"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki bu, birkaç yüz sayfa sürer." - Franz Kafka"

Deneme > Yaşam

karamsar

Çaresizlik

Çaresiz insan, yapacak hiçbir şeyi olmayan insandır. Bir çarşamba gecesi sokakta oturup bağıran sarhoştur mesela. Düşünceleri fazla gelmektedir. O nedenle durdurmak ister beynini uyuşturarak.

nötr

Bazen

Bazen kızarsın, bazen off dersin, bazen de hırlarsın. Ama o bazenler hiç yokmuş gibi deli gibi seversin.

umutlu

Amaç Savaşçısı

Amaç savaşçısı yuvasına azığını güvenli bir şekilde yerleştirirken benim de yüreğime ruhuma bir umut ve yaşamdaki zorluklara karşı bir güç yüklediğinin farkında mıydı acaba?

olumsuz

Poyraz,yağmur ve Sonbahar

Bu havada şemsiyesiz mi çıktın?
-Şemsiyesiz çıkmadım, şemsiyeyi kaldırıp attım.
-Niye attın, aklını mı kaçırdın?
-Rüzgâr aldı şemsiyeyi ters çevirdi. Bütün tellerini kırdı. Baktım düzelecek gibi değil.
Kızdım, kaldırıp attım işte.

nostaljik

Renkli, Keçeli Kalemlerim

Şekil şekil bulutlar vardı sarı gökyüzünde. Lolipoplar pembe çimlerin arasından uzanırdı.Ağaçlarda her çeşit şeker yetişirdi ve süt kokardı nehirler. Pürüzsüzdü. Hevesliydi. Neşeliydi. Rengarenkti.

Bir eser bırakmak

Gece otobüsünde, uzun yolda eski bir şarkı çalarken, ölümsüzlük üzerine derin bir düşünce: Unutulmamak, nefes almaktan daha önemli. Herkes bir şeyler "olmaya" çalışırken, geride ne bırakacağını düşünmüyor. Oysa hayatın gerçek anlamı belki de budur - ölümden sonra bile hatırlanacak bir iz bırakmak. Çünkü bazıları gerçekten ölmez.

olumsuz

Arkadaşım Seri Katil

Kulenin kapısı günde bir kez benim için özel kurulan bir tim tarafından açılırdı, anlıyor musun? Benim yaşadığımı gördüklerinde ilk mırıldandıkları da bu gebermemiş mi hâlâ olurdu. Önüme bir parça küflenmiş ekmek ve insafları tutarsa kokuşmuş bir parça peynir veya domuz yağı falan atarlardı. Sanki köpeğin önüne atarmışsın gibi.

üzgün

Şimdi Dul Bir Kadındır Hayat…

Akşam yavaşça iniyor, öksüz bir çocuk gibi sokaklar, telaşsız insanlar. Ay doğmayacak biliyorum, annem ölmüş, ağaçlar neyi bekler, kuşlar şarkısız ay doğmayacak, nefesim tükenmiş, dudaklarım mühürlü, gözlerim ıslak…

düşündürücü

Yine, Yeni, Yeni'den

Eskiden yapılan hatalar tekrarlanmayacak,bağışlanamayan hatırlanmayacak,unutulası isimler anılmayacak...

üzgün

Kent Parçaları

Sokaklar, caddeler, evler, çocuklar ve ıslak yavru kediler. Savunmasızlığına, terk edilmişliğine, acınası hallerine ve soğuk kaldırım taşlarına bakmalıyım kentin, ilk kez görüyormuşçasına. Yaralarına dokunmalıyım tek tek, keşfetmeliyim. Parçalara yüzümü sürmeliyim, karışmalı gözyaşlarımız.

Beyinde kazanmak…

Bu metin, kazanma arzusu ile kaybetmeme rahatlığı arasındaki kritik farkı inceliyor. Çoğumuz, başarısızlık korkusuyla daha başlamadan mazeretler üretiriz. Gerçek kazananlar, sonuçtan korkmak yerine harekete geçerler. Zihnimiz kaybı düşünmeye odaklandığında, ne kadar önlem alırsak alalım asla tam güçle mücadele edemeyiz. Başarı, mazeretler yerine inançla gelir.

üzgün

Kulelerin Dışında

Sesini duymak iyi geldi dost. İlaç gibidir dostlar birbirine, değil mi? Hiçbir şey yapmadan yalnızca "ne haber" dediklerinde bile...

olumsuz

Adresi Belli Olmayan Mektuplar (8) (Denge Takıntısından... )

Teraziyim diye mi dengeye takığım bilmem ama oldum olası dengede tutmaya çalışmışımdır hep kendimi. Nasıl takmayayım ki, herşeyin görevine uyarak çalışabilmesi, yaşaması, varolabilmesi için hayatın her anında denge önemli. Gece ve gündüz ile mevsimler bile dengede olmasa en basiti hayatın ritmi nasıl şaşardı düşünebiliyor musunuz? Hatta kıyamet beklentisi

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku
Başa Dön