Dört Duvarımın Sıcaklığı
Biten günün akşamında koşar adım, özlemle gelinen mutlu dört duvarlardır onların ki. Böyle evler sevgi kokar, mutluluk kokar. Evin eşyaları sıcacık sarar sarmalar dört bir yanınızı.....
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Biten günün akşamında koşar adım, özlemle gelinen mutlu dört duvarlardır onların ki. Böyle evler sevgi kokar, mutluluk kokar. Evin eşyaları sıcacık sarar sarmalar dört bir yanınızı.....
"...Maneviyatın esintisi yüzümü okşarken, yüreğimin, kutsallarımızın tebessümüyle serinlediği bir ortamın havasını her şeyimle içime çekmiştim, bırakmamacasına. Kaybettiklerimi tekrar geri bulmanın sevinciyle gözlerimden dökülen yaşlar ruhumu serinletirken, hıçkırıklarım sevincime farklı bir hüzün katıyordu..."
Biz daha kendimizi yeterince tanımıyoruz ki... Başkalrını niye değiştirmeye çalışırız...
Ercan Kesal
Düşünsenize; yediden yetmişyediye, çöpçüsünden memuruna, öğretmenine, doktorundan siyasetçisine, vekiline, öğrencisinden avukatına, işçisine işsizine kadar herkes bu bilince sahip olsaydı Türkiye şimdi çok daha iyi bir durumda olmaz mıydı?
Nerede o eski Ramazanlar Ramazan ayı geldiğinde neredeyse herkesin hayıflanarak söylediği bir sözdür bu.
Kimisi genel olarak nostalji yaparak anar eski ramazanları kimisi de ise kaybetmekte olduğumuz değerlere hayıflanır.
Artık klişeleşmiş olan bu lafı her kuşak kullanacak mı acaba? Çünkü babam ve annem kendi
Aşıklar yakın olmalı birbirlerine; denizin kumasala, ayın yıldızlara, suyun toprağa yakınlığı gibi. Tatları karışmalı birbirlerine an be an yaşanan heyecan doruklarında...
15 Ocak 2004 günü Fatih Altaylı Hürriyet gazetesindeki köşesinde ‘Turisti Kazıklayan Cezasız Kalmasın’ başlıklı bir yazı yazdı ve sayıları dokuz bini bulan Profesyonel Turist Rehberlerini kırdı, üzdü.
-Evin reisi babadır.
-Baba içeri girdiğinde onun koltuğu hazırdır.
-Televizyonun kumandasını baba kullanır.
Balıkesir ilimiz, Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasının ardından kurulan Karesioğulları Beyliği’ne başkentlik ve ev sahipliği yaptığı tarihi bir kentimizdir. Bu nedenle hem Karesioğulları beyliği döneminden, hem de Osmanlı dönemine ait tarihi mekânları içerisinde barındırmaktadır.
Dün, bir kor idi aşk, "alevinde yanmaya yürek gerek" diyen sevdalıların gözlerinde yanan. Bugün, kafeterya köşelerinde bir bardak çayla tüketilen iki çift söz oldu…
Melisa Kesmez