Güldemdekiler 1
A.H.B.Ajansından Seçme Haberler.
Ertuğrul Lökdöt Toplu Yazıları.
Kılcal Kulunç'un Gülüşü Tescil Edildi.
Aziz Yıldıyım'dan Şok Açıklama.
Kaşar Evren'den Çok Özel Bir Açılış Töreni.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
A.H.B.Ajansından Seçme Haberler.
Ertuğrul Lökdöt Toplu Yazıları.
Kılcal Kulunç'un Gülüşü Tescil Edildi.
Aziz Yıldıyım'dan Şok Açıklama.
Kaşar Evren'den Çok Özel Bir Açılış Töreni.
Bu kadar yaygaranın koparılmayacağı ve düşünce özgürlüğünün yasaklanmasına gerek kalmayacak olgunluklara erişebileceğimiz günler yaşamak ümidiyle.
Anne, ana, mother, мама, mutter, madre, mamma, μητέρα… Her dilde farklı bir yazılışı olan; fakat yüreklerde hep aynı yere sahip olan ulvi bir varlıktır ANNE.
Sevginin doruk noktası, AŞK’ın gizemi, utangaçlığın masumiyeti ve özlemin durak noktasıdır ANNE.
...Ama dönem sonunda gösteriye çıktıklarında, yüzlerinde ‘Yaptım işte, size inat, herkese inat, her şeye inat yaptım; çıktım, işte oynuyorum’ ifadesi okunurdu.
Ezberci ,elemeci sistem,anlamak yerine anmayı koyduğunu hiç fark ettirmeden.Sinsice içten içe kuşakları bilimden,kültürden ve en önemlisi kendi tarihinden uzaklaştırdı.
Önce büyük bir otoyol geçti ıssız araziden . İn cin top oynayan dağlar dereler araba sesleriyle canlandı. Sonra bir hızlı tren yolu yapıldı ; en ıssız yere de bir istasyon kuruldu. İstasyon yakınlarındaki daha önce değersiz olan arazi birden değer kazanıverdi. Oraya en yakın ilçenin zenginleri köylünün elinden
Modern medya dünyasında, televizyon ve sosyal medya artık bilgiden çok eğlence sunuyor. "Çok konuşan kişi televizyona çıkar" sözü, günümüz medya anlayışını özetliyor. Reyting kaygısıyla içerik kalitesi gözardı edilirken, yüksek sesle konuşan ve tartışma çıkaran kişiler tercih ediliyor. Bu ortamda önemli olan kimin konuştuğu değil, neyin söylendiğine odaklanabilmektir.
Türk Mûsıkîsi korolarına eleştirel bir bvakış...
Tıpkı eroin bağımlıları gibi ağızlarının kenarından süzülen salyalarla birlikte bir sonraki yarışmayı bekleyen ‘aday süngerler’,
kendilerine ne olduğu gerçeğinden tümüyle habersiz, ‘toplumsal bir histerinin’ baş aktörleri olarak
Bu yazıyı yazmamak için uzun süre direndim kendimle. Hem bunları yazarak neyi kanıtlayacaktım ki? Her şey gün gibi ortada olup biterken...
Hipotez: “ Popüler kültürlerde idealler değil, en temel içgüdüler hakimdir.“
Ne kadar yazık ki bu narin ve nazenin, naif ve beyza alemin güleç ve şizofren celladı olmaktan beis duymadınız. O kadar mesut ve bahtiyar bir çocukluk yaşanış olmalısınız ki sizi irkiltmedi acı çığlıkları, iniltiler.
Müzik kocaman bir dünya içine sığındığımız, içinde mutlu olup dillendiremediklerimizi kustuğumuz, kendimizi tanımladığımız bir kimlik. Öyle kalın bir kitap ki aradığımız tüm hayatlar sığıyor içine ve hissettiğimiz bütün duygular karşılık buluyor içinde.. Ne şanslıyız ki kendimiz ifade edebileceğimiz böylesi sınırsız bir evrenimiz var: notalara sınır yok, seslere ve
Bugün "klasik" dediğimiz bir çok yapıt, kendi zamanlarında popüler kültürün parçası olduğunu unutmamalıyız...
Ülkemizdeki hapishane ve kahvehane gerçeğini düşündüğümüz zaman az bile olduğunu görürüz.....