Hayata Notlar
Eğer... Keşke... Acaba...
Bizden bize ne kaldı ki
kırık dökük sözlerden başka...
"Bunca yıl sonra anladım ki, en büyük eserlerimi, yazmaya üşendiğim günler düşündüm." - Franz Kafka"
"Bunca yıl sonra anladım ki, en büyük eserlerimi, yazmaya üşendiğim günler düşündüm." - Franz Kafka"
Eğer... Keşke... Acaba...
Bizden bize ne kaldı ki
kırık dökük sözlerden başka...
Hiç bir tartışma kazanılamaz deniyorsa, bu ne derece doğru olabilir ? Karşılıklı haklar gözetilerek, varılmak istenen sonuca odaklanıldı ise tartışma gerekli de olabiliyor. Bir ego tatmini ya da gururun ortaya serilmesinden ziyade, ortak bir yol bulunması için.
Birbirini yiyen ve bunu bir gereklilik bir göze girme
Umutta, sabırda öyle kolay kolay kaybedilmeyecek bir sırdır aslında her birimizin hayatında.Bu iki kelimeyi unutmadıkça ve kaybetmedikçe hayat her zaman bize gülümseyecektir...
Zamanın ve mekânın girdabında kaybolan dimağı arındırıp, dünden bugüne kurulan köprülerin iplerini keselim ki yabancı toprakların bataklıklarında kendine yer edinmeye çalışan Sen’i tanımanın ve anlamanın derinliklerine yol alabilelim.
Kritik ederken anlamları, kelimeleri, cümleleri, kendini bilgiç bir rüzgara teslim edersin. Anlamını bilmeden anlam yükleyip, gülümsemeleri dudağına yerleştiriverirsin.
Görünen, gerçek aşkın yansımasıdır o' nda. Sende olmayan her şey kişileşmiş ruhunda. Başka adım atmak yakışmaz, eğreti durur üzerinde. Esip geçen mutlu bir andır, sıcaklığın odağında..
bir dost sons evgilisine dair bir şeyler anlatmıştı günün birinde. onu dinlerken garip düşünceler şimşek hızıyla üşüştü beynime birer birer. nasıl oynuyorduk hayatın karşısında? rollerimizi seçerken nelere dikkat ediyorduk? aşk dediğimiz neydi gerçekten? sanal bir yanılgı mıoydı tümüyle? yoksa çarpıtılmış gerçeklerden örülü fantastik kurgu bir öykümüydü? sevgi yüce
Yedi milyara yaklaşan dünya nüfusunun çok büyük bir kısmı açlık ve safalet içerisinde acı çekmektedir Bunun nedeni de kendini düşünen, değerli, ve insani hasletlere sahip olduğunu ileri süren insanoğludur( açgözlü, doymak bilmeyen hırsa sahip olan insan).
Sevginin gücüne inanmalıyız. Ki o güç,nefreti de, kuşkuyu da, öfkeyi de, yok edebilecek güçtedir. Bu bizim gerçeğimizdir.Sevgimizin gerçeğidir.Gerçeklerimize şaşırabilir, beklentilerimizle yanılabiliriz.
Zeytincilik yaygınlaşmadan önce buralar bağcıydı. Şimdi zeytin ormanı misali, boş bir kara parçası kalmamacasına zeytin ağaçlarıyla kaplı. Adını taşıyan asmalardan bir zamanlar altın sarısı üzümler sallanırdı. Bağ bozumu küfelerle tozlu arazi yollarında taşınırdı. E kolay mı? Az mı beklendi? Bağlarda çardaklar kuruldu, tilkiler çakallar kovuldu. Eskiler anlatır, o
keman! yalnızca bir enstrumanmıdır gerçekten? yoksa bir sanatkarın parmakları aracılığıyla insanın diline kafa tutan başlı başına bir hayt formu mudur? neleri anlatır tınıları? nelere karşılık gelir sesleri?
Yağmurun susmaya niyeti yok. Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi, Söz dinlemeyen aşık gibi, hiç bir tesellisi olmayan acılı anne gibi, şimdi çalan şarkıda ' hoşça kal gözümün nuru hoşça kal' deyip ardına bakmayan vefasız sevgili gibi,hızlı hızlı yağmaya devam ediyordu...
Neden sana ezberleyeceğin bir tanım ya da zorlanmadan elde edeceğin bir bilgiyi vereyim ki? Çözmen gerekeni kendin gör!..
Hesapsız, şekilci ve umursamaz bir tavırla yarının getireceklerini bekliyor gibi kimi insanlar... Sorular sormak, cevabı alınsın ya da alınmasın elzem değil sanki.. Yollar tutturulmuş, herkesin yönü farklı. Aynı yoldan gidenler arasında da ayrılıklar var. Hepsi bir yere çıksa da, istenilenler ve sonuçlar birbirinden farklı. Nereden bakıyorsan bir konuya
Bir yıl daha bitiyor. Hayat yolculuğumuza bir yıl eksik olarak devam ediyoruz. Geriye dönüp baktığımızda bizde çıkan koku gül kokusu mu insanları mutlu eden, yoksa bir hiç mi?...
Çıktığımız her basamakta öğreneceğimiz çok şey var, gönüllerini kazanacağımız bir çok insan..
Kemal Tahir