Düşünerek Dinlemek
Hesapsız bir zerrenin olmadığı hakikatini,
Haykıran akidenin mensupları,
Hareket ve kuvvetin kime ait olduğunu,
Elbette bilmek durumundadır.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Hesapsız bir zerrenin olmadığı hakikatini,
Haykıran akidenin mensupları,
Hareket ve kuvvetin kime ait olduğunu,
Elbette bilmek durumundadır.
O sevdaya değdikçe,
içim titrerdi eskileri deştikçe..
Ne çok yıpratmışlardı O nu,
ne çok kırmışlardı
o kocaman yüreği...
Yüksekte yerini kabullenemeyen, ucuz hareketlere bel bağlayan, insanı tuzaklarla yakalayan.. Korkusu olmayıp, yok etmek için insandan çalan !
Hiçbir zaman gerçeği göremeyecek, giyindiği elbise zehirleri gizleyecek. Vakit geçerken, bir yıl, bir gün gibi gelecek.
Sırça kavanozlarında yüreğimizin yeni acılar biriktirmeye gönüllü olma vaktidir…
Hayatımızda sevdiklerimiz, dostlarımızı da zaman içinde belki kendimize göre değiştiriyoruzdur...
Çok sevimsiz bile olsa, onlarca kez yenilmek, sıkıntılara katlanmak, acılarımız azalsın diye zamanın belleğimizdeki anıları soldurmasını beklemek gerçeğin kendisidir. Ben, çok sevdiği annesini, babasını, kardeşini, eşini, arkadaşını, sevgilisini, işini ve
Ben kırık-dökük haldeyim yine bu gün.
Emaneten bir sevinç almak istedim bu günden, ama olmadı, ben de sımsıkı sarıp sarmaladığım ellerini koydum göğsüme ne kadar öyle kaldım hatırlamıyorum.
Hesapsız, şekilci ve umursamaz bir tavırla yarının getireceklerini bekliyor gibi kimi insanlar... Sorular sormak, cevabı alınsın ya da alınmasın elzem değil sanki.. Yollar tutturulmuş, herkesin yönü farklı. Aynı yoldan gidenler arasında da ayrılıklar var. Hepsi bir yere çıksa da, istenilenler ve sonuçlar birbirinden farklı. Nereden bakıyorsan bir konuya
Herkesin hikayesi kendi kalbinde gizlenmiştir ancak. Deşsen de ulaşamazsın, çıkarıp ortaya sayfa sayfa okuyamazsın
Bir an gök yüzü yarılıyor, her yer aydınlanıyor... İçimde birşeyler kopuyor... Ardından acıklı korkutucu bir ses... Şimşek çakıyor...
İçtenliği kullanılabilir aptallık olarak anlamaya uygun bunca düşünce şekilleri ile sarmalanmış yaşarken, derede ağustos güneşinde parıldayan çakıl taşları gibi olmaya çalışmak, ne zor.
Hayat oyunu, hayat ağacı, hayat yolu...
Bazen sıksa da bazen güldürür; bazen solsa da bazen canlanır; bazen patikaya girse de bazen açılır ufuklar...
parayla değil bir roman seçip okumak kütüphaneden,tam yarısına geldiğinizde roman kahramanını ne halt edeceğini bilmez halde bırakıvermek...
...zaman ilerledikçe narin ellerini süsleyen parlak pembe tırnakları ve inci tanelerini andıran dişleri, kıskançlık duygularıyla beslenen içinde zaptedemediği bir canavarın kimliğine bürünüyor.
Kendine sormalısın ne istediğini şimdi. belirsiz hayaller değil, canlı rüyalar olmalı öne sürdüğün.. Kalbin olacakları hissetmeli.. Dünyan sesinle irkilmeli.. Beni anlayacaksan eğer, kalbin aşmalı gelgitleri..
Bilmiyorsun! Yazmak, ruhun hikayelere anlam katması, savrulan anlamların kendini bulması.. Arıyorsan sevdiğin şeyleri karşındaki sahnede, neyin ne olduğu önemli değil, gideceğim.
Yedi milyara yaklaşan dünya nüfusunun çok büyük bir kısmı açlık ve safalet içerisinde acı çekmektedir Bunun nedeni de kendini düşünen, değerli, ve insani hasletlere sahip olduğunu ileri süren insanoğludur( açgözlü, doymak bilmeyen hırsa sahip olan insan).