"Yazdıklarım bir gün anlaşılmaz olursa, bilin ki suç benim değil, zamanın." - Samuel Beckett"

Deneme > Yaşam

iyimser

Riziko

Zamanı geç olmadan, hangi madeni elde etmek için risk almalıyız biz?

olumlu

Delice Dumanlı ve Huzursuz

Delice, ağrılı ve huzursuz bir histi kaplayan etrafını.. Ruh beden içinde yer alıyorken, beden yeni bir heyecanı soludu. Güzel olan hiç değişmeyecek ve ayrışmayacak bir andan ibaretti. Ayrışamazdı çünkü bir bütün olarak çekici ve vurdumduymazdı..
Rüzgar ateşin içinde kayboldu belki de ateşi hızlandırdı. Yağmurun sesi yavaş

iyimser

Zır Deli

Gökkuşağı misali renkli olmak en güzeli. Umudu olanlara mavi tonlar vermeli, hayalleri olana pembeden dağıtmalı, samimiyetin olduğu yerde kırmızı olmalı, masumane duygulara beyazlar giydirmeli. Ama illa ki umut kaynağı olmalı, neşe dağıtmalı.

üzgün

Erguvan Akşamlar (N)

Akşam deyince, yine bir şarkının içli güftesi geçer içimden “Akşamın olduğu yerde bekle diyorsun gelmiyorsun. / Çünkü seni çok sevdiğimi biliyor biliyorsun.” yahut bir başka şarkı:

olumsuz

Simya

Bir gün derin uykudan uyanıverirsin, etrafına şöyle bir bakınırsın. Ezberin bozulmuştur, hiçbir şeyin o güne kadar bildiğin gibi olmadığını görürsün. Bir pencere açılır ufkunda, bambaşka, herşey bambaşka... Karşı evin çatısında soluklanan martılara takılır gözlerin, sılanın kokusu buram buram doldurur göğüsünü. Nerede o hasret durağı, düşünmek istersin, bir tek

karışık

Kalp Asi

Ey kalbim! Ben hüzünlerde boğulmadan hadi gel barışalım…

olumsuz

Hayat Kazık Atar İnsana

Emekli maaşını almaya iki gün kalmış emekli misali, derin düşüncelere dalmış bir haldeler.
Görünce, aklının çok uzaklarda olduğu izlenimine kapılabilirsiniz.

üzgün

Beni Kandıran Çocuklar

Bu çocuklar işte baba... Beni bunlar kandırdı. Önce 'gel kağıt helva yiyelim, sonra da çift kale maç yaparız' dediler. Gittim. İçimden öyle geldi gittim

karamsar

Anne Olabilmek

Temi̇zleyebi̇lecekmi̇si̇ni̇z Dünyanin Kana Leşe Bulanmiş Ki̇rpi̇kleri̇ni̇

düşündürücü

Büyük Oyun

Kendinden bir kaçıştır Hayat, acımasız, amansız bir yarış.
Gerçeği görmezden gelmektir, ölümsüzlüğe yakarış...
El çabukluğu, kazanma hırsı ile kul-kölelik etmektir...
Unutmaktır Hayat, içindeki saflığı, mucizeyi...

karamsar

Siyası Bir Dünya Haritası"nın Bize Anlattıkları...

Şimdi tekrar soruyorum ! Bu kadar devlete gerek var mı ? Havada, suda, karada kısaca doğada asla sınır denilen bir şeye rastlayamazsınız. Ama akla sahip olmakla övünen insan, dünyayı yapay sınırlarla parçaladı. Her parça kendi içinde de parçalı bir yapıya bürünmeye başladı. Her parça diğer parçayı düşman olarak

olumlu

Görsel Bellek Oyunlarından İbarettir Belki de Hayat

Görsel belleğin diri dünyasında yaşanmış ve yaşanması ümit edilenler arasındaki çekişme hiç bitmez. Öyle ki insanı alır sürükler zamanın sonsuz algısında. Kendini alamaz, zaman zaman kaptırırsın büyünün hoş ritmine. Dans eder gibidir tüm figürlerin hareketleri, yumuşak bir koşulsuzluk hüküm sürer.

olumsuz

Hayatı Kuralına Göre Oyna!

Bugünlerde özgürlüğe yaktım abayı. O kaçıyor ben kovalıyorum, ama nefesim yetmiyor yakalamaya...İnsan olmak bir sürü esaretin zincirini bilerek, isteyerek boynunda taşımak demek..Canım ne isterse yapabileceğim bir dünyayı düşlerken, gerçeğe uyanıyorum ve başlıyorum bu gerçek de nedir demeye..Gerçek şu ki; bir hayat var ve onu yaşıyoruz.. Akıllı olursak veli,

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku
Başa Dön