bu tip insanlara bakışı Hazreti Muhammed sav. zamanından beri bellidir ve değişmeyecektir illaki.... O zaman şu soruyu sormamız lazım hem kendimize hem de çevremize... Gayb alemi ile ilgili Hazreti Peygamberin bile bir saniye sonrasını bilme durumu yoksa, neden bu kahinlerin sözleri temcit pilavı gibi ısıtılıp
Erdoğan, Reel politika terennümlerini bir kenara bırakıp, bütün bunlardan daha üstün olan iç dünyasında esen duygularını yansıttı ise;
Şu halde bu coğrafyada binler milyonlar yaşadı, zamanı gelince göçtü, gitti.
En yıkılmaz sanılan Büyük Roma İmparatorluğunun yüzyıllar boyunca süren zulüm ve hakimiyetine rağmen, bölgedeki Tevhidi
Çuvaldız batırılacak ne çok konu varmış !
Eskiden mahallemizin bakkalları, manavları, kasapları, terzileri, yufkacıları, yorgancıları, olurdu... Biz hep gidip de onlardan alış veriş yapardık. Veresiye Defteri diye bir kavram vardı... ''Oğlum şuradan iki ekmek, bir sigara bir kalıp da beyaz peynir al Ali Amcana da yazdır.'' dendi mi akan sular dururdu... Ali Amca yazar, ay
İçimden haykırmak geliyor: Yuh, yani bir Fransız gibi de mi olamayacağız! diye
Sinan Akyüz