Sevgiyle Başlar Herşey!..
İnsanoğlu yüce Allah’ın halk ettiği en muteber varlıktır.Bu nedenle biz insanlar, Allah’ın yeryüzündeki halifeleri oluvermişiz.Fakat beşere verilen bu kıymet mutlak değildir.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
İnsanoğlu yüce Allah’ın halk ettiği en muteber varlıktır.Bu nedenle biz insanlar, Allah’ın yeryüzündeki halifeleri oluvermişiz.Fakat beşere verilen bu kıymet mutlak değildir.
...Bir gün daha erişiyor karanlığa, saat nerede ise beş. Şimdi böyle mi olmalıydım, yalnız mı kalmalıydım, çaresiz mi olmalıydım? / Seni anlayamadıysam, / Sen anlatmadın! Anlatamadın! ANLATMADIN!
Mektuplar yazdım sana yollar kadar uzun, yiten yıllar kadar ümitsiz. Her bir satırında gözlerimden yaş, kalemimden kan damladı çaresiz.
Gündüzler bitmek bilmiyor bu şehirde, bir bataklık gibi her çırpınışta biraz daha çekiyor yok etmeye çalışıyor benliğimi. Geceler sevimsiz bir filmin tekrarı gibi... Katran karası gökyüzünde yıldızlar
Aşkı yaşarken zaman kavramı yoktur içimde... Bazen bir yaz mevsimi birkaç yıl sürer. Baharım onlarca yıl… Mevsim değişikliğim uzun aralıklarla olur. Siz her yıl dört mevsim yaşadığımı sanırken, ben bir mevsimde yılları yaşarım. Yeter ki aşk bana dokunsun. Yeter ki dokununca bırakmasın.
Sessizlik o kadar güzelki sanki yıllarca hasretim bu sessizliğe.İnsanın benliğini alıyor. Büyülü bir iksir gibi insanın ruhunu alt üst ediyor.Başımı kaldırıyorum ve gündüzün maviliğinden geriye kalan simsiyah bir gökyüzü görüyorum
Bir mektup, muhtemelen okunduğunda hatırlanacak bir şeyleri kalanlar için..
Söylesenize siz kimsiniz? Zamana ve koşullara göre değişmeyen bir kimliğiniz olmalı elbet; nerede o? Yoksa bir hiç misiniz? Hadi bir kaç saniyeliğine soyunun rollerinizi, hepsini hepsini, hiç bir şey kalmasın üzerinizde. Hadi aynaya bakın şimdi; sahiden ,
Güneşin batarken doğamaması gibi bu, terk ediliş ama yeni bir diriliş; güneş yerini ay’a bırakmaz mı, ay ışığını güneşten alsa da yine de geceyi aydınlatmaz mı?
Şimdi ayrı hikayelerin ayrı cümlelerinde, ayrı sevdaları taşıyoruz anlam diye.....
Karlı bir gece kalbimi kaldırımlarda bulan tüm dostlarıma ithafen bir mektup bu aslında...
Hiçbirşeyi algılamıyor yüreğim,bildiğim tek doğru sensin.Sana uzanıyor her gökkuşağının o esrarengiz renk karmaşası.Bakıyorum herkes birşeyler yazıyor. Yazdığını okuyacak vakit bile bulamıyor...
Bu sessizlik bana öyle mutluluk vermiyor aslında. Hayat artısında belki kazanç belki kaybettiğim yanlarından yarım bir dünya,sevdasına yenik kıyılarda...
Hasat zamanı heybeleri dolu olanlardı onlar, törensiz ve kefensiz ölüp varlıksız ve bedensiz yaşayanlardı. Yürekleri kurban olsa da hayatları destan olmuştu hani onların.
Benim ışığımı yansıtacak , güç bulacaktınız bu ışıktan. Hep öyle yapmadınız mı bugüne kadar? Bense, diğer zavallı benler gibi, kendi işığıma pervane olacak, bir öpücüğe köle olacaktım. Siz, beni tüketip bir başka bene geçerken, ben arkanızda bıraktığınız gecede yeniden ayağa kalkmaya çalışacaktım çelimsizce.
! Yaşanacak güzel günlerin yeminini etmişken; aşk eksikleri tamamlayacakken şimdi dur gitme nasıl denir ki? En güçsüz anlarda yaşamda olman beklenirken gitmen gerekir senin aşk gibi...