Hafıza Kaybı
Elimde olsa, hayatımın hangi karelerini silmek isterdim, diye düşündüm bugün...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Elimde olsa, hayatımın hangi karelerini silmek isterdim, diye düşündüm bugün...
Mabetler kentlerin münzevi evleridir. Mabetlerin sakinleri ise münzeviler.her münzevinin gözlerinin izi sinmiştir mabedin duvarlarına. Bir bakıma mabet münzevinin fildişi kulesi sayılır. Münzevi bu kulede kendi kendisiyle hesaplaşır, hâlihazırla geçmişin muhasebesini yapar, geleceği tevekkül penceresinden sızan ışığa emanet eder.
Yağmur tanesi kadar saf ve temiz doğar insanoğlu.. Daha dünyaya ilk merhabasında yaşlar akar gözlerinden tıpkı yağmur gibi. Dokuz aylık anne hasretinin sona erişinin sevincidir kimbilir. Belki de bir bilinmeze gelişin tuhaf korkusudur.
"Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin!"
Bakara-152
benim esas merak ettiğim şey; ne zaman evlilik hazırlığı yaptığı, düğününe kaç kediyi davet ettiği,ne zaman gerdeğe girdiğiydi ve bütün bunlardan haberim olmamasıydı :))))
Yardımsever bir insandı. Liseye geçtiğimizde okul tiyatrosunda oynuyordum. Yurtta kalıyordum. Hafta sonu olduğu için yemek olmazdı. Paramız da bitmişti. Yanımda tiyatroda beraber rol aldığımız Murat Özsoykal arkadaşım vardı. Beraber, Güzin Hocanın evine gittik. Hocam, biz okul tiyatrosundayız. Prova için kaldık. Yurtta kalıyoruz. Ama yiyecek bir şeyimiz kalmadı. dedik.
Olay Olay.. İnsanoğlu bir ilke daha imza attı...
İşte insanın son buluşu... KENDİSİ...
Bugün geriye dönüp baktığımda bayramların çok sade bir şekilde kutlanmış olduğudur. Yanılmıyorsam asıl özlem duyulan bayramlar değil, yaşanılan o yaş devreleridir. Çocukluk, gençlik çağlarına duyulan özlemin başka bir tarzda ifadesi olsa gerek.B allandıra ballandıra anlatılanlar aslında bayramlar değil çocukluk ve gençlik yıllarının o heyecanları.
Loş bir oda, soğuk, tozlu... Bir saat duvarda, ömrün azaldığını fısıldıyor yavaş yavaş, sessizliğin içinde, sessizliğe inat.
İlk kan ve anne.
İnsan aşk ile doğardı. Şiirler gibi. Aşk ve acının birleşiminden doğan insanın alnına ilk annesinin kanı değerdi.
Hayat beklemekle geçiyor. Herkes birilerini, bir şeyleri bekliyor mutlu olmak için. Hayatta hep bir bekleyen ve beklenen var aslında.
Bu çocuklar işte baba... Beni bunlar kandırdı. Önce 'gel kağıt helva yiyelim, sonra da çift kale maç yaparız' dediler. Gittim. İçimden öyle geldi gittim
Mefkûre hazzına vakıf olmadıkları sürece bu illet hastalık
onları yalnız bırakmayacaklardır.
Bu yazıyı sırf kıllık olsun diye yazdım; ama siz kıllık olsun diye okumayabilirsiniz. "Kıldan ince köprü yaratanın affına sığınarak..."
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk
40'larında zordur hayat...3 Y asla yakanı bırakmaz. Yaşlılık,yorgunluk ve yalnızlık...