Olmamışlığın Tek Adresi...
Daima çocuktum, fakat çocukluğum çocuk olmamıştı ki...Aslında çocuk olmuştum....Olmamışlığın tek adresi
"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"
"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"
Daima çocuktum, fakat çocukluğum çocuk olmamıştı ki...Aslında çocuk olmuştum....Olmamışlığın tek adresi
Bir fincan kahvede bir adamın hikayesi.
"Kim bilir belki iş arası bir nefes alacaktı, içtiğimde sigaram o anda öyle az geldiki gözüme gerçekten de bir tek sigara ancak bir nefesti."
Karşıyaka kendisine bırakılanları korumaktır.
Karşıyaka.Zübeyde Hanım’a sahip çıkmaktır.
Dünyayı tanıma çabalarımda vurdum duymaz çocukluğumun yegane misillemesiydi hayata karşı yaptıklarım. O an resmedilmiş pırıl pırıl günleri yaşıyordum.
Ahmet YESEVİ Hazretlerinin kıssasını duymuştu oysa. Yeni atılmış pamuk öbekleri gibi, içi içine sığmıyordu heyecandan. Bir gün Ahmet YESEVİ Hazretleri yetiştirdiği talebelerini toplamış ve onlara bir iki nasihatten sonra, elindeki asasını fırlatarak Bunu nerde bulursanız orada kalın, yerleşin ve insanlara öğrenip yaşadıklarınızı anlatın.Zira buraları çoraklaşınca, sizin yetiştirdiğiniz insanlardan,
Kokular hayatım boyunca benim için çok özel oldular... Nefes alma ilgili ufak tefek problemlerim olsa da koku alma ile ilgili hiçbir sorunum yok. Koku herşeyden önce geliyor. Görmek, duymak, özellikle de dokunmak çok önemli. Ama koku, bambaşka.
Anne k
Ne zaman sesini duysam kulaklarımı var gücümle tıkar masa iskemle ne bulursam artına girerdim. neydi bu tren dedikleri şey?
Şehri tepeden gören bir yerde okul. O sıcakta yokuşu tırmanmak ne zor geldi bana.
Hiç böyle bir sıcak görmemiştim. Okulun bulunduğu semt göçlerle oluşmuş. Evler tek göz oda, içeride bir kaç koyun, anne, baba ve 9-10 çocuk...
Anlatılmaz bir şey görülmesi lazım. Sokaktan pis
1994`ün son günleri... İstanbul - Ankara arası yoğun bir mektup trafiği... Aşk var, özlemek var. Var ama, öğrencilik bağlamış ellerimi. Ha desem çıkıp gidecek gücüm var da, ha desem çıkıp gidecek param yok, o günlerde. Mektuplar... Derslerden çalınan daki
Sevgi ;çok basit anlaşılan ama her nedense başkası tarafından şüphe dolu nesnelerle zor bir döneme sokulan kavram halini aldığında güçlük çekilen zaman aralıkları içinde gözyaşı döktüren, hayal kırklıklarının bütünleşmiş ifadesidir...
Ne zamanın farkındaydık ne de mevsimlerin dönüşünden, o zamanlar pembe dizilerimiz vardı birde Susam Sokağımız, elektrikler gittiğinde elektriği olan komşulara giderdik annelerimizle pembe dizinin o heyecanlı bölümünü kaçırmamak için.
Sana küçücük turuncu edikler alıp hemen koştum babana. Sıhhıye ile Kızılay arası kısacık yol. Otobüse de bindim. Ama yol uzadıkça uzadı.
Perdeler ipek saten
Ten rengi
yağmuru dindirememesinin …
çek gitsin şimdi!
Aklıma Murathan’ın öyküsü geliyor. Boyacıköy’de Kanlı Bir Aşk Cinayeti” Film yapacaktım güya. Senaryosunu nereye koydum ki?..
Ben anne olursam anlarım annemin değerini, ve annem her daim hatırında tutar beni unutturmaz yanındaki değerimi..
Çocukluğumuz geleceğimizdir. Bu yazımda çocukluğumda yaşadığım bir anımdan bahsediyorum. Hayatımın bazı anlarında bu anının canlandığını ve sanki tekrar tekrar yaşanıyormuşcasına etkin olduğunu vurguluyorum...
Gaye Boralıoğlu