Mahsur Kalmanın Acısı
Kendimizi yasak aşklara alıştırmaya başlamış. Daha da ötesi onları sahiplenip evlatlarımız gibi kalplere zincirlemeyi ve sımsıkı kelepçelemeyi de unutmamışız.
"Gelecek, şimdinin küçümseyen bir bakışıyla geçmişin şikayet ettiği bir aynadır." - Woody Allen (kurgusal)"
"Gelecek, şimdinin küçümseyen bir bakışıyla geçmişin şikayet ettiği bir aynadır." - Woody Allen (kurgusal)"
Kendimizi yasak aşklara alıştırmaya başlamış. Daha da ötesi onları sahiplenip evlatlarımız gibi kalplere zincirlemeyi ve sımsıkı kelepçelemeyi de unutmamışız.
Söylesenize siz kimsiniz? Zamana ve koşullara göre değişmeyen bir kimliğiniz olmalı elbet; nerede o? Yoksa bir hiç misiniz? Hadi bir kaç saniyeliğine soyunun rollerinizi, hepsini hepsini, hiç bir şey kalmasın üzerinizde. Hadi aynaya bakın şimdi; sahiden ,
Hoş geldin CAN, ve uğurlar ola
Tanıyıp, bilmediğinin
Birinin kollarında
Giriyorum yeni yıla
Yeni umutlarımla !
canımdan çok sevdiğim ama erişmesi zor olan aşkıma olan duygularım bunlar.
bir son cümle söylemek zorundaydık değil mi!
kocaman bir aşktan geriye kalmayı bile beceremeyn,yitik,arsız ve sensiz bir cümle...
...Bir varmış bir yokmuşlar uçuşuyordu bahçede. Asırlar kadar uzaktık birbirimize, masallar kadar yapmacıktı içinde bulunduğumuz durum. Biri küçük, diğeri kocaman iki kağıttan bedendik tahta banklar üzerinde. Rüzgar uçuruyordu saçlarımızı, saçlarımız birbirine değemiyordu ama bir türlü.
...
Sonra yalnızlık gitti, ben kendi düşüncelerimin cesetleri ile
Eğer gerçekten seviyorsanız ve cesaretsizliğinizin asıl sebebi korkularınız değil de engellerse, kaldırın onları ve kendinize aşkı armağan edin. Ancak cesaretsizliğinizin sebebi korkularınızsa; onun o kişi olduğundan şüpheleniyorsanız, unutun gitsin onu. Unutmayın ki aşkta şüpheye yer yoktur!
Kırık dökük duygularımın cenderesinde bunalmış ruhumla tüm pişmanlığımın prangaları içinde günahkar ellerimi kaldırıyor kırılmış kalbimle huzurunda sımsıkı sarıldığım dua köprüleriyle gecelerime dilşad oluyorum.
Mayıs ayı hırsızlık yapılmasını söylüyor diğer aylar ise sadakati emrediyordu.
Erkek- Ben bir sokak müzisyeni olmasını istiyorum.(çocukça bir heyecanla) Çevresinde kimse olmamalı. Sadece kendisi için çalmalı o şarkıyı ve tabii bilmeden benim içinde.
Kadın- Neden yalnız dinlemek istiyorsun ?
Erkek- O şarkıyı dinlerken acıyı yalnız çekiyorum çünkü.
Kadın- Müzisyeni ortak ediyorsun ama
...O çocuk bedenin içinde nice ruhsal acılarla kıvranan kadının güvensizliklerini, nevrozlarını, isteri krizlerini, hayallerini, sevgi kırıntılarını, kederini, sonbaharını görebiliyor muydun? Yoksa senin yetişkin bedeninin içindeki çocuk ruhun bunlardan kaçıp kurtulmak için benim sadece çocuk bedenime mi sarılmıştı?...
Hayat insanlara adil davranmıyor.
Ya da herşeyin bir sebebi var. Bazı şeyleri belki de yaşamak gerekiyor.
Biriktirdiklerim içimde bir yerlerde taşlaştı.
Acılarım artık canımı yakmıyor. Onlara öyle alışmışım ki ince bir sızı hep var.
Herzaman da olacak.
Bir sevdanın gülünü sisli ufukların yağmurların da bırakarak; gözlerden uzak, gönülden ırak kalmıştım. Kalıp'ta donan ruhum erimiş, satırlar da duran hasret kalbime inmişti.
...Bir gün daha erişiyor karanlığa, saat nerede ise beş. Şimdi böyle mi olmalıydım, yalnız mı kalmalıydım, çaresiz mi olmalıydım? / Seni anlayamadıysam, / Sen anlatmadın! Anlatamadın! ANLATMADIN!
Neşelerim gideli çok oldu, elimde hüzün tanecikleri. Sevgiler yerine kalbime kül doldu, ardımda geçmişin parmak izleri.
İskender Pala