Umudu Sağıyorum Nasırlı Bakışlarından
Unutma !... Çizdiğin her resim, sendeki çığlığı sana taşıyacak bir devinimin kınında umut saklı kılıcın gücü ve keskinliğindeki özeti olacak…
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
Unutma !... Çizdiğin her resim, sendeki çığlığı sana taşıyacak bir devinimin kınında umut saklı kılıcın gücü ve keskinliğindeki özeti olacak…
Bir babanın evlatlarına yazdığı içten mektuptan alınan bu parça, çocuklarının hayatına dokunan derin bir sevgi hikâyesini anlatıyor. Zaman hızla geçerken, onları ilk kucağına aldığı anlardan bugüne uzanan yolculukta, babalığın insanı nasıl dönüştürdüğünü, korkuların ve zorlukların içinde bile evlat sevgisinin nasıl güç kaynağı olduğunu samimi duygularla ifade ediyor.
Bense durmuş seyrediyorum bu karşı konulmaz düzeni, olacakları görüyorum... ta ki başımı kaldırıp gökyüzüne bakana kadar,sabah serinliğini taşıyan rüzgar içimi ürpertene kadar..
Karanlık, heveskâr bir kahkahayla dolaşmada.. İnsanoğlu hüzün fıçısı... Endişeler yoğruluyor gözlerde. İşkenceli kelimeler, ağız dolusu akıyor. Her yer kan veran.
Doğuştan gelen yapımız ile bize sonradan kazandırılan yapay yapımız arasındaki çelişki mutsuzluğumuzun belkide ana nedeni.
Bir dünya düşününki!yedi milyar insan,yedi milyar can,yedi milyar düşler,tutkular,özlemler,hasretler,ayrılıklar,nefretler,acılar,göyaşlarında akıp giden umutlar ve yaşayışlar.
Herkes bir şehri sevebilmeli bence, hem de deliler gibi.Sevdiği şehrin Kaldırım taşlarını sayabilmeli tek ve tek. Hangi mevsim endoyurucu nerede yaşanır...
"İyi" ve "kötü" gerçekten var mıdır, yoksa insanın kendi çıkarlarına göre uydurduğu kavramlar mıdır sorusu tartışılan bir konu. Çünkü bildiğimiz bir şey varsa her insan aslında davranışlarında öncelikli olarak sadece kendi çıkarlarını düşünmektedir. O zaman iyilik nedir?
Ekonomik bağımsızlık yine eli cebinde dolanıyor mahallede, sahipsiz. Evinde yatağından çıkmadı hala İstanbul Borsası.
Öğleye doğru imece ile düzelttiler TL imajını. Bizim oğlan Yeşil Deve karşı.
Yüzyıllar önceden Karacaoğlan teşhisini yapmış : "...Üç derdim var birbirinden seçilmez; bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm"
Zaman kendini kucaklamış yitirdiklerinin tesellisini kendinde arıyordu yine.
Saatler saklambaç oyunlarından geri kalmıyor körebe oyunlarından da ileri gidemiyordu bir türlü.
Dönüp dolaşıp bahçelere aynı yağmurları yağdırıyordu sonbahar ve çatılardan düşmeyen kar sıkı sıkı bağlanıyordu yine kendi saçının beyazına.
Yediveren gül bahçem
Hayat elbiselerimi bohçalayıp koyduğum naftalin kokulu sandığım…
Değil mi ki, sıradan yaşanılan bütün hayatlar, sonunda tümüyle anlamsız, önemsiz ve yokluğa mahkum. O halde ben hayatta ne yaptım? Diye kendime soruyorum.
Çaresiz insan, yapacak hiçbir şeyi olmayan insandır. Bir çarşamba gecesi sokakta oturup bağıran sarhoştur mesela. Düşünceleri fazla gelmektedir. O nedenle durdurmak ister beynini uyuşturarak.
Şule Gürbüz