Kimi Bozgunlar Verimlidir
İsterseniz bir ziyarete gidelim. Napolyon'dan, Sezar'a, Büyük İskender'den Sokrates'e kadar tarihin akışını değiştiren her çeşit insan ile akıl hastanelerinde tanışabiliriz.
"Kitaplar, insanların uyurken bile konuşmaya devam etmelerini sağlayan tuhaf makinelerdir." - Umberto Eco"
"Kitaplar, insanların uyurken bile konuşmaya devam etmelerini sağlayan tuhaf makinelerdir." - Umberto Eco"
İsterseniz bir ziyarete gidelim. Napolyon'dan, Sezar'a, Büyük İskender'den Sokrates'e kadar tarihin akışını değiştiren her çeşit insan ile akıl hastanelerinde tanışabiliriz.
yaşamak herkes için bir ödüldür, bazıları için ödülle beraber kutlamadır, bazıları için araçtır, bazıları içinse amaç oysa hayat bir bütündür ve bu bütünlüğün içinde var olan tüm güzellikleri paylaşarak büyümek gerekiyor.
Kendine sormalısın ne istediğini şimdi. belirsiz hayaller değil, canlı rüyalar olmalı öne sürdüğün.. Kalbin olacakları hissetmeli.. Dünyan sesinle irkilmeli.. Beni anlayacaksan eğer, kalbin aşmalı gelgitleri..
Bilmiyorsun! Yazmak, ruhun hikayelere anlam katması, savrulan anlamların kendini bulması.. Arıyorsan sevdiğin şeyleri karşındaki sahnede, neyin ne olduğu önemli değil, gideceğim.
bedenin hastalansın ruhun hep dinç kalsın. Ruhun hastalanırsa. hayatın hep yarım
Zaman...
Sahi, nedir Zaman?
Gelenle gelecek olanın hadısatı
Anların Zamanı yoktur; anıların vardır...
yani başa gelenin.
Kar yağmış şehrin sokakları ıssız. Her gün gazetesini alıp fırından yeni çıkmış, dumanı tüten ekmelerden alıp evlerine dönenler yok. Okula gitmek için servis bekleyen öğrenciler var sadece. Eskiden yürürdük okula, kar, yağmur, çamur demeden, sıkı sıkıya üstümüzü giyer, bir bere ve kaşkolla sarınıp sarmalanıp yolcu edilirdik, unutmuşum yollarda
Değil mi ki, sıradan yaşanılan bütün hayatlar, sonunda tümüyle anlamsız, önemsiz ve yokluğa mahkum. O halde ben hayatta ne yaptım? Diye kendime soruyorum.
Teraziyim diye mi dengeye takığım bilmem ama oldum olası dengede tutmaya çalışmışımdır hep kendimi. Nasıl takmayayım ki, herşeyin görevine uyarak çalışabilmesi, yaşaması, varolabilmesi için hayatın her anında denge önemli. Gece ve gündüz ile mevsimler bile dengede olmasa en basiti hayatın ritmi nasıl şaşardı düşünebiliyor musunuz? Hatta kıyamet beklentisi
Bir an gök yüzü yarılıyor, her yer aydınlanıyor... İçimde birşeyler kopuyor... Ardından acıklı korkutucu bir ses... Şimşek çakıyor...
Eğer bir gün sende beni susturmaya kalkışırsan.................
Ben senin için sonsuzluğa açılan kapıyım; sen de benim için öylesin, benim sonsuzluğa açılan kapımsın, diyecek bir aşk, maşuk istiyorsan ona doğru da gidersin belli mi olur? Ama eğer ateşi avuçlayabilecek bir yürek elin varsa
'Of' ve 'Oh'... Bir harf insanın halet-i ruhiyesini bu kadar değiştirebilir mi... Ya da içi içten daha iyi anlatabilir mi başkaları...
Bir dünya düşününki!yedi milyar insan,yedi milyar can,yedi milyar düşler,tutkular,özlemler,hasretler,ayrılıklar,nefretler,acılar,göyaşlarında akıp giden umutlar ve yaşayışlar.
Hiç bir tartışma kazanılamaz deniyorsa, bu ne derece doğru olabilir ? Karşılıklı haklar gözetilerek, varılmak istenen sonuca odaklanıldı ise tartışma gerekli de olabiliyor. Bir ego tatmini ya da gururun ortaya serilmesinden ziyade, ortak bir yol bulunması için.
Birbirini yiyen ve bunu bir gereklilik bir göze girme
İçleri geçmiş onların. Ruh kavramını unutmuşlar. Hayatın hiç bir anından zevk alamayan ölümün onu almasını bekleyen zavallılar!
Hangi yolun bilinmezliği beni kendimden geçiriyor ve Sıkışmışlık hissinin ceyranı hangi pencereden daha sert esiyor?
İİnsanın içine dönük mistik bir tarzda kaleme alınmış bir yazıdır. İnsanın yaşamında biriktirdiği onca şey artıklar olarak aktarılmıştır.