"Beni eleştirenler, eğer yeterince zeki olsalardı, zaten benim yazdıklarımı okumazlardı." - Oscar Wilde"

Deneme > Yaşam

üzgün

Kelimelerin Bittiği Yer

Anladım ki insan en çok sesinde taşıyormuş kendini. Kelimelerin dizgisi bir yana, duyguların sedaları yıllanmış. Belirgin bir bezginlik var sesimde. Yenik bir sızlanma, umutsuz bir sitem dizgilerimde. öfkemde dahi ihtiyar bir anlayış İçimdeki hırlak köpek, kavrayışım, dillendirişim, “çüş eşeğim çüş” diye haykırışım bile yaşlanmış.

üzgün

Gitmek

Hayatın sunduklarını anlayabilmek için acı bir kayıp şart mıdır?

olumlu

Doğuş

Bense durmuş seyrediyorum bu karşı konulmaz düzeni, olacakları görüyorum... ta ki başımı kaldırıp gökyüzüne bakana kadar,sabah serinliğini taşıyan rüzgar içimi ürpertene kadar..

olumlu

Bürümcük

“Biliyormusun?” Dedi kadın, “Lütfuma çoktan ermişsin”....

karışık

Boş Dolu

Karanlık, heveskâr bir kahkahayla dolaşmada.. İnsanoğlu hüzün fıçısı... Endişeler yoğruluyor gözlerde. İşkenceli kelimeler, ağız dolusu akıyor. Her yer kan veran.

karamsar

Sayfa

mutluluk resmini çizebileceğimiz bir biçim değil,
değil mi Abidin?

Esin hanım ve İlham bey yıllar sonra

"Zamanla Değişen Yazarlık Yolculuğu" - Bir yazarın yıllar içinde değişen yazma deneyimini içten bir şekilde anlatan bu şiirsel metin, gençken aceleyle dökülen kelimelerin zamanla nasıl ağırlaştığını, ilhamın hiç gitmediğini ama sustuğu yerin büyüdüğünü anlatıyor. Yazmanın artık sadece anlatmak değil, kendisiyle yüzleşmek olduğunu, kelimelerin ağırlığını ve yazmadığı günlerin gerçek

olumlu

Bir Şehri Sevebilmek

Herkes bir şehri sevebilmeli bence, hem de deliler gibi.Sevdiği şehrin Kaldırım taşlarını sayabilmeli tek ve tek. Hangi mevsim endoyurucu nerede yaşanır...

düşündürücü

İyi ve Kötü

"İyi" ve "kötü" gerçekten var mıdır, yoksa insanın kendi çıkarlarına göre uydurduğu kavramlar mıdır sorusu tartışılan bir konu. Çünkü bildiğimiz bir şey varsa her insan aslında davranışlarında öncelikli olarak sadece kendi çıkarlarını düşünmektedir. O zaman iyilik nedir?

Zeuskız; Az Orta İyi Pişmiş

Zaman ve ölüm algımızı sorgulayan, felaket filmlerindeki paradoksal duygularımızı irdeleyen düşündürücü bir metin. İstatistiklerin soğukluğu karşısında bireysel hikâyelere duyduğumuz empatiyi, kitlesel ölümlere karşı geliştirdiğimiz duyarsızlığı ve "bana olmaz" yanılgısını eleştirel bir bakışla ele alıyor. İnsanın kendine ve dünyaya bakışındaki çelişkileri ustaca özetliyor.

olumsuz

Günaydın

Ekonomik bağımsızlık yine eli cebinde dolanıyor mahallede, sahipsiz. Evinde yatağından çıkmadı hala İstanbul Borsası.
Öğleye doğru imece ile düzelttiler TL imajını. Bizim oğlan Yeşil Deve karşı.

karamsar

Beni Benimle Topladım, Bana Çarptım, Bana Böldüm de Çıkartamadım Aynı Olan Hiç Bir Şeyden!

Zaman kendini kucaklamış yitirdiklerinin tesellisini kendinde arıyordu yine.
Saatler saklambaç oyunlarından geri kalmıyor körebe oyunlarından da ileri gidemiyordu bir türlü.
Dönüp dolaşıp bahçelere aynı yağmurları yağdırıyordu sonbahar ve çatılardan düşmeyen kar sıkı sıkı bağlanıyordu yine kendi saçının beyazına.

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku
Başa Dön