Yaşamak Nedir
Gül kokulu topraklardan, badem ağaçlarından, yamaçlardaki mor renkli patikalardan, çorak bayırlardan ve bol yıldızlı gecelerden başka nedir ki hayat.
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
Gül kokulu topraklardan, badem ağaçlarından, yamaçlardaki mor renkli patikalardan, çorak bayırlardan ve bol yıldızlı gecelerden başka nedir ki hayat.
Çok sevdiğin biri ölür ya bazen, hani aslında yakındır ama uzaktır artık, yani hep seninledir ama hiç seninle değildir, hani her zaman hissedersin ama duyamazsın sesini ya artık, hani ölür ama anılarıyla yaşar ya, işte o gidenin ardından;
Bu metin, kazanma arzusu ile kaybetmeme rahatlığı arasındaki kritik farkı inceliyor. Çoğumuz, başarısızlık korkusuyla daha başlamadan mazeretler üretiriz. Gerçek kazananlar, sonuçtan korkmak yerine harekete geçerler. Zihnimiz kaybı düşünmeye odaklandığında, ne kadar önlem alırsak alalım asla tam güçle mücadele edemeyiz. Başarı, mazeretler yerine inançla gelir.
Yanakları sararmış yapraklar gibiydi
Elleri kurumuş topraklar gibi
Sen ilkbaharda solan çiçek misin be gülüm!
Bu gece gireceğimiz yeni bir yıl yeni bir başlangıç olsun. İmanımızı tazeleyelim; iman bebek gibidir, bakım ister. Onu besleyip derinleştirmeye niyet edelim. Allah’ın şanını, kudretini, gücünü gereğince takdir etme gücü isteyelim Rabb’imizden.
duyduğum bir ölüm haberinden sonra çevremde yaptığım gözlemlerin parmaklarımdan klavyeye dökülmüş hali
Çok sevdiğin biri ölür ya bazen, hani aslında yakındır ama uzaktır artık, yani hep seninledir ama hiç seninle değildir, hani her zaman hissedersin ama duyamazsın sesini ya artık, hani ölür ama anılarıyla yaşar ya, işte o gidenin ardından;
Tam aksine ‘iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak’ Allah’ın buyruğudur, ibadettir. ‘ Fitne kalmayıncaya kadar’ fikri mücadele ve Kur’an ahlâkını yaşamaya çağrıda bulunmak, yeryüzündeki zulme ve adaletsizliklere karşı duruştur.
Çoğunluğa uyduğumuz zaman, bizde görevimizi yapmanın rahatlığı içerisine gireriz. Çünkü çevre tarafından onaylanırız, çevre ne der korkusu ortadan kalkmıştır artık. İnanmadığımız, içimizden gelmediği halde, sırf etraf ne der korkusuyla yaşamımızı sürdürüyorsak, kişiliğimizden, özgürlüğümüzden bahsetmek ne derece doğru olabilir.
İnsanların genelde söylediği gibi her anne-babanın, çocuklarının iyiliğini ve sağlığını gözeterek hareket ettikleri görüşü gerçek dışıdır. Her aile çocuk açısından güvenli bir ortam sunmaz...
Bu benim için mana ve anlam ifade eden eserlerden bir tanesi olacağını hayal ediyorum.
eğitimde fırsat eşiitliğini anlatmaya çalıştım.senfoni orkestrasına karşı tek telli sazın mücadelesini anlattım
Zeus musun ya da herkül kendini onlardan sanıyorsun mitoloji tıpkı tarih gibi yalanları yutturma sanatı siz konu bütünlüğünü kıçınıza sıkıştırın...
Esip geçiyor beklediğin taze ve mutluluk verici günler.. Ellerinde, eskileri talan edip, yeniden ruhuna dokunan anıların ötesine geçen yeni seçenekler ! Anladığın, son kez uçarcasına göklerde, yanına sokulan huzurlu aşklar.. Kalbinde belirlediğin ateşten sarsıntılar..
Evet susturuldum. Yok yok, kimse kapıma gelip ağzımı kapatmadı henüz. Ancak anladım ki yüreğimde bir kazı yapılması halinde bulunacak “ucundan tutacak hiçbir şey kalmadı mı!” sorgusundan müteşekkil silah ve mühimmatım suç yeni tanımında. Susturuldum ve sustukça büyüyor İçimde telafisiz susmalardan derin bir yara
Kanayan kırıkları canımın
Bir anne hayal edin. Bebeğine bakmak için her şeyi göze almış, gece uyumamış, yememiş yedirmiş, onunla sevinmiş, onunla gülmüş, tehlikelere bir kartal gibi kol kanat germiş,onun eğitimiyle sonuna kadar ilgilenmiş, okutmuş, başarılı olmasını hayal etmiş.
Ve tam mutluluğunu göreceği zaman kaybetmiş canını..
Ne hisseder