Aşklarınızın En Ciddiyetsizi,,,çocukluk Aşkınız...
Eğer 8 yaşındaysanız ve sevgiliniz de varsa hayat çok güzel.......
"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"
"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"
Eğer 8 yaşındaysanız ve sevgiliniz de varsa hayat çok güzel.......
Aşkı bu kadar acı verdiğini bilseydim acaba yinede sana aşık olurmuydum? Mantığım asla derken kalbim evet yinede aşık olurdum diyor sana. Ben ilk defa bu sefer kalbimi dinliyorum. Ve ben yine seni görsem yine sonunun böyle olacağını bilsemde sana aşık olurdum aşkım. aşk yolunda çekilen her acı, üzüntü
Büyüklerin çocuklara yanlış yaklaşımı, onlarda çok derin ve onarılması olanaksız yaralar açabilir.Lütfen çocuklara sevigyle, hoşgörüyle yaklaşalım.
...aşırı arzın mevcut olduğu mallarda, doğru cebrî ikame mevcut olacaktır.Bu sebeple, ikame elâstikiyetlerine bağlı ve cebrî olarak tüketicilerin nereye kadar tevzi edebileceğine tabi olarak, farklı şiddette tayınlamalar ortaya çıkacaktır. ...Teknik ter
Geniş meydanda tekrar dolanmaya başladım. Çevremdeki her şey bana, ben de onlara yabancıydım. “Ne iyi ettim de şu Paris’e geldim” demek, bana kısmet değilmiş, diyor, üzülüyordum.
Raslantısal bir mucizeyle başlayan hiçte gereksiz olmayan koca bir mutluluktu gözlerimdeki gerçeklik. Büyük kahverengi gözlerdeki yabancı olmayan o bakış ıslak mıydı yoksa gerçekliğin verdiği ağırlıkla hafif buğulanmış mıydı? Aynada gördüğüm zavallı bir kızın garip bir bulmacasıydı sadece cevap. Uzak diyarlara gidipte geriye dönülemeyen yolculukların başlangıcındaki garip karın ağrısı
Araf dediğiniz nedir ki? İlla arafı yaşamak için ölmek mi gerek sizce,siz hiç yaşarken arafta kaldınız mı?
Şükrü öğretmenim! Neden erken gittiniz? Neden size gelmemi beklemediniz? Öğrenciyken söylemeye utandıklarımı söyleyecektim size.”Hocam sizi çok seviyorum.” Diyecektim.”
Sen her zaman en güçlü "sen"sin sanırsın yaşamda
hiç kaybetmeyeceğini düşünürsün.
Bu kez ne dersin ? Kaybeden kim ?
Biliyorum inanmayacaksın bana,
her zamanki gibi kendi aldatmacanı yaşayacak
Ben ve benim gibi olanların kendini bulduğu bir hikaye ama gerçek.
"Ve onun parmağını havada görmek onun gönüllü olarak bu savaşta yeralmak
istediğine delaletti.Savaşmak istiyordu Ama artı şavaşları çok acımasızdı."
buz mavisi.bu kadar güzel bir mavinin bir insanın gözlerine ait olması büyüleyiciydi.otuz metre yükseklikten güney pasifik denizine atlama isteği uyanıyordu içimde.başka hiç bir şeye bakmak bu kadar güzel gelmeyecek diye düşünüyordum.
Yaklaşık on dakika sonra,yıllardır öğretmenlik yaptığı okula geldi. Okul bahçesine girdi. Etrafta sanki bir ölüm sessizliği vardı. Her zaman çocukların sesiyle çınlayan bahçe,bugün sessizdi. Kendisini görünce önüne koşan,”Günaydın Öğretmenim.
papatya falında hep aynı sonucu bulmak için uğraşıp duran bir insançocuğuyum ben:)
Yirmi kiloyu bulan kozmetik ürünleriyle, "marka"lı kozmetik ürünleriyle doldurmak zorunda kaldığı çantası elinde, iş arıyor...
Yaşamınızdaki küçük ayrıntıların nedenin düşündünüz mü ? Bazen bunların içinizde, ne kadar büyük yer tuttuğunun ayrımına vardınız mı hiç ?
Daima çocuktum, fakat çocukluğum çocuk olmamıştı ki...Aslında çocuk olmuştum....Olmamışlığın tek adresi
Bir fincan kahvede bir adamın hikayesi.
"Kim bilir belki iş arası bir nefes alacaktı, içtiğimde sigaram o anda öyle az geldiki gözüme gerçekten de bir tek sigara ancak bir nefesti."
Karşıyaka kendisine bırakılanları korumaktır.
Karşıyaka.Zübeyde Hanım’a sahip çıkmaktır.
Oğuz Atay