"Yüreğimde Cam Kırıkları"
Derler ki!
Hayatın en hüzünlü anı mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın an dır.
"Hikâyeler, hayatın taşınabilir yurdudur. — Jeanette Winterson"
"Hikâyeler, hayatın taşınabilir yurdudur. — Jeanette Winterson"
Derler ki!
Hayatın en hüzünlü anı mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın an dır.
her hikaye bir hayattir aslinda.. kendin belirlersin yolculuga kiminle cikacagini..
ya yolda kalirsin, ya karaya varirsin..yada korkup hic cikmazsin yolculuga.. tehlikelidir
deniz.. bazen icine ceker seni..bir kopek baligi gelir kararir dunyan..sansdir bazen..
bazense dipsiz bir kuyu.. bogulursun derinlerde.. ama yinede guzeldir! her
Sen-Ben=Biz
Ben=Sen+Ben
Sen-Ben=Sen+Ben
sen gidersin... 2Ben=0
Ben=0 ben bir hiçim...
Bir çocuk oluyor avuçlarımda
gece...
Bulut gibi...
Dokunsam yağacak...
Üflesem dağılacak...
Ben sensizliği bile seninle yaşıyordum… Bu yüzden seviyordum seni.
Bu sessizlik bana öyle mutluluk vermiyor aslında. Hayat artısında belki kazanç belki kaybettiğim yanlarından yarım bir dünya,sevdasına yenik kıyılarda...
Kendimi uçsuz bucaksız bir yalnızlığın içinde hissettiğim ve yolların çıkmaz olduğunu düşündüğüm bir zamandı.
Benim ışığımı yansıtacak , güç bulacaktınız bu ışıktan. Hep öyle yapmadınız mı bugüne kadar? Bense, diğer zavallı benler gibi, kendi işığıma pervane olacak, bir öpücüğe köle olacaktım. Siz, beni tüketip bir başka bene geçerken, ben arkanızda bıraktığınız gecede yeniden ayağa kalkmaya çalışacaktım çelimsizce.
yipranisin, tukenisin adidir beklemek. bazen de inkar etmektir. umutlari bir tesbih tanesi gibi dagitmaktir zamana...
ve bir turlu bilemez bekleyen, nicin bekledigini.
Karlı bir gece kalbimi kaldırımlarda bulan tüm dostlarıma ithafen bir mektup bu aslında...
Ben sana yalan söyledim, sevdim ama sen bilemezdin. Yazı yazanların kaderidir yalnızlık yıllar yılı bitmek tükenmek bilmeyen...
Bilgim; hiç doymamacasına, rahatsızlık vermeyen açlığım ve sana açılan kapının adı...
Gürültüm; beynimdeki isyanın hortlaması, sessizliğimin cilası, sensizliğim…
Yalnızlığım; kendime yetemediğim durumdaki uğultunun sesi, varlığında yokluğun...
Aşk da gelincik gibidir. Ayrılık hemen boyun büktürür. Acıyla canlı kalır aşk. Ve insanın görüntüsü, gelinciğin yapraklarını dökmesi gibi solgunlaşır, değişir.
Ben asansör kullanmıyorum artık , zamandan tasarruf etmek için ve aşktan.
Hiç olmadığın kadar yoktun hayatımda ve belki yaşadığım bir hayat bile yoktu.
...Yüreğimi verdim... Almadı... O ortada... kaldı... Ben yalnız... kaldım... kaldık... kaldık... Tarihsiz bir zamanda... Ayışığında... Kaldık...