Hayatımın Anlamısın Sen...
canımdan çok sevdiğim ama erişmesi zor olan aşkıma olan duygularım bunlar.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
canımdan çok sevdiğim ama erişmesi zor olan aşkıma olan duygularım bunlar.
Gecenin bir vakti çaldı telefonum. İrkildim. Uyandım uyuyamadığım uykumdan. Numaraya baktım. Aşktı arayan.
Aşk da gelincik gibidir. Ayrılık hemen boyun büktürür. Acıyla canlı kalır aşk. Ve insanın görüntüsü, gelinciğin yapraklarını dökmesi gibi solgunlaşır, değişir.
Erkek- Ben bir sokak müzisyeni olmasını istiyorum.(çocukça bir heyecanla) Çevresinde kimse olmamalı. Sadece kendisi için çalmalı o şarkıyı ve tabii bilmeden benim içinde.
Kadın- Neden yalnız dinlemek istiyorsun ?
Erkek- O şarkıyı dinlerken acıyı yalnız çekiyorum çünkü.
Kadın- Müzisyeni ortak ediyorsun ama
Mayıs ayı hırsızlık yapılmasını söylüyor diğer aylar ise sadakati emrediyordu.
...Bir varmış bir yokmuşlar uçuşuyordu bahçede. Asırlar kadar uzaktık birbirimize, masallar kadar yapmacıktı içinde bulunduğumuz durum. Biri küçük, diğeri kocaman iki kağıttan bedendik tahta banklar üzerinde. Rüzgar uçuruyordu saçlarımızı, saçlarımız birbirine değemiyordu ama bir türlü.
...
Sonra yalnızlık gitti, ben kendi düşüncelerimin cesetleri ile
Mevsimlerden hazansa hele bir de ve yakışıyorsa hüzünler hazana buna da alışır elbet dersiniz zamanla…
Söylesenize siz kimsiniz? Zamana ve koşullara göre değişmeyen bir kimliğiniz olmalı elbet; nerede o? Yoksa bir hiç misiniz? Hadi bir kaç saniyeliğine soyunun rollerinizi, hepsini hepsini, hiç bir şey kalmasın üzerinizde. Hadi aynaya bakın şimdi; sahiden ,
Hayat insanlara adil davranmıyor.
Ya da herşeyin bir sebebi var. Bazı şeyleri belki de yaşamak gerekiyor.
Biriktirdiklerim içimde bir yerlerde taşlaştı.
Acılarım artık canımı yakmıyor. Onlara öyle alışmışım ki ince bir sızı hep var.
Herzaman da olacak.
Aşkı öğrenmek ancak dinlemekle mümkün. Sadece seyretmek, bize içi boş aşklar yaşatıyor. Aşk görmeden yaşanabilir, ancak dinlenmeden yaşanmaz.
Ya o güneşle buluşması ? Onunla dansına ne demeli?
Kıskanırım çoğu kez onları.
Ayrılırken bile O'ndan
sarı, turuncu renk cümbüşüdür yaşadığı.
Hüzün yoktur bu ayrılıkta, çünkü az sonra
Bir sevdanın gülünü sisli ufukların yağmurların da bırakarak; gözlerden uzak, gönülden ırak kalmıştım. Kalıp'ta donan ruhum erimiş, satırlar da duran hasret kalbime inmişti.
herkes için bir ayrılık yırtar geçer ömrü..İşte o ayrılıktı bir kitapta can bulan sana Ezra diyebilişim...Güle Güle Ezram...
...O çocuk bedenin içinde nice ruhsal acılarla kıvranan kadının güvensizliklerini, nevrozlarını, isteri krizlerini, hayallerini, sevgi kırıntılarını, kederini, sonbaharını görebiliyor muydun? Yoksa senin yetişkin bedeninin içindeki çocuk ruhun bunlardan kaçıp kurtulmak için benim sadece çocuk bedenime mi sarılmıştı?...
bizim sevdamız, imkânsızlığın ötesinde suya yazılmış bir mektup gibi beyaz, güneş gibi sıcak ve ılık bir meltem gibi serin. Bir gün suya yazdığımız sevdamız, bir yaz yağmuruyla avuçlarımıza yağacak. Ve yağan her damlasında gelincikler vuslatımı örecekler gözbebeklerimize.
Memduh Şevket Esendal